İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/659 E. 2024/815 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/659
Karar No
2024/815
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasında hiçbir ticari bağ, ticari bir ilişki söz konusu olmadığı gibi Davalı ile müvekkil arsında alacak verecek içeren ticari bağ ticari ilişki de olmadığını, Davalı taraf müvekkille ilgisi olmayan müvekkilin imzamı taşımayan ve müvekkile ait olmayan Konya . İcra Müdürlüğünün yukarıda yazılı dosyası ile müvekkil aleyhine 01.02.2017 tanzimli 01.07.2017 vadeli 40.000 T.L.’lik ve 02.02.2017 tanzim 01.08.2017 vadeli 40.000 T.L. meblağlı 2 adet senet ile icra takibi başlatmış olduğu, aramızca ise Ödeme emrini tebellüğ eder etmez senetlerdeki imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle Konya icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açıldığı, Müvekkil ile davalı arasında hiçbir ticari bağ ticari bir ilişki söz konusu olmadığı, Müvekkil aleyhine yapılan icra takibine konu bono üzerindeki imzalar da müvekkil eli ürünü olmadığı, İcra takibine ve borca konu bono üzerinde imza incelemesi yapılması için Konya . İcra hukuk mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile imzayla itiraz davası açılmış olup dava derdest olduğu, ufuk enerji ltd şti yetkileri müvekkile şifahen ellerinde parça parça toplam 250.000,00tl lik kambiyo senedi olduğunu beyan etmesi üzerine tarafımızca müvekkilin aleyhine icra takip işlemlerinin yürümemesi ve müvekkilin daha fazla mağdur edilmemesi amacıyla müvekkilin 250.000tl borcu olmadığının tespit edilmesi bağlamında menfi tespit davası açıldığı, tarafımızca 250.000tl lik menfi tespit davası açıldıktan sonra alacaklı olduğunu iddia eden şirket yetkilleri bu sefer alacaklı olarak yetkili olduğu şirketi değil de şirket sahipleri olan gerçek kişileri göstermeye başladığı, (ki iş bu dava konusu 80.000tl bedelli kambiyo senedinde alacaklı ... gösterilmiştir) bu nedenle de taraımızca şirket yetkililerin 250.000tl lik borca dahil olduğunu söylediği 80.000tl bedelli iş bu dava konusu kambiyo senedinde ki imzanın müvekkile ait olmaması ve müvekkilin alacaklı olarak gösterilen kimseye böyle bir borcu olmamasından dolayı iş bu dava açıldığını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından Cevap Dilekçesinden özetle: İş bu uyuşmazlık icra takibine konu bonolardan kaynaklanmakladır. 6762 sayılı TTK'nın 5/1 hükmü gereğince tüm Ucari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Aynı kanunun 4/1-a hükmüne göre TTK'da öngörülen hususlardan doğan davalar tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılmaktadır. Bono ise TTK madde 776 vd, hükümlerinde düzenlenmiştir ve bono hakkındaki uyuşmazlıktan doğan davalar bu nedenle ticari davadır. Bu gerçek karşısında iş bu davada GÖREVLİ MAHKEME ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'dir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 28.01.2014 tarih ... FK. Sayılı kararı, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 27.01.2014 tarih ... :Sayılı kararı da bu yöndedir. Bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. İİK madde 72/son fikra hükmü "Menli tespit ve istirdat davaları. takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikamelgâhi mahkemesinde de açılabilir..." şeklindedir. Yani kanun koyucu tarafından kesin yetki öngörülmüştür. Nitekim Yargıtay , Hukuk Duiresi'nin 24.05.2012 tarihli, ... E./K.: Yargılay , Hukuk Dairesi'nin 27.05.2010 tarihli, ... E./K. Sayılı kararları da bu yöndedir. İş bu davada yetkili mahkeme Konya Mahkemeleridir. Davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini ve birleştirme talebinin reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... esas sayılı dosyası, Niğde . Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas , ... K. Sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı ile Mahkememize gelmiş, ... Esas kaydı alınmış, Konya BAM . Hukuk Dairesinin ... E, ... K sayılı dosyası ile kaldırma kararı verilmiş Mahkememizce ... Esas kaydı alınmış, Konya BAM . Hukuk Dairesinin ... E, ... K. Sayılı dosyası ile kaldırma kararı verilmiş ve Mahkememizce ... Esas kaydına alındığı anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Grafoloji Bilirkişi Heyeti Raporundan özetle; Davaya konu; Davacı ... ve, Davalı ... arasında düzenlendiği iddia edilen 01.02.2017 düzenleme ve 01.07.2017 Ödeme tarihli “40000” TL'lik bir adet senet ve 02.02.2017 düzenleme ve 01.08.2017 ödeme tarihli “40000” TL'lik bir adet senetteki imzaların davacı ...'e ait olupi olmadığının tespitine yönelik olarak, senetlerdeki imzalar ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas 15.02.2024 tarihli talımat doğrultusunda Davacı ...'a ait huzurda alınan imza örneklerinin mukayese edilmiştir. İmzanın grafolojik değerlendirilmesinde genel duruşu, açısı, başlangıç ve bitiş karakteristikleri, harf ve şekillerin boyları, ilişkileri ve tersimi, elin izlediği hareket yönü, işleklik, hız ve meyil, imzadaki strokların oranları ve mesafeleri, kalem basısı (fulaj), örgüler, eğim, kalem kaldırma sayısı (harfin kaç harekette tamamlandığı), mürekkep kalıntıları, kalem duraksamaları, köşelenmeler, başlangıç noktası ve akışkanlığı dikkate alındığında; ...'e ait imza örnekleri incelendiğinde; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlık, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi, başlayış ve nihayete erdirilişi bakımından B1., B2., B3., B4., B5. ve B&. ömaklerdaki imzaların büyük bir oranda benzerlikler gösterdiği, DAVAYA KONU SENETLERDEKİ İMZALAR İLE Bi., B2., B3., B4., BS5,, B6.,'DEKİ İMZLARIN AYNI EL ÜRÜNÜ OLDUĞU yönündeki kanaatini bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez. b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir. c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir. Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir. b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür. c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir. (... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında, Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Dava; Menfi Tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır. Davalı yan, icra inkar talebinde bulunmuştur. Ancak vasıflandırmayı Mahkeme yapacak olsa bile dosya da verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı yoktur. Dolayısıyla şartların oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Şartlar oluşmadığından davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay . HD. 20/06/2013 tarih, ... Esas, ... K. Sayılı İlamı, Yargıtay HD. 19/12/2003 Tarih. ... Esas, ... K. Sayılı ilamı, Yargıtay HD. 14/04/2015 Tarih, ... Esas, ... K. Sayılı İlamı) Davalı yanın sair talepleri Mahkememiz görev ve yetkisinde olmadığından reddine karar verilmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasının reddine, davalı yanın tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının REDDİNE, 2-Davalı yanın tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 31,40TL'nin mahsubu ile eksik kalan 396,20TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve İstinaf Harcı olan 1.648,86‬ TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalının vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/659, K. 2024/815, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-659-e-2024-815-k-7be440145425