İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/364 E. 2024/149 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/364
- Karar No
- 2024/149
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 19.06.2023 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ... , davalı ... Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortağı, kurucu müdürü ve ilk müdürler kurulu başkanı olup, ... 08.10.2020 tarihinde vefatı üzerine Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ... ve ... tereke temsilcisi olarak görevlendirildiğini, müteveffa ... davalı şirketin %38 ortağı/pay sahibi olduğunu, müteveffa vefat ettikten sonra mirasçılar arasında tereke paylaşılamadığından tereke temsilcisi atandığını ve dava konusu genel kurula atanan tereke temsilcilerinin usulüne uygun şekilde katıldıklarını, 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların Ticaret Siciline tescil edilmediğini ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmediğini, Genel kurul toplantı tutanağına ilişkin TTK m.422/2’ye göre; “Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur”, denildiğini, buna rağmen 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın Noterce onaylanmadığını, Ticaret Siciline verilmediğini, Ticaret Siciline tescil edilmediğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmediğini, TTK m.422 hükmünün de TTK m.579 ve 340 nedeniyle emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı 2020-2021-2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantılarında alınan kararlar kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu için kesin hükümsüz olduğundan butlanına karar verilmesinin gerektiğinden bahisle; 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yokluk hükmünde olduğuna, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise;20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların butlanla malul olduğuna, 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 genel kurul toplantı tutanağının emredici hükümlere aykırı şekilde düzenlenmiş olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili 10.07.2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... %38 oranında hissedarı olduğu müvekkili şirketin halen ... Marka araçların yetkili bayi ve servis işi ile iştigal ettiğini, şirketin aile şirketi olup ... şirketin kuruluşundan 07.12.2018 tarihine kadar davalı şirketi, gerekse diğer grup şirketlerinde müdürler kurulu başkanı ve müşterek imza yetkililerinden biri olarak şirket müdürlüğü görevini yürüttüğünü, ... 08.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılar arasındaki mevcut uyuşmazlıklar sebebi ile ortağın vefatından sonra Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayı ve 06.10.2022 tarihli karar ile ... ve ... müştereken tereke temsilcisi olarak atandıklarını, müvekkili şirkete terekeye temsilci atanması sebebi ile yapılamayan 2020-2021-2022 yılları genel kurul toplantının yapılması için 23.01.2023 tarih ve 18 no'lu müdürler kurulu kararının alındığını, karar uyarınca 2020-2021-2022 yılları genel kurul toplantısının 20.03.2023 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, Genel Kurul toplantı kararı, çağrı ve gündemin murisi temsilen tereke temsilcilerine ve diğer ortaklara usulüne göre tebliğ edildiğini ve 06.02.2023 tarih ve ... sayılı TSG'de ilan olunduğunu, ayrıca şirketin internct sitesinde de ilan olunduğunu, çağrı ve ilan uyarınca 20.03.2023 tarihinde tüm ortakların ve tereke temsilcilerinin katılımı ile gündem uyarınca işbu dava konusu 2020-2021-2022 yılları genel kurul toplantısının yapılarak usul ve yasaya uygun olarak kararlar alındığını, müvekkili şirket tarafından genel kurul kararlarının TSG de ilanının talep olunduğunu, ancak Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından ilanı gerektiren tescile tabi bir husus bulunmadığından genel kurul kararının TSG de ilan olunmadığını, akabinde de 19.06.2023 tarihinde işbu davanın ikame olunduğunu, dava dilekçesinin Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Mut Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazıldığını, her ne kadar mahkememizin davaya bakmakla görevli ve yetkili ise de; görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılmış bir dava dilekçesinin bulunmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde imzası bulunan ... tek başına terekeyi temsil yetkisinin bulunmadığını, zira tereke temsilcisi atamasına ilişkin Konya .Sulh hukuk Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ... ve ... müştereken temsil ve ilzama yetkili olmak üzere tereke temsilcisi olarak atandıklarını, bu sebeple tek tereke temsilcisinin davayı takip yetkisi bulunmadığından da davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının talebinin HMK ve usul hukuku manasında usule uygun bir talep de olmadığını, davacının hem tespit hem de iptal (eda) talebinde bulunamayacağından bahisle; Öncelikle davanın dava şartları yokluğu sebebi ile usulden reddine, aksi kanaat mevcut ise TTK.md. 448/3 ve HMK md.114/1-ğ uyarınca dava şartı niteliğinde olan ve şirketin dava sebebi ile uğrayacağı muhtemel zararlarının karşılanması amacı ile ayrıca teminat taktiri ile teminatın davacı tarafından yatırılmasına takiben yargılamanın devamına, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş, mahkememizin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davalı şirketin ticari kayıtları dosyamız içerisine celbedilmiş, talimat mahkemesi kanalıyla dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava; 2020 - 2021 - 2022 yıllarına ilişkin 20/03/2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan Genel Kurul Kararlarının butlanı istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, müteveffa ... , davalı ... Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortağı, kurucu müdürü ve ilk müdürler kurulu başkanı olup, ... 08.10.2020 tarihinde vefatı üzerine Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ... ve ... tereke temsilcisi olarak görevlendirildiğini, müteveffa ... davalı şirketin %38 ortağı/pay sahibi olduğunu, müteveffa vefat ettikten sonra mirasçılar arasında tereke paylaşılamadığından tereke temsilcisi atandığını ve dava konusu genel kurula atanan tereke temsilcilerinin usulüne uygun şekilde katıldıklarını, 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların Ticaret Siciline tescil edilmediğini ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmediğini, Genel kurul toplantı tutanağına ilişkin TTK m.422/2’ye göre; “Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur”, denildiğini, buna rağmen 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın Noterce onaylanmadığını, Ticaret Siciline verilmediğini, Ticaret Siciline tescil edilmediğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmediğini, TTK m.422 hükmünün de TTK m.579 ve 340 nedeniyle emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı 2020-2021-2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantılarında alınan kararlar kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu için kesin hükümsüz olduğundan butlanına karar verilmesinin gerektiğinden bahisle; 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yokluk hükmünde olduğuna, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise;20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların butlanla malul olduğuna, 20.03.2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2020-2021-2022 genel kurul toplantı tutanağının emredici hükümlere aykırı şekilde düzenlenmiş olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Limited şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK'nun 622. Maddesinde yapılan düzenleme nedeniyle anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin düzenlemelerin TTK'nun 445.vd.eden maddelerinde yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 445.maddesinde;" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklinde, TTK'nun 446.maddesinde;" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." şeklinde, TTK'nun 447. Maddesinde; " (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklinde düzenlenmiştir. Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; Mahkememizce re'sen seçilerek görevlendirilen Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları ile sınırlı olmak üzere rapor düzenlenmesinin istenildiği, Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek dosyamıza sunulan 04.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu genel kurul kararında esas sözleşme değişikliğini gerektirir bir sermaye artırımına rastlanılmadığını, yalnızca sermaye taahhütlerinin ödenmesine ilişkin bir gündemin toplantı tutanağının 5. maddesinde yer aldığını, her ne kadar ortaklıktan çıkarma iddiasında bulunulsa da, ilgili genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkarmanın söz konusu olmadığını, dosya kapsamında davalı şirket tarafından Noterce onaylanmış genel kurul toplantısının tescili için Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne 26 Nisan 2023'te başvuru yapıldığını, 05 Temmuz 2023 tarihli Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü yazısında tescile tabi bir husus olmadığından ilgili kararın ilanının gerçekleştirilmediğinin belirtildiğinin tespitlerinin yapılmış olup, bilirkişi raporu kapsamında dosya ile ilgili hukuki bir sonuca varma yetkisinin taraflarına ait olmadığından, dosya hakkında hukuki değerlendirme ve kararın mahkememize ait olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davaya konu 20/03/2023 tarihli genel kurul toplantısının 2.3.nolu gündem maddesinde 2020-2021-2022 yılları faaliyet raporları, bilanço ve müdürler kurulunun ibrası, kar dağıtılması hususlarının görüşüldüğü, limited şirketlerde her faaliyet yılının sona ermesinden sonra 3 ay içerisinde olağan genel kurul toplantısı yapılarak bilanço ve yıllık faaliyet raporunun görüşülmesi gerektiği düzenlenmiş olmasına rağmen, söz konusu genel kurul toplantısının yapılmamasının sonraki yıllara ilişkin genel kurul toplantıları üzerindeki etkisi yönünden açık bir düzenleme olmadığı, bu nedenle her hesap döneminin bir birinden bağımsız olduğu,(Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 20/04/2006 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı benzer mahiyettedir) herhangi bir yıla ilişkin bilanço ve yıllık faaliyet raporunun görüşülmemesi veya görüşülüp reddedilmesi daha sonraki yıllarda hazırlanan bilanço ve yıllık faaliyet raporlarının görüşülüp karara bağlanmasını etkilemeyeceği gibi müdürlerin ibrasına da engel olmayacağı, kar payı dağıtılıp dağıtılmamasına ilişkin kararın genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, bu konuda genel kurulca karar alınması gerektiği, ancak genel kurulun keyfi olarak kar payının dağıtılmamasına karar veremeyeceği,(Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 24/09/2018 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) davalı şirketin kar dağıtılmaması sebebi olarak gösterdiği şirket kurulduktan sonra şirket politikası olarak kar dağıtımı yapılmadığının gösterildiği, ancak 6. Gündem maddesinde ... Otomotiv Aş'nin bayilik sözleşmesinin iptal edildiği, ... marka araçların Konya bayiliği için sözleşme yapıldığı, bir kısım marka araçlar için özel servis sözleşmeleri yapıldığının belirtildiği, bu durumun kar payı dağıtılmaması için haklı bir sebep oluşturacağı, 27/07/2019 tarihli genel kurul toplantısının 4.nolu gündem maddesinde şirket ortaklarına huzur hakkı verilmesine ilişkin konunun görüşüldüğü, ortakların mal varlıksal haklarının kar payı, tasfiye payı ve rüçhan hakkı olduğu, huzur hakkının mal varlıksal haklar içerisinde yer almadığı, yöneticilere esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olma şartıyla huzur hakkı,ücret,ikramiye,prim ve yıllık paydan kar ödenebileceği, şirket yöneticilerine tanınan mali haklar esasen şirketin karlılık durumu ile bağlantılı olmadığı, şirket kar etmese hatta zarar ederek kapatsa bile huzur hakkı ödenebileceği, Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı,yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması gerektiği, şirket yöneticileri için belirlenen ücretlerin pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerektiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 10/03/2022 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) genel kurulda şirket müdürleri için belirlenen huzur hakkının makul miktarda olduğu, zaten oy birliği ile karar alındığı, 5.nolu gündem maddesinde sermaye taahhüt yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortakların ödenmemiş sermaye borcuna ilişkin konunun görüşüldüğü, Limited şirketlerde sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde anonim şirketlere ilişkin TTK'nun 482.ve 483. Maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulama alanı bulacağı, davalı şirketin 25/12/2006 tarih ve ... nolu ortaklar kurulu kararında sermaye artırımına oy birliği ile karar verildiği, söz konusu kararın 29/12/2006 tarihinde tescil edilerek 09/01/2007 tarihinde de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, müteveffa ... 760.000,00 TL olan taahhüt ettiği sermayesinin 232.958,72 TL'sinin ödenmemiş olduğu, müteveffa dışında sermaye borcunu ödemeyen ortağın bulunmadığı, davalı şirketin ana sözleşmesinde tescilden itibaren sermayenin 1/4'ünün en geç 3 ay içerisinde, geriye kalan kısmının ise en geç 3 yıl içerisinde ödeneceğinin düzenlendiği, davacının sermaye koyma borcunun bulunduğu, sermaye koyma borcunu ödemeyen davacının ödenmeyen borcu genel kurulun 5. nolu gündem maddesi ile belirlenerek hangi tarihe kadar ödemesi gerektiğinin belirlendiği, anılan genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkartılmasına yönelik bir karar alınmadığı, sermaye koyma borcunun tahsiline yönelik bir karar alındığı, gündemin 6. Maddesinde şirketin faaliyet konularına ilişkin bayilik görüşmeleri ve yapılan sözleşmelere ilişkin hususların görüşüldüğü, esasen bu konular şirket yöneticilerinin faaliyet alanı kapsamında kalıyor ise de en yetkili organ olan genel kurulda bu konunun görüşülüp ortakların bilgilendirilmesinin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, dolayısıyla genel kurul toplantısında anılan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, toplantıda alınan kararlarda 6102 Sayılı TTK'nun 447.maddesinde sayılan mutlak butlan sebeplerinin bulunmadığı, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince; Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın müteveffa davacı ... terekesinden tahsili ile Hazineye İrad KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin müteveffa davacı ... terekesinden tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, tereke temsilcileri vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2024 Başkan Üye Üye Katip * Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.