İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/365 E. 2025/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/365
- Karar No
- 2025/428
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının 2013 yılanda Konya ilinde kurulan bir gayrimenkul firması olduğunu, Ankara ve İstanbul'da da şubeleri olan ve Türkiye'nin dört bir tarafında aktif olarak gayrimenkul alım satım hizmeti veren tanınmış bir firma olduğunu, davacının portföyünde bulunan ve değeri milyar TL'leri aşan taşınmazları ve Türkiye çapında hizmet ve danışmanlık verdiği müşterileri ile değil Konya'nın Türkiye'nin sayılı gayrimenkul firmaları arasında yer aldığını, davalı ... (DHA)'nın televizyon, radyo ve gazeteler gibi çeşitli yayın kuruluşlarına haber ve görüntü servisi yaptığını, DHA'nın 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremden sonra emlak piyasasındaki fiyat artışına ve depremzedelerin zor durumlarının emlakçılar tarafından kötü niyetli bir biçimde kullanıldığına dair birtakım görüntüleri çeşitli haber kanallarına servis ettiğini, bu görüntülerin türlü haber kanallarında ve internet sitelerinde günlerce yayınlandığını ve yayınlanmaya devam ettiğini, söz konusu görüntülerin içinde, davacının ev ilanlarının bulunduğu karelerin de yer aldığını, yani görüntülerde davacının “deprem fırsatçısı” olarak lanse edildiğini, davacının telefon numarası ve ticaret unvanının açıkça sergilendiğini, bu yolla davacının sanki haberde geçen şekilde depremzedelerin bulundukları durumdan yararlanarak fırsatçılık etmiş gibi gösterildiği ve piyasadaki itibarının zedelendiğini, 6102 sayılı TTK m. 56/1 ve 55, Yargıtay . HD kararları ... anılan kanun maddeli verilen emsal kararlar uyarınca davalının haksız fiiliyle davacının mesleki itibarına halel getirildiğinin aşikar olduğunu, davacıya yönelik hukuka aykırı fiilin durdurulması, yukarıda URL adresleri yer alan haber sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesi ve davalının haksız fiili sebebiyle davacıda meydana gelen manevi eksilmenin giderilebilmesi için vaki dava ikamesinin zaruri halel geldiğinden bahisle fazlaya dair hakları ve sair her nevi dava ve iddia hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının haksız rekabete sebebiyet veren eylemlerinin men'ine ve yukarıda bağlantı adresleri verilen internet sitesi paylaşımlarının engellenmesine, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi ve telafisi imkansız zararların oluşmaması için davalı adına kayıtlı araç veyahut her nevi malvarlığına emniyet ve tapu makamlarında yapılacak sorgulamalar neticesinde teminatsız bir şekilde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, usule İlişkin İtirazlarımız başlığı altında, dava konusu haberin yayından kaldırılması yetkisinin Sulh Ceza Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle Mahkemenin bu davada görevli olmadığını, esasa ilişkin itirazlarımız başlığı altında; dava konusu haberde davacı şahıs ile ilgili kişisel hiçbir bilgi yer almadığını, matufiyet unsuru oluşmadığını, davacı tarafın zararın oluştuğuna ilişkin illiyet bağını ispatlayamadığını, dava konusu haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, dava konusu haberin kamu yararına ve toplumsal ilgiye yönelik yapıldığını, basın özgürlüğü kapsamında davaya konu haberin değerlendirilmesinden, bu haberin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, davaya konu haberin aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konu ile ilgili değerlendirmeleri de dikkate alınarak ele alınması gerektiğini, dava konusu haberin tüm hukuka uygunluk kriterlerini haiz olduğunu, manevi tazminat şartları oluşmadığı gibi talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Basın-Yayın organı olan davalı tarafından yapılan yayınlar nedeniyle davacı tarafından ticari itibarının zarar gördüğü iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 56/1-b-e maddeleri gereğince haksız eylemin meni, dava dilekçesinde bağlantı adresleri verilen internet sitesi paylaşımlarına erişimin engellenmesi ve manevi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; Davalı tarafından yapılan yayınların davacının ticari/mesleki itibarını niteleyecek nitelikte haksız olup olmadığı, bu nitelikte ise davacının uğradığı manevi zarar olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) TEFRİK EDİLEN DOSYA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı tarafından dava dilekçesinde bağlantı adresleri bildirilen internet sitelerine paylaşımlara erişimin engellenmesi talebinde bulunduğu, davacının bu talepleri açısından T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/05/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/12/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere özel nitelikte bulunan 5651 Sayılı Kanunun 9/2 maddesi gereğince görevli mahkemelerin Konya Sulh Ceza Mahkemeleri olduğu, Mahkememizin 24/09/2024 tarihli duruşmasında davacının bu talepleri yönüyle dosyanın tefrikine karar verildiği ve yine Mahkememizin 09/10/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla davanın usulden reddine karar verildiği ve kararın 06/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. (2) BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve akabinde 6102 Sayılı TTK'nın 56/1-e maddesi delaletiyle 6098 Sayılı TBK'nın 58/1-2 maddesi gereğince manevi tazminatın takdirine esas olmak üzere Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi Alanında Uzman Bilirkişiden Manevi Tazminatın takdirine esas olmak üzere davacı şirketin faal olup olmadığı, aktif ve pasifleri değerlendirilerek ticaret hacmi ve net karının yayının yapıldığı tarih itibariyle ve dava tarihi itibariyle tespit edilmesi, Basın ve Yayın Alanında Uzman Akademisyen Bilirkişiden Davalı tarafından yapılan yayınlar incelenerek yayınların haber niteliği taşıyıp taşımadığı, gerçeğe uygun olup olmadığı, yayının yapılmasında kamu yararı olup olmadığı, yayının nesnel olup olmadığı, doğrudan davacıyı hedef alıp almadığı, haber verme amacı ilkesinin aşılıp aşılmadığı, yayınların halen mevcut olup olmadığı ve üçüncü kişiler tarafından ulaşılır olup olmadığı, Ticaret Hukuku Alanında Uzman Akademisyen Bilirkişiden Davalı tarafından yapılan yayınların 6102 Sayılı TTK'nın 56/1-b-e maddeleri gereğince davacının ticari/mesleki itibarına zarar verip vermediği hususlarında işbirliği ve heyet halinde rapor aldırılmasına karar verilmiştir. 01/05/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; Davacı defterlerinin incelenmesinde şirketin faal durumda olduğu ve satış hacminde yıllara göre önemli artışlar gerçekleştiği,(2022 yılında net satış miktarı 2.368.263,83 TL iken 2022 yılı net satış miktarı 15.717,042,74 TL olmuş olup, 2024 yılı geçici Vergi Döneminde (İlk Üç Ay) net satış miktarı ise 36.676.812,37 TL olmuştur), davalı yayınlarının haber niteliği taşıdığı, ev sahiplerinin hedef alındığı ve genel bir durum tespitini içerir haberin gerçeğe uygun olup olmadığının işbu dosya kapsamında denetlenebilir olmadığı, Haberlerde yer alan “Kerem Nükte Gayrimenkul” logolu bölümün yayında olduğu, habere ait “Konya’da depremzede fırsatçılığı: Ev kiraları % 40 arttı” spotuyla arama motorlarından kolaylıkla ulaşılabildiği, haberin ikinci bölümünde Konya Emlakçılar Odası Başkanı’nın konuya dair tespit ve önerilerinin kamu yararına olduğu, haber verme ilkesi gözetilse de davacıya ait firma reklamının bulunduğu afişlerin gizlenmeden/buzlanmadan direkt kullanıldığı, bu kapsamda yayınların hâlen mevcut ve üçüncü kişiler tarafından ulaşılabilir olduğu, söz konusu haberlerde ev kiralama sözleşmelerine aracılık eden (simsar niteliğindeki) emlakçıların değil, Konya’daki bir kısım ev sahiplerinin hedef alındığı; bu kapsamda emlakçılık alanında faaliyet gösteren davacıya yönelik, haksız rekabet teşkil edebilecek bir fiile rastlanmadığı rapor edilmiştir. 01/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) EMSAL YÜKSEK MAHKEME İLAMI ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRME VE NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dünyanın en büyük doğal afetlerinden birisi olarak kabul edilen, 06/02/2023 tarihinde ülkemizin kadim ve güzide şehirlerinden Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen 120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon insanımızın doğrudan ve 85 milyon insanımızın ise dolaylı olarak etkilendiği deprem afeti 11 il, 124 ilçe, 6929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açmıştır. Yaşanan afet neticesinde Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ'ı ilimizde yaşayan 53.537 insanımız hayatını kaybetmiş, 138 binden fazla insanımız ise yaralanmıştır. Deprem akabinde afetten etkilenen illerimizden onbinlerce insanımız kendisini daha güvende hissedeceği illere yurt içinde göç etmeye başlamıştır. Bu çerçevede Türkiye Deprem Haritasına göre deprem riskinin en az olduğu illerden biri olan, Anadolu Selçuklu Devleti ile Karamanoğlu Beyliğine başkentlik yapan, tarihin kendisine yüklediği sorumluluğu her zaman hakkıyla yerine getiren, birbirine karşı saygılı, misafirperver ve bir o kadar da yardımsever insanların yaşadığı hoşgörünün başkenti Konya ilimize de çok sayıda insanımız afetin yarattığı maddi ve manevi yaralarını sarmak amacıyla göç etmek durumunda kalmıştır. Tüm Türkiye, 85 milyon insanımız tek yürek olarak gerek Devletimizin tüm resmi kurumları, gerek STK'lar gerekse de insanlarımız bireysel çabalarıyla afetin açmış olduğu yaraların sarılması amacıyla harekete geçmiştir. Ancak yaşanan göç sebebiyle konut ihtiyacının arttığı bu durumu fırsata çevirmeye çalışanlar olmuş, göçün yaşandığı illerde konut fiyatlarında artış yaşanmıştır. Somut olayımızda dinlenen tanık anlatımlarından ve dosya içerisine sunulan yerel gazete haber örneklerinden anlaşıldığı üzere davacı şirketin Konya insanına ve Konya şehrine yakışır şekilde misafirperver ve yardımsever davranışlarda bulunduğu, Konya ilimize gelecek afetzede vatandaşlarımız için ev kirası ve eşya bedellerini karşılayacak şekilde yardım faaliyetlerine başladığı, 3. Kişilerden bedeli ev sahiplerine davacı tarafından ödenerek evlerin kiralandığı ve ücretsiz olarak afetzedelere tahsis edildiği ve afetzede insanlarımızın sair ihtiyaçlarını karşılandığı anlaşılmaktadır. LAKİN; T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/05/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere Anayasa tarafından güvence altılan alınan basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde 01/05/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda da tespit edildiği üzere davalı yayınlarının haber niteliği taşıdığı, konuya dair tespit ve önerilerinin kamu yararına olduğu, söz konusu haberlerde ev kiralama sözleşmelerine aracılık eden (simsar niteliğindeki) emlakçıların değil afeti fırsata çevirmeye ve menfaat temin etmeye çalışan ev sahiplerinin hedef alındığı, bu kapsamda emlakçılık alanında faaliyet gösteren davacıya yönelik haksız rekabet teşkil edebilecek bir fiile rastlanmadığı, davalı tarafından yapılan yayınlar sonrasında davacının ticaretine ilişkin net satış işlemlerinde bir azalma olmadığı, aksine satış hacminde yıllara göre önemli artışlar gerçekleştiği, bir başka ifade ile davalının eylemlerinin doğrudan davacıyı hedef almadığı ve Anayasamız ile güvence altına alınan haber verme amacı ilkesinin aşılmadığına kanaat edilmekle yasal şartların oluşmaması sebebiyle davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin alınan 1.707,75TL harçtan alınması gereken 615,40TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.092,35TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına. 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından karşılanan 60,80TL vekalet suret harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, 8-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025 Katip ... Hakim ...