Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2076 E. 2025/4990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2076
- Karar No
- 2025/4990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/442 E., 2022/2697 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/520 E., 2020/276 K. Taraflar arasında İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen alacak davası sonucunda verilen hükme karşı her iki davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacı ...'ye İş Bankası A.Ş.'de muhasebeci olarak çalışan ve 1977 yılında vefat eden babası ...'den dolayı davalı vakfın senedi ve vakıf yönetmeliği ilgili hükümlerince 13.10.1977 tarih ve 45 nolu Vakıf Yönetim Kurulu kararı ile 01.08.1977 tarihinde yetim aylığı bağlandığı, davacının 2006 yılı itibariyle 1.013 TL maaş almaktayken bu yılın Nisan ayında sigortalı işte çalışmaya başladığı gerekçesiyle davalı banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak davacının yetim aylığının kesildiği, davacının ilk aylık bağlandığı 01.08.1977 tarihindeki ... A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik Yardımlaşma Sandığı Vakfı Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği 11/a maddesi gereğince hiçbir zaman evlenmeyen müvekkilinin tek çocuk olması hasebi ile %75 oranındaki aylığının tekrar bağlanarak 01.12.2012 tarihinden itibaren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince belirlendiğinde arttırılmak üzere ödenmeyen 1.000 TL yetim aylığının faizi ile birlikte ödenmesi istenmiş, 30.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değeri 214.166,13 TL'ye çıkartılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'un babasının 1977 yılında İş Bankası çalışanı iken vefat ettiği ve bu tarihten itibaren yetim aylığına hak kazandığı, davalı vakfın 1977 tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğin 10/C maddesinin Ölüm Halinde Sağlanan Yardımlar ve Şartları başlığını taşıdığı ve (c) bendine göre davacı yetime ölen üye aylığının %75"inin bağlanacağının kararlaştırıldığı, aynı yönetmeliğin 11/a bendinde yetim aylığının yalnızca yetim kızın evlenmesi ile kesileceği, davacının sigortalı işe girdiği sebebiyle aylığının kesilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın bildirdiği 01.08.1978 tarihli yönetmelik hükümlerinin de bundan değişik bulunmadığı, yine davalı tarafın çıkardığı 21.12.1991 tarihli yönetmelik hükümlerinde de aynı hükümlerin konulduğu, 1991 tarihli yönetmeliğin 26. maddesinin 1. cümlesinin hak sahiplerinin önceki yönetmeliklerle kazandıkları hakların saklı tutulacağının hükme bağlandığı, 2. cümlesinde ise 09.08.1975 tarihinden önce yürürlükte bulunan vakıf senedinin sağladığı hakların aşağıya çekilemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmakla davacının aylığının kesilmesine imkan bulunmadığı gibi yeniden bağlama oranının da %75 olarak belirlenmesi gerektiğine vicdani kanaat getirilerek mali müşavir bilirkişi Oğuz Demirel tarafından hazırlanan raporda belirlenen bedeller hükme esas alınmış ve "1)Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulü ile, toplam 214.166,12 TL"nin a) 90.674,26 TL'sinin (73.590,73 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalı ... Mensupları Emekli Sandığı Vakfından alınarak davacıya verilmesine, b) 123.491,86 TL'sinin (90.983,25 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalı ...Ş Mensupları Munzam Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfından alınarak davacıya verilmesin," karar verilmiştir. Her iki davalı Vakıf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı banka çalışanlarının zorunlu sosyal güvenliği, mülga 506 sayılı Kanun geçici 20. maddesi uyarınca kurulan ... A.Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfınca sağlandığından davalı vekilinin husumet yokluğuna değinen istinaf isteminin yerinde olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, kanuna aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Her iki davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakıf üyesi iken vefat eden muristen dolayı davacıya bağlanan yetim aylığının kesilmesi nedeni ile alacak istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının babasının vefatı nedeniyle davalı vakıftan kendisine bağlanan aylığın, işe başlaması nedeniyle kesilmesinin hukuka uygun olup olmadığı, işe başlama olgusunun sonradan yapılan değişikliğin aylık kesme nedeni olarak kabul edilmesinin vakıf senedine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava, iki farklı tüzel kişilik aleyhine açılmış olup bunlardan ilki; 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan ... A.Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfı, diğeri ise mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (77/A) maddesi uyarınca kurularak, yararlananlarına belirli şartlar altında ekonomik ve mali olanaklar sağlamayı amaçlayan ... A.Ş Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı'dır. 1.Davalı ...Ş Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı'na yönelik verilen karar bakımdan; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ...Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfı'na yönelik verilen karara ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) "506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklar ve ilgili hükümler" başlıklı geçici 20. maddesinin 04.04.2015 tarih ve 6645 sayılı Kanunun 51. maddesi ile değişik birinci fıkrasına göre; "506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devir tarihini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Devir tarihi itibarıyla sandık iştirakçileri bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar." atıf yapılan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre; "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun görevin belirlenmesi ve niteliği başlıklı 1. maddesinde, Mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu ve bu hususun Mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği hükme bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun "Görev" başlıklı 5. maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanununa veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında iş Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulması gereken bir usul kuralıdır. 6100 sayılı Kanunun 114. maddesi gereği Mahkemenin açılan davada görevli olması dava şartı olup, dava şartlarının 115.madde gereği yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 353/1/a-3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi işin esasına girmeden evvel ön inceleme sonucu "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" halinde duruşma yapılmadan karar vereceği düzenlenmiş olmasına rağmen kararı veren Mahkemenin görevli olup olmadığı incelenmeksizin işin esasının incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının incelenmesi sonucu ise; 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan ... A.Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfı aleyhine açılan davada İş Mahkemesinin görevli olması sebebi ile iş bu vakıf yönünden tefrik kararı ile birlikte dosyanın görevsizlik nedeni ile İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, görev hususu göz ardı edilerek işin esası incelenip yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı ...Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ Açıklanan sebeplerle; A.)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, B.1) Davalı ...Ş Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, B.2) Davalı ...Ş Mensupları Emekli Sandığı Vakfı vekilinin İlk Derce Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.