Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4177 E. 2025/6885 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4177
- Karar No
- 2025/6885
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/85 E., 2022/11 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca 09.11.2013 tarihinde yapılan kadastro sırasında, 2807 parsel sayılı 7.631,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve 2814 parsel sayılı 797,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemede dava konusu oldukları gerekçesiyle, vasıf ve malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... vekili Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının Bursa ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan tapulama harici 2 parça taşınmazın 20 yılı aşkın zilyedi olduğunu, çalılık iken temizleyip zeytinlik halinde getirdiğini belirterek, taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/308 Esas ve 2013/1190 Karar sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince verilen, dava konusu 28 07... parsellere yönelik tescil talebinin reddine, taşınmazların Hazine adına zeytinlik olarak tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince taşınmazın üzerindeki zeytin ağaçlarının davacı ...'e ait olduğu ve ... kullanımında bulunduğunun şerh verilmesine dair hüküm, davacı vekili ile davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/6359 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın zeytinlik vasfıyla Hazine adına tesciline ve davacı yararına kullanım ve muhdesat şerhi verilmesine karar verilmiş ise de taşınmazın ilk orman tahdidine göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, taşınmaz üzerindeki zeytinliklerin aşılı olup olmadıkları, taşınmazın hangi tarihte zeytinlik vasfını kazandığı ve taşınmazın ne zaman imar planı kapsamına alındığı hususlarının araştırılmadan hüküm kurulduğu açıklanarak, üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir jeolog ve bir harita mühendisi ile yeniden keşif yapılarak kesinleşmiş orman tahdidi uygulamasının yapılması, taşınmazların tahdit dışında olduğunun anlaşılması halinde hava fotoğrafı ve memleket haritalarındaki durumunun belirlenmesi, eğim ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp/taşımama hususunun araştırılması ve imar planı araştırılması yapılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazların memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumlarına göre öncesinde çalılık 1994 yılında tarım alanı, 1997 yılında yine tamamının zeytinlik olarak tarım alanı olduğu, memleket haritalarında da ilk olarak çalılık olarak işaretlenen bölümde bulunduğu, çevresinin de çalılık olarak belirlendiği, kısmen tarım alanı olarak belirlendiği, eylemli olarak da taşınmazın zeytin bahçesi olarak kullanıldığı, öncesinin orman olmadığının bildirildiği, taşınmazın dere ile bir ilişkisinin bulunmadığının bildirildiği, üzerindeki bitki örtüsünün mahalli bilirkişi beyanlarına göre 35-40 yıl öncesinde çalılık temizlenerek zeytinlik dikilen ve arada bulunan delice zeytinlerin aşılanmak suretiyle oluşturulduğunun bildirildiği ve alınan teknik bilirkişi raporunun da bu olguya uygun olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu 28 07... parsel sayılı taşınmazların davacı adına zeytinlik niteliği ile tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazları kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 2008 yılında onaylandığı, bilirkişi raporunda ise taşınmazlar üzerindeki imar - ihyanın 1994 yılında tamamlandığı belirtilmiş olup, bu durum karşısında,taşınmazlar üzerindeki imar - ihyanın tamamlandığı tarihten (1994 yılı), taşınmazları kapsayan onay planının onaylandığı tarihe (2008 yılı) kadar, yirmi yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı ve buna bağlı olarak, 3402 sayılı Kanun' un 14... . Maddelerinde düzenlenen imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği gözetilerek, davanın reddine ve dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine davacı lehine muhdesat şerhi verilmesine hükmedilmesi gerekirken, dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.