İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/286 E. 2025/194 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/286
Karar No
2025/194
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının Konya . İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyaya konu olan 30/06/2022 tarih ve ... fatura numaralı ve 30/04/2022 tarih ve ... fatura numaralı iki adet faturaya ilişkin herhangi bir borcu veya satın aldığı hizmeti bulunmadığını, davacının bu faturaların kendisine ne için kesilip gönderildiğini de bilmediğini bu iki adet faturaya ilişkin olarak icra takibine başlanıldığını, bu icra takibine ilişkin takip talebinin davacının elektronik tebligat adresinde gönderildiğinden davacının icra takibinden ancak itiraz süresi geçtiğinden ve aleyhine başlatılan haciz işlemleri neticesinde aracına ve banka hesaplarına haciz konulunca öğrendiğinden iş bu sebeple mahkeme nezdinde iş bu menfi tespit davasını açmak zaruri olduğunu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına ihtiyati tedbiren durdurma kararı verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalının borçlu olmadığının tespitini, davalının kötüniyetli olması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya tahmil edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların aralarında gerçekleşmiş olan palet satışına ilişkin olarak 30.04.2022 ve 30.06.2022 tarihlerinde iki adet e arşiv fatura düzenlendiği, faturada belirtilmiş olan palet satışına ilişkin teslimatın gerçekleştiği ancak davacı tarafına bu satışa ilişkin faturaya rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğini, davalı ödemenin yapılması için beklediği ve davacıya bu talebini iletmiş olmasına rağmen davacının ödeme yapmaması üzerine taraflarınca bu faturalara istinaden Konya . İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip borçlusu davacının e tebligat adresinin bulunması nedeniyle takibe ilişkin ödeme emri borçlunun e tebligat adresine tebliğ edildiği ve borçlu süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, itiraz edilmeyen takibin kesinleştiğini ve dosya kapsamında haciz işlemlerine başlanıldığını, davacı yanın tüm bu aşamalardan sonra iş bu haksız ve mesnetsiz davayı açarak menfi tespit isteminde bulunduğunu, E-arşiv fatura sistemine göre davalı firmanın düzenleyip onaylamış olduğu faturanın davacı tarafa iletilmekte ve davacı tarafa tebliğ edilmiş sayıldığını, davacı tarafın davalı tarafından düzenlenmiş olan iş bu faturaların ne ile ilgili olduğunu dahi bilmedikleri yönündeki beyanları gerçek dışı olup aynı zamanda da mantığa aykırılık teşkil ettiği gibi nedenlerle öncelikle dava şartı arabuluculuk başvurusu eksik olarak ikame edilmiş bulunan işbu davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, işbu talepleri uygun görülmezse esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddini, iş bu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak iki adet fatura nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise ne miktarda borçlu olduğu hususlarına yönelik olduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 30/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 30.04.2022 tarihinde başladığı ve 15.08.2022 tarihinde sona erdiği, (2022 yılı ticari defterlerinden tespit edildiği), davacının ticari defter kayıtlarına göre, davalıdan 2 adet mal veya hizmet satış faturası ile 118.324,50 TL'lik mal veya hizmet satın aldığı ve 15.08.2022 tarihli iade faturası ile almış olduğu mal veya hizmeti iade ettiği, davacı ticari defterlerinin işletme defteri olması nedeniyle ve borç alacak kaydı ilgili deftere yapılamadığından, borç veya alacağa ilişkin tespit yapılamadığı, ancak davacının ticari defter kayıtlarına göre, 2022 yılından davalıdan 118.324,50 TL lik mal veya hizmet satın aldığı ve yine aynı yıl içinde 118.324,50 TL'lik mal veya hizmeti davalıya iade ettiği, bu nedenle davacının defter kayıtlarına göre davalıya borcu olmadığı, dava dosyasına kazandırılmış, davacı tarafından davalıya yapılmış ödemeye ilişkin ödeme belgesi olmadığı, davacının sunmuş olduğu uyuşmazlık konusun faturaların tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlık konusu faturaların üzerinde ve altında kaşe imza olmadığı için ilgili faturaların açık/kapalı olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, davacının 2022 ticari defterlerinden borç alacak tespiti yapısı itibariyle ile yapılamadığı, 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya takip ve dava tarihi itibariyle herhangi bir borcu olmadığı hususlarını bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Dava, 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davalı, iki adet faturaya dayalı alacağının tahsili için takibe girişmiştir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (... : İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bilindiği üzere, menfi tespit davalarında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Diğer bir anlatımla, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibi bir belgeye dayanıyorsa, ispat hukuku açısından takibin dayanağını teşkil eden belge ile davalı taraf bağlıdır. Takip dayanağı belgenin icra dosyasındaki belgeden farklı bir belge olduğunu ileri süren alacaklı taraf bu iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı). Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme neticesinde; " Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. 15. HD. ... E. ... K. sayılı ilamı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıya söz konusu faturalardan kaynaklı borçlu olmadığı, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlanamadığı, dosyadaki mevcut duruma göre ispat külfeti üzerinde olan davalının dayanağı olan faturanın tek başına alacağın varlığını göstermediği, ispat yükü kendisinde olan davalının takibe dayanak faturadaki malın davacı tarafa teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın alacağını ispata elverişli somut deliller ile ispatlayamadığı değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davacı vekilinin tazminat talebi reddedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Açılan davanın KABULÜ ile; Davacının T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı dosyası yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-) Yasal şartları oluşmadığından davacının 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.082,75-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 2.020,69 -TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.062,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından karşılanan 179,90 -TL başvurma harcı, 2.020,69-TL peşin harç, 363,50-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 25,60-TL vekalet harcı, 296,40-TL ihtiyati tedbir harcı gideri olmak üzere toplam 6.886,09-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 10/04/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/286, K. 2025/194, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-286-e-2025-194-k-c912356fb770