İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/410 E. 2024/673 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/410
Karar No
2024/673
Karar Tarihi

T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- ... - VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin, 14/11/2021 günü 19:00 sıralarında davalılardan ...'ın kullandığı diğer davalı ...'a ait araç ile ... Mahallesi'nden ... İlçesi'ne seyir halindeyken, araç sürücüsü davalı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkmış ve tek taraflı trafik kazası yaptığını, müvekkilinin bu kaza sonucu ağır yaralanarak Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alındığını, kaza mahalline gelen trafik ekibi tarafından tutulan 14/11/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, kazanın Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-B kuralının ihlal edilmesi sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, ... plakalı araç sürücüsü olan davalı tam kusurlu olarak belirlendiğini, müvekkili kaza yapmadan önce Gökpınar Mahallesi'nde hayvancılık yaptığını, kaza sonrasında tedavisi devam ettiği için çalışamadığını, müvekkilinin bakıma muhtaç durumda olduğunu, ayrıca diğer müvekkili ...'nin de müvekkil ...'un eşi olduğunu, bu zorlu kaza sonrası süreçte manevi olarak büyük bir yıkım yaşadığını, bu sebeple her iki müvekkili yönünden manevi tazminat talebi bulunduğunu, arabuluculuk süreci sonunda herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, Yunak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ... nolu soruşturmanın halen devam ettiğini, bu sebeplerle, müvekkili ... yönünden 5,000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000 TL ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan tazminat, 5.000 TL geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri ve 5.000 TL SGK'nın karşılamadığı tedavi giderleri olmak üzere toplamda 25.000 TL ( müvekkilinin maddi zararının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik) maddi tazminat taleplerinin kabulü ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile her üç davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsilini (Sigorta Şirketinin limitleri dahilinde diğer davalılar yönünden tüm zarardan sorumlu olacak şekilde), müvekkili ... için 150.000 TL, diğer müvekkili ... için 75.000 TL toplamda 225.000 TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ... ve ...'dan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizce res’en göz önüne alınacak sebeplerle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle açıklanan nedenlerle Kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet raporu alınmak üzere davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevkini, davacının müterafık kusurunun araştırılması ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davacının davasının esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde müvekkili atfedilen kusur yerinde olmadığını, davacı tarafın olay esnasında emniyet kemeri takılı olmadığını, kabul etmemekle birlikte davacının ehliyet kemeri olmamasından dolayı müterafik kusur indirimi sebebi ile belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kazada, hatır taşıması mevcut olup, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının iddia ettiği bakıcı giderinin öncelikle hangi teminat türü kapsamında olduğunun tespiti gerektiğini, davacı tarafın bir başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının tespiti için adli tıp kurumu’ndan rapor aldırılmasını, ortaya çıkan bakıcı giderine ilişkin zarardan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ...'nin davacı ... nin tedavi sürecinden etkilendiği ifade edilmiş ise de bu durum olağan bir süreç olduğunu, ... açısından manevi tazminat gerektirmediğini, bu nedenle husumet yokluğundan ... açısından davanın reddini talep ettiklerini, bu sebeplerle davanın usulden ve esastan reddi ile, işbu talebimizin kabul edilmemesi halinde, hesaplanan tazminat tutarından hatır taşıması sebebiyle en az % 25 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, aksi kabul anlamına gelmemek üzere, bakıcı giderine ilişkin olarak aile için yardımlaşmadan kaynaklı indirim uygulanmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Taraflar arasında görülmekte olan davanın ve uyuşmazlığın; 14/11/2021 tarihinde davacı ...'nin içesinde yolcu olarak bulunduğu ve davalılardan ...'ın kullandığı, diğer davalı ...'ın malik olduğu araç ile seyir halindeyken sürücü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasından dolayı davacıların davalılardan maddi ve manevi tazminat talepleri hususlarına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığı araştırılmış, davacının ekonomik ve sosyal durumu kolluk birimleri vasıtası ile araştırılmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak poliçe ve bu poliçe kapsamında müracaat ve ödeme olup olmadığı sorulmuş, Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak davaya karışan aracın kaza tarihinden bugüne kadar maliklerini ve özelliklerini gösterir trafik sicil kayıtları dosya arasına alınmış, dosyadaki bilgilere göre ... SİGORTA A.Ş.'ne, dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 30/05/2022 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evrakların gönderilmesi, Selçuk Tıp Fakültesi Hastanesine, ... Hastanesine davacının bilinen kimlik bilgileri de belirtilmek suretiyle yazı yazılarak; hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane belgelerinin istenmiş, Yunak Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır. ... plakalı araç için davalı ... SİGORTA A.Ş.'nin ... poliçe numaralı, kaza tarihinde geçerli, şahıs başına 430.000,00 TL sürekli sakatlık/ölüm teminat limitli ve 430.000,00 TL tedavi gideri teminat limitli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Konya SGK İl Müdürlüğü dosyaya gönderdiği 17.06.2022 tarihli cevabı yazısı ile; "İlgide kayıtlı müzekkerenize istinaden ... T.C numaralı ...'nin 14.11.2021 tarihli kazada yaralanması sonucu, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir. Davacının tüm çalışmaları ile ilgili brüt kazançlarını gösterir hizmet cetveli yazımız ekinde gönderilmiştir." şeklinde cevap vermiştir. Mahkememizce meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun oransal olarak (yüzdelik) olarak belirlenmesine yönelik adli trafik bilirkişisinden rapor aldırıldığı, düzenlenen 16.01.2023 tarihli rapor ile; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın bu kazanın oluşumunda asli kusurlardan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 52/1-b (sürücüler kızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliklerine göre yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) asli kural ihlali yaptığı ve %100 oranında kusurlu olduğu, bu kazada başkaca herhangi bir kimsenin kusurun olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Davalı vekilince kusur raporuna itiraz edilmişse de; düzenlenen kusur raporunda yer alan tespitlerin kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile örtüşmesi ve söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle rapora yönelik itirazların reddine karar verilerek, Mahkememizce hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Akabinde davacının meydana gelen trafik kazası nedeni ile maluliyeti oluşmuş ise maluliyet oranının tespiti için Konya BAM . Hukuk Dairesinin benimsediği uygulama nazara alınarak hem Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hem de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ayrı ayrı rapor düzenlenmesi için davacı Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığına sevk edilmiş, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığının10.07.2023 tarih ve ... sayılı raporunda; davacı ...'nin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kalıcı sakatlık oranının % 6,1 olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı sakatlık oranının % 24 olduğu, Mevcut arızasının iyileşme ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, İyileşme süresinde bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 4 ay olduğu , davacının belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderinin ise 9.205,00 TL olacağının bildirildiği görülmektedir. Dosyaya sunulan NEÜ ATK raporunun yüksek mahkemenin denetimine elverişli, yeterli açıklıkta ve denetlenebilir olması nedenleri ile davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin İstanbul/Ankara ATK'dan yeniden rapor alınması taleplerinin ve ek rapor aldırılmasına ilişkin sigorta şirketi vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. Maluliyet raporu sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine verilerek rapor alınmıştır. Mahkememize sunulan 24.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " 14.11.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen, bu sürenin 4 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ...’nin; 9 Aylık Süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 38.216,90 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının, a-) TRH-2010 yaşam tablosuna; 1.548.803,52 TL b-) PMF - 1931 Yaşam Tablosuna göre; 330.347,85 TL, 4 Aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 17.833,46 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının; 9.205,00 TL olduğu"nu belirtir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 22.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının, geçici iş göremezlik süresinde uğranılan maddi zararı yönünden 38.216,90 TL / sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararı yönünden 330.347,85 TL / iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı yönünden17.833,46 TL / kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararı yönünden 9.205,00 TL olmak üzere toplam 395.603,21 TL’nin ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalı tarafa ıslah dilekçesi tebliğ edilmiştır. HÜKME ESAS ALINAN YASAL DÜZENLEMELER; 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. 6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. ESAS HAKKINDA MAHKEMEMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Talep, cevap, cevabi yazılar, kusur raporu, maluliyet raporu, aktüerya bilirkişisi tarafından sunulan rapor, bedel arttım dilekçesi, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı gereğince Mahkememizce yapılan değerlendirmede sonunda; Emsal nitelikte Yargıtay . HD ... E., ... K. sayılı ilamında; "Davacı taraf, trafik kazası sonucu desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talep etmiş buna göre de bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak davacıların ve desteğin kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmış olup, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas,... sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun değildir. Tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamı hakim tarafından belirleneceğinden, tazminat hesabında Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacıların ve desteğin muhtemel yaşam süresi belirlenmelidir." denilmek suretiyle hesaplamanın şekline işaret edildiği ve Konya BAM . HD'nin uygulamaları nazara alınarak, Mahkememizce PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda yer alan; "14.11.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen, bu sürenin 4 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ...’nin; a-) 9 Aylık Süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 38.216,90 TL, b-) Sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının, PMF - 1931 Yaşam Tablosuna göre; 330.347,85 TL, c-) 4 Aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 17.833,46 TL, d-) Fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının; 9.205,00 TL olduğu şeklinde tespitlerine ilişkin kısmı esas alınarak ve ıslah dilekçesi de sunulduğundan talep konusu zararların ıslah edilen miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Müterafik Kusur Açısından Yapılan Değerlendirmede; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52'de düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Örneğin alkollü sürücünün aracına bilerek binmek zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vermek şeklinde bir eylemdir. (Yargıtay . HD, ... E., ... K. sayılı ilamı) Davacı ...'nin 12.04.2022 tarihinde Akşehir Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde; "... benim arkadaşım olur. 14 Kasım 2021 günü ... alkol almıştı. Aynı gün saat 18:00 sıralarında alkollü olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Çeltik ilçe merkezine giderken araç direksiyon hakimiyetini kaybederek tarlaya doğru takla attı. Ben araçta ön sağa yolcu koltuğunda oturuyordum. Kaza sonrası birincimi kaybetmiştim." şeklinde ifade verdiği görülmüştür. 16.01.2023 tarihli Adli Trafik Bilirkişi raporunda; yaralı ...'nin dosya kapsamındaki tüm tıbbi belgelerin incelenmesinde; trafik kazasında çıkan enerjinin emniyet kemeri kullanımını bağlı mekanizmanın ani ivme değişiklikleri ile kilitlenmesi ve ortaya çıkan kuvvetin vücuda aktarımı sonucu göğüs ve kuşak kısmında görülmesi beklenen ekimoz, sıyrık ve benzeri travmatik lezyonların hastaneye evraklarında tariflenmediği ve şahsın kaza yerinden belli bir mesafede yaralı olarak bulunduğu, araçtan fırlamış olduğum tespit edildiği anlaşılmakla meydana gelen trafik kazası sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı bildirilmiştir. Kazanın oluş şekline göre davacı ...'nin emniyet kemeri takmadığı ve alkollü sürücünün aracına alkollü olduğunu bilerek binerek zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılarak, hükmolunan tazminatlarda ayrı ayrı %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Hatır Taşıması İndirimi Yapılması Talepleri Açısından Yapılan Değerlendirmede; Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. (Yargıtay . HD, ... E., ... K. sayılı ilamı) Davacının kaza yapa araca gezip dolaşmak için bindiği ve davalıya herhangi bir menfaat sağlamadığından, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği savunulmuşsa da; hatır taşıması için menfaat sağlayabilecekken sağlanmaması gerektiğinden ve davacı ile aracı kullanan davalı arasında böyle bir ilişki söz konusu olmadığından, bu yöndeki talepler yerinde görülmemiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı ve başlangıç tarihi değerlendirmesinde, Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvuru 08.02.2022 tarihinde olup, bu tarihten itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 18.102.2022 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu olmasına karar verilmiştir. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayıldığı için de diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olmasına karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı otomobilin tescil belgesi incelendiğinde aracın "otomobil" niteliği taşıdığı görüldüğünden davalılar aleyhine yasal faizi işletilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat açısından yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 56/1 maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." amir hükmü yer almaktadır. Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 Sayılı TBK'nın 56/1. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 Sayılı TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde; 14 Kasım 2021 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacı ...'nin yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında kusuru bulunması, kaza sebebiyle davacıda meydana gelen % 6,1 oranındaki kalıcı bir maluliyet oranı ve 9 aylık tedavi süreci, bu sürenin 4 ayında bakıcıya ihtiyaç duyması, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 48.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına, keza davacı ...'un eşi olan davacı ...'nin kaza sürecinin bu davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ... lehine takdir edilecek 12.000,00 TL manevi tazminatın bu davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edinilmekle; davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin ıslah dilekçesi nazara alınmak sureti ile; Davacı ...'nin maddi tazminat davasının -bu davacının müterafık kusuru da dikkate alınarak- KISMEN KABULÜ İLE, a- 30.573,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı, b- 264.278,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, c- 14.266,76 TL bakıcı gideri tazminatı, d- 7.364,00 TL tedavi gideri tazminatı, olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam ‬316.482,56 TL'nin DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 18.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 14.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine e) Davacı ...'nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 14.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu manevi zararlarını tatmin amacıyla -bu davacının müterafık kusuru da dikkate alınarak- 48.000,00 TL manevi tazminatın DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 14.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, g) Davacı ...'nin manevi tazminat davasının, -davacı ...'nin müterafık kusuru da dikkate alınarak- KISMEN KABULÜ ile; 14.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu manevi zararlarını tatmin amacıyla 12.000,00 TL manevi tazminatın DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 14.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.717,52 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 853,88 TL harç ve yargılama sırasında alınan toplam 1.351,18 TL ıslah harcı toplamı olan 2.205,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.512,46 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 316.482,56/376.482,56 oranında 19.765,28 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla) 3-Davacılar tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harçları, 853,88TL peşin harcı, 1.351,18TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.285,76TL harcın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 316.482,56/376.482,56 oranında 1.921,48TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla) 4-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre ve hakkaniyet indirimine göre hesaplanan (395.603,21/400.603,21) 1.540,53TL'nin davalı sigorta şirketinden, 19,47 TL'nin davacı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından yapılan 484,75TL posta-tebligat gideri, 5.100,00TL bilirkişi ücreti ve 2.918,00TL Adli Tıp ücreti olmak üzere toplam 8.514,25TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hakkaniyet indirimi de dikkate alınarak hesaplanan (470.603,21/625.603,21 oranında) 6.404,75TL'sinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 316.482,56/376.482,56 oranında 5.384,03TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla) 6-Davalı ... Sigorta tarafından yapılan 11,50 TL vekalet suret harcı giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (5.000/400.603,21 oranında) 0,14TL'sinin davacılardan tahsili ile davalı ... Sigortaya verilmesine, kalan kısmın davalı sigorta üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... ve ... tarafından yapılan 11,50TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (155.000/625.603,21 oranında) 2,85TL'sinin davacılardan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, kalan kısmın davalılar üzerine bırakılmasına, 8-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 50.637,21TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 9-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 10-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 12.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 11-Davalılar vekilleri yararına AAÜT'ye göre davacı ... için reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 5.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 12-Davalılar ... ve ... vekilleri yararına AAÜT'nin 10/2 maddesine göre davacı ... için reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 13-Davalılar ... ve ... vekilleri yararına AAÜT'nin 10/2 maddesine göre davacı ... için reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 12.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 14-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar ile, 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı nazara alınarak, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.07/11/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/410, K. 2024/673, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-410-e-2024-673-k-68e9a4381c91