İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/778 E. 2025/174 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/778
Karar No
2025/174
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ALACAĞI TEMLİK EDEN DAVACI : ... - ... [ ALACAĞI TEMLİK ALAN DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili 31/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin KHK hükümlerine Fetö darbe girişimi döneminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonuna devredildiğini ve müvekkili şirkete TMSF'nin kayyım olarak atandığını, müvekkili şirketin TMSF'nun kontrolünde faaliyetlerine devam ettiğini, davalının 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ülkeyi terk ederek yurt dışına kaçtığını, davalının müvekkili şirketin içini boşaltmak için elinden gelen tüm yolları denediğini, davalının müvekkili şirketin ortaklarından olup şirket hesabından şahsi hesabına yüklü miktarlarda para aktardığını, davalının ne kadar para aktardığının mahkememizce bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi sonucu ortaya çıkacağını beyanla TMSF denetiminde alınan karar gereği davalının müvekkili şirkete ortaklıktan kaynaklanan borçlarının ve şirkete olan borçlarının tespiti ile davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 06/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtdışında olduğunu, dava dilekçesinin ilanen tebliğ yoluyla yapılması için işlem yapıldığını ancak yapılan işlemlerin usulüne uygun yapılmadığını, iş bu davadan basın ilan kurumuna yazılan müzekkere ile haberdar olduklarını, dava dilekçesinde müvekkilinin adres bilgilerinin tam olarak yazılı olmadığını ve bu hususun davacı tarafa usulünce tamamlattırılması için ihtar edilmediğini, müvekkilinin adres bilgilerinin davacı tarafça mahkemeye bildirilmediğini ve mahkemece bu hususta bir araştırmaya gidilmediğini, Tebligat Kanunu uyarınca davadan haberdar olunulan beyan edilen tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu kısa sürede davanın esasına ilişkin cevap dilekçesi sunulamayacağından cevap sürelerinin uzatılmasına karar verilmesini, neticeden açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 17/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; açılan davanın talep sonucunun açık ve net bir şekilde belirtilmediğini, sadece müvekkilinin ödenmeyen sermaye borcu bulunduğu iddiasıyla iş bu davanın açıldığını, müvekkilinin sermaye borcunun şirket esas sözleşmesinden mi yoksa genel kurul kararından mı olduğundan bahsedilmediğini, davacı şirkete kayyım atanmasından sonra şirketle ilgili herhangi bir inceleme ve denetleme yapamadıklarını bu nedenle de herhangi bir belge sunamadıklarını, hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği gerekli bilgi ve belgelerin mahkememizce celp edilmesini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının olup olmadığının tespit edilmesini, davacı tarafın tazminat miktarının açıkça belirlenmesi gerektiğini, şirket ticari defter ve kayıtlarında gerekli incelemelerin yaptırılmasını, davacı tarafın alacak talebinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı defi taleplerinin olduğunu, şirkete kayyım atanması ile müvekkilinin şirket ile bağının tamamen koptuğunu, müvekkilinin yıllarca kar payı, huzur hakkı ödemesi almadığını ayrıca mali haklarını da şirketten alamadığını, şirket sermaye borcu varsa bile bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyanla açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, Ticaret Sicil Müdürlüğünden davaya konu şirkete ait bilgi ve belgeler, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, muhasebe uzmanı ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetinden raporlar alınmıştır. Muhasebe uzmanı ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 12/09/2023 tarihli raporda özetle; "...a-Davacı şirketin 2015-2016 takvim yılı ticari defterlerinin TTK na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, T.T.K. hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılmakta olup hukuki takdiri Yüce Mahkemenindir. b-Davacı şirketin 6 EYLÜL 1991 tarihinde 5 ortaklı A.Ş. kuruluş tescilinin yapıldığı, davalı ... kurucu ortaklardan olmadığı ,Davacı şirket in 29.03.2003 tarihinde yapmış olduğu 2001-2002 yıllarına ait Genel Kurul Toplantısı HAZİRUN CETVEL inde davalı ... ad- Soyadı , imzası ve 10 paya karşılık 1.000,00 TL sermayeye sahip olarak toplantıya katıldığı, genel kurul toplantı sonrası yönetim kurulunun almış olduğu karar gereğince 16 Nisan 2003 tarihinde Konya . Noterliği ... yevmiye numarada tasdik olunan karar örneğinde, davalı ... Yönetim Kurulu Muhasip Üyeliğine seçildiği ve 27.12.2008 tarihine kadar devam ettiği, 29.03.2003 tarihinde davacı şirketin yapmış olduğu 2001 -2002 yıllarına ait genel kurul HAZİRUN CETVEL inde her ne kadar davalının adı geçmiş olsa da, davacı şirkete 6.ortak olarak hangi şartlarda girdiği. şirket payının mevcut sermayeye ilave veya kurucu ortaklardan pay devrinden kaynaklı olduğuna dair , Konya Ticaret sicil kayıtlarından ve Davacı şirket yönetim kurulunun Karar defterinde bu yönde almış olduğu bir karar olmadığı , pay defterinde de kayıt bulunmadığı, Davalı ... ün Davacı şirkete 6. ortak olarak ne zaman müracaat ettiği, yönetim kurulunun sermaye ve ortaklığa kabul yönünde karar defterinde alınmış bir kararın olmadığı , davalının davacı şirket ortaklığına ait işlemin geçerlilik şartlarında eksiklik mevcut olduğu, davalı ... ün şirket ortaklığı yönündeki karar sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, c-Davacı şirketin karar defteri karar no:010-11-12-2015 tarihli alınan karar gereği, Davalı ... başkanlığında toplanarak 11.12.2015 tarihinde Genel Kurulca yönetim kuruluna seçilen,...-... -... görev bölümü yaparak davalı ... ün üç yıl müddetle münferiden yetkili kılındığı, .Sulh Ceza Hakimliğinin 23.09.2016 tarih ve ... D. İş sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu CMK nun 133/1 ve 674 sayılı KHK nın 19/2 maddeleri uyarınca KAYYIM OLARAK ATANDIĞI; Kayyım olarak atanan TMSF nin yönetim organlarının yetkilerinin kaldırılmasına, bu tarihten itibaren yaptıkları işlemlerin hükümsüz kalacağının ve kayyım atanmasına ilişkin iş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verildiği. T.C. Konya Cumhuriyet başsavcılığı Terör ve Organize Suçlar Bürosunun 26.09.2016 tarih ,... CBS soruşturma sayılı yazısı ile bildirilmiş olmakla keyfiyetin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak ve Müdürlüğümüzdeki vesikalara dayanılarak Ticaret sicili Yönetmeliğinin 26.maddesi, gereğince 26.09.2016 tarihinde resen tescil edildiği ilan olunduğundan Davalı ... ün 26.09.2016 tarihi itibariyle davacı şirketteki yetkilerini kaldırıldığı anlaşılmaktadır. d-TMSF nin davacı şirkete KAYYIM atadığı tarih olan 23.09.2016 ve davalı ... ün 26.09.2016 tarihi itibariyle davacı şirketteki yetkilerinin kaldırıldığı tarihe kadar Şirket hesaplarından şahsi hesaplarına para aktardığına dair, ortaklıktan kaynaklanan ve şirkete olan borçlarının olduğuna dair davacı ticari defterlerinde herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, Davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davalı adına açılmış olan cari hesap muavin defter 31.12.2016 tarih ve 131 04 10 001 hesap kodu ile (Ortaklardan alacak hesabı olarak isimlendirilen 131 hesap veya 131 muhasebe kodunda işletmelerin esas faaliyet dışında ödünç verme, borç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan işlemleri dolayısıyla ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarların izlendiği hesap olarak tanımlanır.) 119.413,37 TL davalı ... borçlandırılmış 100 KASA Hesabına alacak kaydı yapıldığı, Muavin defter açıklamasına TMSF tarafından devir alınmadan önceki Yönetim Kasa farki denildiği, 2016 yılı Davacı ticari defter kapanış kaydında olmadığı halde muavin defter kayıtlarında 4 adet her biri 600 TL olmak üzere toplam 2.400,00 TL tutarında 20.01.-20.02-20.03-.20.04 2015 vadeli senet karşılığı 01.01.2017 yılı ticari defter açılış kayıtlarına alınarak Davalı ... 131 04 10 001 hesapta borçlandırıldığı, e-Davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda Davalı ... adına 31.12.2016 tarihli muhasebe kaydına göre TMSF tarafından devir alınmadan önceki yönetim kasa açığı açıklamalı 119.413,37 TL ve 01.01.217 tarihli muhasebe açılış kaydında vadeleri 2015 Takvim yılı olan 4 adet senet karşılığı 2.400,00 TL olmak üzere toplamda, davalı ... ün Davacı şirkete 121.813,37 TL borçlu olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nun 553. Maddesi: "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2)Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." hükümlerini içermektedir. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen dava konusu şirketin sicil dosyasına göre, dava konusu kasa açığının gerçekleştiği tarihte davalının şirket temsilcisi sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı şirkete ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Somut olayda, dava konusu ...'ne 674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 19. maddesi gereğince TMSF kayyım olarak atandığından, TMSF dosyaya temlik alan olarak kaydedilmiş ve TMSF'nin ilgili kurulları tarafından iş bu davanın açılmasına icazet verir nitelikteki karar davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmiştir. Bu haliyle iş bu davada husumet eksikliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından dosyada zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 560.maddesi: "(1) Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." hükmünü amirdir. 6102 sayılı TTK’nın 560. maddesinde öngörülen bir diğer zamanaşımı süresi, ceza davası zamanaşımı süresidir. Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için tazminat sorumluluğuna neden olan fiilin ceza kanunlarına göre suç oluşturması veya cezayı gerektirmesi yeterli olup ayrıca fail hakkında ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmiş olması, hatta soruşturma yapılması dahi gerekli değildir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, 22.04.2022 T. ... E. ... K). Davalıya iş bu dosyada yöneltilen eylem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma suçunu oluşturabilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 155/2. Maddesi, "Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." hükmünü içermektedir. TCK’nın 155/2. maddesi uyarınca davalıya isnat edilen eylemler güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halini oluşturacağından, ceza üst sınırı yedi yıl olan suç için uygulanması gereken dava zamanaşımı TCK’nın 66/1-d uyarınca 15 yıldır. Bu haliyle somut olayda 15 yıllık uzamış zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımı defisi reddedilmiştir. Davacının bu dosyadaki iddiası, davalının yönetici olduğu dönemde şirket kayıtlarında bulunmasına rağmen TMSF tarafından şirketin devralınması sonrasında tespit edilen kasa açığının davalıdan tazmin edilmesine yöneliktir. Dava bu yönüyle doğrudan zarar iddiasını içermektedir. Dosya kapsamına uygun olup hükme ve denetime elverişli olduğundan esas alınan 12/09/2023 tarihli kök ve 25/12/2024 tarihli ek rapor içerikleriyle dosya arasına celp edilen bilgi ve belgeler, dava taraflarının iddia ve savunmaları ile dosyaya ibraz ettikleri belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; 674 sayılı KHK'ne hükümleri uyarınca yöneticileri hakkında yürütülmekte olan silahlı terör örgütü üyeliği soruşturmasından dolayı dava konusu ...'ne 26/09/2016 tarihi itibariyle TMSF'nin kayyım olarak atandığı, söz konusu kayyımlık kararının 06/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine tescil edilerek yayınladığı, davalı ...'ün, 11/12/2015 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararına istinaden 06/01/2016 tarihinden itibaren adı geçen şirketin temsil ve ilzama yetkili münferit yetkilisi olduğu ve böylelikle şirketin TMSF'ye devrolunmasından önceki son yetkilisinin davalı olduğunun anlaşıldığı, şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin kapanış kayıtlarında davalı ... adına olan ortaklardan alacaklar hesabında 119.413,37TL borç kaydı olduğunun görüldüğü, ayrıca davacının 2016 yılı ticari defterlerinde dava konusu şirket tarafından davalının İş Bankası hesabına 24/03/2016 tarihinde 287.350,00TL havale yapılmak suretiyle emanet nakit para verildiği yönünde kaydın bulunduğu, davalı ...'ün TMSF'nin kayyım olarak atanması sebebiyle yetkisinin kaldırılmasından önce şirketin tek yetkilisi olduğu ve oluşan kasa açığından davalının bizatihi sorumlu olduğu, bu yönüyle davacının kasa açığı olan 119.413,37TL tutarında doğrudan zarar iddialarının sübuta erdiği, ancak her biri 600,00TL bedelli 4 adet bonodan kaynaklı olarak 2.400,00TL tutarında davalının şirkete borçlu olduğu yönünde muhasebe kayıtları bulunmakta ise de söz konusu bono suretleri dosyaya ibraz edilmediği gibi davacının bu iddiasını destekler nitelikte dosyaya delil sunulmadığı bu yönüyle fazlaya ilişkin istemin reddinin gerektiği netice ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 119.413,37TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.157,13TL karar ilam harcı ve 615,40TL başvuru harcı toplamı olan 8.772,53TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 1.360,00TL arabuluculuk giderinin tamamının HUAK 18/A-11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 25,60TL vekalet suret harcı, 11.250,00TL bilirkişi ücretleri ve 362,25TL posta-tebliğat-yurt dışı tebligat gideri olmak üzere toplam 11.637,85TL yargılama giderinin tamamının HUAK 18/A-11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-HUAK 18/A-11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı tarafından sarfedilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT'ye göre 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-HUAK 18/A-11 maddesi uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı vekili yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, Davacı yönünden KESİN, Davalı yönünden ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/03/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/778, K. 2025/174, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-778-e-2025-174-k-a45bfa27cc33