İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/673 E. 2024/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/673
Karar No
2024/642
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 02/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkilinin idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ciddi bir şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonucunda tutulan kaza tespit tutanağı ile davalı sürücünün asli, müvekkilinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının kendisine dur işareti olan yolda durmayarak müvekkiline çarptığını, kaza sonucu müvekkilinin uzun süre tedavi altında kaldığını, vücudunda kırıklar olduğunu, sağlık kurulu tarafından kaza nedeniyle müvekkiline %27 kesin ve sürekli maluliyet oranı verildiğini, iyileşme sürecininde 9 ayı bulacağının belirlendiğini, müvekkilinin uzun süre gelir getirici bir işte çalışamadığını, müvekkilinin evli ve üç çocuğunun olduğunu, kaza nedeniyle eşi ve çocuklarının da mağdur kaldığını, davalı sigorta şirketinin davalı sürücünün kullandığı aracın sigortacısı olduğunu, diğer davalının da araç maliki olduğunu, tüm davalıların sorumluluklarının olduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun neticesiz kaldığını, sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığını, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, müvekkilinin tedavi sürecinde de masraflarının olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle hem maddi hem de manevi olarak zarar gördüğünü beyanla öncelikle davalılar ... ve ...'ın menkul ve gayri menkullerine dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati haciz şerhi konulmasına, 150.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan tahsiline, ileride arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00TL bakıcı gideri ve 1.000,00TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere 13.000,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde 10.000,00TL olarak talep ettikleri sürekli iş göremezlik tazminat taleplerini 1.893.162,65TL'ye; 1.000,00TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 34.371,46TL'ye, 1.000,00TL olarak talep ettikleri bakıcı gideri tazminat taleplerini 4.414,50TL'ye ve 1.000,00TL olarak talep ettikleri SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminat taleplerini 5.250,00TL'ye yükselttiklerini, bu bedelleri üzerinden talepleri gibi davanın kabulünü karar verilmesini talep etmiştir. CEVAPLAR: Davalılar ... ve ... vekili mahkememize vermiş olduğu 17/12/2021 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davaya konu kazadaki kusur durumunu kabul etmediklerini, kusur oranının mahkememizce usulünce tespit edilmesini, davacının maluliyet durumunun kesinleşmediğini, Adli Tıp Kurumu aracılığıyla davacının maluliyet durumunun tespit edilmesini, davacının maaş ve gelir durumunun ispatlanması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilerek düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olup sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, kazadaki kusur durumu ve müterafik kusur indirimleri dikkate alınarak manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin kazadan ötürü son derece üzgün olduklarını, kaza sonucu davacının hastaneye götürülmesi ve sonrasında ilgilenilmesi ile müvekkillerinin ellerinden geleni yapmaktan kaçınmadıklarını, dava nedeniyle açılan soruşturma neticesinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin de haksız olup reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize vermiş olduğu 21/12/2021 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; açılan davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının dava başvuru şartı olan müvekkili şirkete usulünce başvuru şartının yerine getirmediğini bu nedenle dava şartı eksikliğinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumunun uzman doktorlar tarafından tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminat talebi yönünden bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kazadaki kusur oranı ile ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, maluliyet durumunun ilgili yönetmelikle uygun olarak tespit edilmesini, faiz yönünden müvekkilinin sorumluluğunun dava tarihi itibariyle olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, Noterler Birliğinden kazaya karışan aracın trafik kayıtları, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Hastanesinden ve Konya Şehir Hastanesinden davacının tedavi evrakları, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, SGK İl Müdürlüğünden davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, emniyet müdürlüklerinden davacı ve davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durum araştırılmış, davalı sigorta şirketlerinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiş, tanıklar dinlenilmiş, Adli Trafik bilirkişisinden kusur raporu alınmış, N.E.Ü. Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından maluliyet raporu alınmış, aktüerya hesap bilirkişisinden hesap raporu alınmıştır. Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2022 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile; katılanların mahkememiz dosyası davacısı olduğu, sanık ...'ın mahkememiz dosyası davalısı olduğu, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralamasına neden olma suçundan dolayı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu karar hakkında cezanın ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adli Trafik bilirkişisince mahkememize sunulan 11/04/2022 tarihli kusur raporunda özetle; ".... plakalı Kamyonet Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57/1-A (Kavşaklarda geçiş önceliği olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek.) Asli kural ihlali olup *» 75 (yüzde yetmiş beş) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu; Tescilsiz Motosiklet Sürücüsü ...' ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde-52/1-a (Araçların hızını; kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) Tali kural ihlali olup 25 (yüzde yirmi be ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğunu..." kanaatleri bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 10/07/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; "... oğlu ... doğumlu ...’nın 24.05.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A.03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (22Ga…..20) A % 24 E cetveline göre: % 22,0(yüzdeyirmiikinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, B.20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Şekil 2.6’ya göre %2, Şekil 2.7’ye göre %1, Tablo 2.3’e göre % 2, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre %5+%5, Tablo 3.9’a göre %10+%20, Tablo 3.2’ye göre % 18, Balthazard formülüne göre % 20 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 20 (yüzdeyirmi) olduğu, C.Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, E.SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanmasının Kurumumuzun görev kapsamı içerisinde bulunmadığı, F.Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği..." kanaatleri bildirilmiştir. N.E.Ü. Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca mahkememize sunulan 01/12/2022 tarihli raporda özetle; "...Bu tür bir yaralanmada bir takım fetura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların da olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden ayrı ayrı hesaplanmaktansa kişideki yaralanmanın ağırlık ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, sosyoekonomik kültürel durumu gibi unsurlar dikkate alınarak tahmini genel bir miktar belirlenmesinin daha bilimsel ve objektif olacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 15.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 4.000,00TL si ulaşım gideri, 11.000,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. Gideri olarak değerlendirildiği), bu değerlendirme yaplhkçen aşağıdaki kriterlerin dikkate alındığını, Tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalara ilişkin kaçınılmaz tedavi giderlerinin tespitinde; a) Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri. b) Yol giderleri (hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi yerlerine gidip gelme yol giderleri). c) Hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının (otomobil, otobüs, tren, uçak gibi) taşıt giderleri. d) Tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri. e) Haksız eyleme uğranıldığı veya kaza geçirildiği sırada, hastanın yakınları uzak bir yerleşim yerinde iseler, onların hastanın tedavi gördüğü kente geliş gidiş ulaşım giderleri ile geldikleri yerde otel, lokanta gibi barınma ve beslenme giderleri. f) Hastaneden çıktıktan sonra evde bakımı sürdürülen yaralı için eve gelip giden iğneci, pansumancı, fizyoterapist gibi kişilere ödenen ücretler. g) Hekimlerce gerekli görülmesi durumunda kaplıca, ılıca, dağ veya deniz kıyısı gibi hava değişim yerlerine ödenen paralar. h) Tedavisi sonuçlanmasına karşın, bir süre toplu taşıma araçlarına binemeyen veya kendi otomobilini kullanamayan hastanın işe gidiş geliş taksi ücretlerinden, toplu taşıma ücretlerinin veya kendi aracının benzin paralarının indiriminden sonra aradaki farktan oluşan harcamalar..." kanaatleri bildirilmiştir. Aktüerya hesap uzmanı bilirkişisince mahkememize sunulan 10/07/2024 tarihli ek hesap raporunda özetle; "...1-)MAHKEMECE PMF 1931 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILAN HESAPLAMAYA İTİBAR EDİLMESİ HALİNDE; 2.998,15-TL geçici işgöremezlik, 4.414,50-TL bakıcı gideri ve 5.250,00-TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 12.662,65–TL tedavi gideri zararının tamamı ile, Yine toplam 1.893.162,65–TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararından tamamından, davalı sigorta şirketinin 410.000,00-TL poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla davalıların müştereken ve müteselsilen, 2-)MAHKEMECE TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILAN HESAPLAMAYA İTİBAR EDİLMESİ HALİNDE İSE; 2.998,15-TL geçici işgöremezlik, 4.414,50-TL bakıcı gideri, 5.250,00-TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 12.662,65–TL tedavi gideri zararının tamamı ile, Yine toplam 1.929.078,01–TL sürekli işgöremezlik/sakatlık zararından tamamından, davalı sigorta şirketinin 410.000,00-TL poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ciddi bir şekilde yaralandığını ileri sürerek tüm davalılardan maddi tazminat ve ayrıca sigorta şirketi haricindeki davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dava tarafları arasında, Mahkememizin bu davayı görmeye yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır. Davanın, uzamış ceza zamanaşımı hükümlerine tabi olması ve kaza tarihinde geçerli TCK hükümlerine göre dava tarihi itibariyle 8 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin dolmamış olması karşısında, davalı vekilinin zamanaşımı def'isi yerinde görülmemiştir. Trafik kazasından kaynakla tazminat davaları davacının yerleşim yerinde de görülebileceğinden ve dava tarihindeki davacının yerleşim yeri Mahkememiz yetki sınırları içerisinde bulunduğundan yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... adına tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu ve bu aracın davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu dosya kapsamına celp olunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. 2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. 6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Adli Trafik bilirkişisince mahkememize sunulan 11/04/2022 tarihli kusur raporunda; ".... plakalı Kamyonet Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda % 75 (yüzde yetmiş beş) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu; Tescilsiz Motosiklet Sürücüsü ...'nın ise %25 (yüzde yirmi beş) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 10/07/2023 tarihli maluliyet raporunda:".. Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 20 (yüzdeyirmi) olduğu, İş Göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği..." bildirilmiştir. Söz konusu raporun Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamına uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Öte yandan, ATK'nın 10/07/2023 tarihli raporunda kaçınılmaz tedavi giderleri yönünden bir tespit yapılmadığından, 9 aylık geçici iş göremezlik süresi nazara alındığında davacının SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının dosya içerisinde yer alan 29/07/2021 Tarihli Maluliyet raporunda tespit edildiği üzere 7.000,00 TL olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Yukarıda sözü edilen kusur raporu ve adli tıp raporları esas alınmak suretiyle aktüerya hesap bilirkişisi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İlişkin 10/07/2024 tarihli raporda; Davacının kaza sebebiyle uğradığı zarar; 2.998,15-TL geçici işgöremezlik, 4.414,50-TL bakıcı gideri, 5.250,00-TL tedavi masrafı, 1.929.078,01–TL sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 1.941.740,66 TL olarak tespit edilmiştir. Aktüerya hesap uzmanı tarafından düzenlenen söz konusu raporda, dava tarihinden sonra olacak şekilde SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri düşülerek sonuç geçici iş göremezlik zararı tespiti yapılmış ise de, sadece bu kaleme mahsus olarak yapılan ödemelerin hükmün infazında dikkate alınmasının yargılama giderlerinin doğru şekilde oranlanması (taraflara yüklenmesi) açısından daha doğru olacağı kanaatine varıldığından, davadan sonra yapılan ödemelerden davacının kazadaki yüzde 25 kusuru nispetinde bir düşüm yapılarak Mahkememizce resen davalıların sorumluluğundaki davadan sonraki ödemeler belirlenmiş ve hüküm fıkrasına işlenmiştir. Dava tarihinden önce yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri miktarı kadar ise davanın reddi gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı sürücünün kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlenmesi ve aksi yönde iş dava dosyasında ve soruşturma dosyasında delil bulunmaması nazara alınarak müterafik kusur indirimine gidilmemiştir. Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; Davacı vekili manevi tazminat talebini davalı araç maliki ve sürücüsüne yöneltmiştir. TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... ) Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgesi, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE, 1.893.162,65TL sürekli iş göremezlik zararı, 10.823,17TL geçici iş göremezlik zararı, 4.414,50TL bakıcı gideri zararı, 5.250,00TL tedavi gideri zararı olmak üzere toplamda 1.913.650,32TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli ölüm/sakatlanma teminat limiti olan (sürekli iş göremezlik zararı için) 410.000,00TL ile ve ayrıca sağlık tedavi teminat limiti olan (geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı zararları için) 410.000,00TL poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/09/2021tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 24/09/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Dava tarihinden sonra olacak şekilde 30/12/2021 tarihinde yapılan 2.524,20TL, 08/02/2022 tarihinde yapılan 2.776,62TL, 07/03/2022 tarihinde yapılan 2.524,20TL tutarında olmak üzere toplam 7.825,02TL geçici iş göremezlik zararına ilişkin ödemelerin hükmün infazı sırasında nazara alınmasına, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 150.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/09/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (430.487,67/453.935,96) 1.251,81TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 68,19TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 130.721,45TL ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 10.246,50TL olmak üzere toplam alınması gereken 140.967,95TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 556,73TL harç ile yargılama sırasında alınan 6.571,76TL ıslah harcı toplamı olan 7.128,49TL'nin mahsubu ile bakiye 133.839,46TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin 430.487,67/2.063,650,32 oranında hesaplanan 27.917,57TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı tarafından yapılan 59,30TL başvuru harcı, 556,73TL peşin harç ve 6.571,76TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.187,79TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 430.487,67/2.063,650,32 oranında hesaplanan 1.499,41 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı, 2.450,00TL bilirkişi ücretleri, 917,50TL posta-tebligat gideri, 3.345,00TL ATK fatura ücretleri ve 2.187,50TL maluliyet raporu ücretleri olmak üzere toplam 8.908,50TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (2.063.650,32/2.087.098,61) 8.808,41TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı Sigorta A.Ş.'nin (430.487,67/2.063,650,32 oranında) 1.837,48TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalıların tamamından sorumlu olmak kaydıyla), kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (23.448,29/453.935,96 oranında) 0,44TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, kalan kısmın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin üzerine bırakılmasına, 8-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 8,50TL vekalet suret harcı ve 50,00TL posta-tebligat ücreti olmak üzere toplam 58,50TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (23.448,29/2.087.098,61 oranında) 0,66TL'sinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, kalan kısmın davalılar ... ve ... üzerine bırakılmasına, 9-AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 270.501,54TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 430.487,67/1.913.650,32 oranında hesaplanan 60.851,02TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 10-AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 23.448,29TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2024 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/673, K. 2024/642, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-673-e-2024-642-k-4f438499290b