İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/620 E. 2025/1109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/620
- Karar No
- 2025/1109
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.' nın 4938 **** **** 3353 nolu kredi kartını kullanmakta olduğunu, davacının izni, rızası ve bilgisi dışında işbu kredi kartından; UYAP portalda yapılan ödemelere bağlı olarak; "Uyap İşlem Bedeli" adı altında, ekteki kredi kartı hesap özetinde görüleceği üzere; 27.09.2023-10.06.2024 tarihleri arasında toplam 5.475,12 TL. kesilmiş olduğunu, bu kesintilerin kanuna aykırı olup, faiziyle birlikte iadesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple davalı bankaya, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasından Ödeme Emri gönderilmiş olup, davalı Bankanın ödeme emrine haksız bir şekilde ödemeyi ötelemek adına itiraz etmiş olduğunu, bu itiraz sonucu dava açmak üzere arabuluculuğa başvurulmuş olup, Görüşme Sonunda Anlaşama sağlanamadığını, davalı Bankaca kredi kartına her ay %4,32 oranında faiz işletilmekte olduğunu, dolayısıyla belirtilen kesinti tutarlarının her birine ayrı ayrı olmak üzere; aylık % 4,32 oranında faiz işletilerek, davacıya iadesi yönünde davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davacının rızası ve izni olmadan yapılan toplam 5.475,12 TL. tutarındaki kesintinin davalı Bankadan aylık %4.32 faizi ile birlikte tahsilini teminen; Davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı bankadan edindiği kredi kartından Uyap portaldan yapılan ödemelere bağlı olarak "Uyap işlem bedeli" adıyla 5.475,12TL kesinti yapıldığı iddiasıyla bedelin tahsili için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ..E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış ve dosyaya itirazları üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, iş bu sebeple davacı tarafından İtirazın iptali için huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın açılmış olduğunu, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen gözetilmesi gereken bir dava şartı olduğunu, 6100 sayılı HMK m.114/1-c gereğince görevin dava şartı olduğunu, aynı Kanun’un 115. maddesi uyarınca dava şartı yokluğunda davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu, davacı tüketici sıfatına haiz olup, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73. maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden doğan davalara bakma görevi tüketici mahkemelerine ait olduğunu, bu nedenle eldeki davada görevli mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Kayseri Tüketici Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın görevli kayseri tüketici mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğunu, göreve ilişkin usuli itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Bankaların müşterilerine verdikleri hizmetin karşılığı olarak müşterilerinin yaptıkları bankacılık işlemleri için masraf, komisyon ve benzeri ad altında ücret almakta olduğunu, davalı bankanın da müşterilerine sunduğu hizmetler karşılığında kanuni hükümler çerçevesinde ürün ve hizmet ücreti tahsil etmekte olduğunu, davacı tarafından iadesi talep edilen Uyap İşlem Bedeli tahsilatlarının da davalı banka tarafından verilen hizmet kapsamında alınan işlem bedeli olduğunu, davacıdan tahsil edilen ücretlerin tamamen 6502 sayılı kanuna, tebliğlere göre ve diğer yasal düzenlemelere göre tahsil edilmiş olduğunu, gerçekten 6502 sayılı Kanun’un 4.maddesi 3.fıkrasında “ ….Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir…” şeklindeki hükmü gereğince BDDK tarafından 3 Ekim 2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren finansal tüketicilerden alınacak ücretlere ilişkin usûl ve esaslar hakkında yönetmelik 6. maddesinde sadece ek-1 tabloda yer alan tutarların tüketicilerden tahsil edilebileceğinin belirtilmiş olduğunu, evrakların temini, araştırılması, ayrıştırılması, kontrolü, yazımı, çıktısının alınması, kopyalanması ve taranması neticesinde ortaya çıkan maliyetlerin yanı sıra Banka içi yazışmaların ve belgelerin ilgili birime intikalleri için gereken postalama/kargo masrafları, geçmiş yıllara ilişkin belgelerin arşiv kayıtlarından temin edilmesi sonucunda yoğun emek ve zaman harcanması, evrakların temini aşamasında gereken operasyonel işlemlerin yürütülebilmesi için bu işe özel olarak personel tahsis edilmesi nedenleriyle ve Yönetmelikten de görüleceği üzere Tüketicilerden, ilgili Ücretlerin tahsil edilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmamakta olduğunu, Müşteriler ile davalı Banka arasında düzenlenmiş Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmeleri’nin “Vergi, Komisyon, Ücret ve Masraflar” başlığı gereğince, -“Müşteri, Ek Kart Hamili, borçtan şahsen sorumlu olan diğer kişiler, işbu Sözleşme’de yer alan tüm ürün ve hizmetler ile Banka’nın ileride uygulamaya koyacağı işlemlere ilişkin olarak Banka’ca belirlenen ve hesap özetinde ve/veya şubelerde ve/veya Banka’nın internet sitesinde ilan edilen veya edilecek oran ve/veya tutarda faiz, ücret, komisyon, masraf, gider, hesap işletim ücreti, çağrı merkezi (AloŞubem), internet hizmet bedeli, kendilerine gönderilecek ihbarname, ihtarname için masraf ve ücret ile bunlara uygulanacak BSMV’yi ödeyeceklerdir.” dendiğini ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 'Ücret İsteme Hakkı' başlıklı 22. maddesinde; "Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.” hükmüne yer verilmekte olduğunu, Bankaların tacir sıfatıyla müşterilerine verdiği hizmet karşılığında ücret, komisyon, masraf alması o hizmetin maliyetinin bir karşılığı olduğunu, Rekabet Kurulu'nun 01.08.2002 tarih ve 02-46/563-229 sayılı gerekçeli kararında da; "...her bankanın bankacılık hizmet bedellerini serbest piyasa koşullarında kendilerinin serbestçe tayin edebilecekleri" belirtilmekte olduğunu, iş bu nedenlerle söz konusu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep ettiklerini belirterek, öncelikle; usuli itirazları doğrultusunda davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, haksız ve kanuni dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Gevhernesibe vergi dairesine, Vakıfbank'a yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Dava mutlak ticari dava olmayıp ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Davaya konu olayın, davacının davalı bankaya ait kredi kartından Uyap işlem bedeli adı altında yapılan kesintinin iadesi amaçlı başlatılan takibe itiraza ilişkin olduğu, bu hali ile ortada mutlak bir ticari dava olmadığı, davacının gelen Vergi Dairesi müzekkere cevabına göre tacir olmaması ve davalı bankaya ait kartının da ticari kart olmaması nedeni ile davaya bakmanın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiği değerlendirilmiş ve Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/12/2025
Katip e- imzalıdır
Hakim e- imzalıdır