İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/324 E. 2025/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/324
- Karar No
- 2025/356
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan konkordato (adi konkordatodan kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerden ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 23/07/1997 tarihinde kurulduğunu, Kayseri OSB Mahallesi, 10. Cadde, Gürkan Blok, No:26, Melikgazi Kayseri adresinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi unvanı ile faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin %100 oranında pay sahibinin ... olduğunu, 21/02/2018 tarih ve 9521 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edilmiş olmak üzere şirketin tek pay sahibi konumundaki ...'ın şirketin münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirketin mevcut sermayesinin 3.150.000,00-TL olduğunu, 1997 yılında İstanbul'da faaliyetine başlayan firmanın aynı zamanda şirket merkez adresi olan Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde bulunan fabrikada her türlü yatak ve baza imalatı ve satışı ile ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 1997 yılında faaliyetine başlayan müvekkili firmanın her türlü yatak ve baza imalat ve satışı ile ticari faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu imalatlarının yurtiçi ve yurtdışı piyasalara satışını gerçekleştirdiğini, şirketin alacak ve borç vadeleri arasında uyumsuzluk olduğunu, müşterilerinin bir kısmının ödeme güçlüğüne düşmesi, tediyelerini aksatmaları ve tahsil edilemeyen alacaklar nedeniyle, şirketin bu finansman yükünü de taşımak durumunda kaldığını, bir diğer hususunda kurların ve faiz oranlarının yükselmesinin kredi ve ürün maliyetleri üzerindeki olumsuz etkileri olduğunu, zira yabancı paraların (USD ve Euro) Türk Lirası karşısındaki yükselişinin, buna paralel olarak gerek ticari kredilerde ve gerekse ham madde tedarikinde meydana gelen yukarı yönlü aşırı hareketliliklerin hijyenik havalandırma sistemleri sektöründe girdi maliyetlerini yükselttiği, karlılık açısında önemli gider ve maliyet unsunu olduğunu, müvekkili şirketin sektöründe sağladığı ve yıllara dayanan güven ve itibarını korumak keza ticari faaliyetlerini tedarikçileri, müşterileri ve kamu adına herhangi bir soruna neden olmadan finanse edebilmek için katlandığı yüksek faiz giderleri, tahsilinde sorun yaşanan alacaklar ve ödenmesi gereken keşide edilmiş ve/veya ciro edilmiş çekler nedeniyle ortaya çıkan finansman açığının karşılanması çabasının yüksek finansal taahhüt altına girilmesine sebep olduğunu belirterek borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında olan müvekkili şirketin İİK'nun 285 ve devamı hükümleri uyarınca borçlarını ödeyebilmesi ve muhtemel bir iflastan kurtulmasına yönelik olarak alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik, bağımsız olarak hazırlanan ön projelerinde belirlenen esaslar dahilinde, davanın kabulü ile; öncelikle İİK'nun 286. maddesi hükmüne göre konkordato talebinin içermesi gereken konkordato ön projesi ile diğer tüm belgelerin işbu dilekçe ve ekinde eksiksiz olarak sunulduğu dikkate alınarak İİK'nun 287. maddesi uyarınca müvekkili şirkete (gerekirse müvekkili şirketin ya da geçici komiserin talebi ile iki ay uzatılmak kaydıyla) tensiple birlikte üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla mahkeme tarafından tayin edilmek üzere bir geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; İİK'nun 288. maddesi uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan, geçici mühlet kararı ile birlikte İİK'nun 294. hükmünde belirtilen kesin mühletin sonuçlarına hükmedilmesi ve bahsi geçen hükmün gereği olarak, sayın mahkemece verilecek geçici mühlet içinde borçlu şirket aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra ve iflas takibi yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, yeni ihtiyati haciz, haciz ve e-haciz kararı alınmaması, ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz, haciz ve e-haciz kararlarının uygulanamaması, geçici mühlet içinde ihtiyati haciz ya da haciz kararlarının uygulanması halinde bunun durdurulması, geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin durması ve müvekkil şirketin malvarlığının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin alınmasına yönelik karar verilmesine İİK'nun 288/2. maddesi hükmü uyarınca, geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumu'nun resmî ilân portalında ilân olunmasına ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliği'ne, Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kurulu'na ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine; İİK'nun 289/1. maddesi hükmü uyarınca mahkemece verilen geçici mühlet içinde olmak kaydıyla, mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınmak suretiyle, müvekkili şirket tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde, müvekkili şirkete alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl süre (gerektiğinde altı ay uzatılmak kaydı ile) ile kesin mühlet verilmesine ve kesin mühlet kararı ile birlikte geçici komiser ya da komiserlerin görevlerinin devamı ile İİK'nun 294 ve devamı maddelerinde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine; ayrıca mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından İİK'nun 305. maddesi hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde İİK'nun 306. maddesi hükmü uyarınca her iki şirket için de nihai proje kapsamında konkordatonun tasdikine, İİK'nun 307 maddesinin 1. fıkrasının a, b, c fıkraları gereğince gerekli koşullar mevcut olduğundan rehinli malın muhafaza atına alınması ve satışının ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK'nun 306. maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YARGILAMA SÜRECİ: Başlangıçta dava ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına her iki şirket davacı gösterilerek açılmışsa da mahkememizce düzenlenen 28/03/2025 tarihli tensip tutanağı ile ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi adına açılan davanın bu davadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce düzenlenen 28/03/2025 tarihli tensip tutanağının 2 numaralı ara kararı ile "Eldeki davanın ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Medikal Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında konkordato istemiyle birlikte açıldığı, dosyaya sunulan kayıt, belge ve tabloların şirket bazında açık seçik ve düzenli olmamasından dolayı hangi şirkete ait olduğunun tespitinde güçlükler yasandığı, konkordato talep eden borçlu şirketinin finansal durumunun sunulan kayıtlardan net olarak tespitinde güçlük yaşandığı, yine alacaklı ve borçlu sayısının, alacak ve borç miktarının, aktif ve pasiflerinin açıkça görülemediği, dava dilekçesi ile birlikte sunulan listede ayrıntı olmadığı, eksikler olduğu görüldüğünden yine İİK'nun 286. maddesi içeriğine göre, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgelerin sunulmadığı, konkordato projesinin dosyaya sunulan bir kısım kayıt, belge ve bilgilerle örtüşmeyip çelişki arz ettiği, projede kaynak olarak gösterilen bir kısım taşınmazların satılmış veya mülkiyetinin projede sözü edilene ait olmadığı, davacı şirket ortağının Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talep ettiği, şirketin ortaklık yapısına göre sermaye arttırımına ve ortaktan alacakların tahsiline ilişkin konkordato kaynağının belirsiz olduğundan sunulan ön projenin kanuni şartları taşıyan ön proje vasfında olmadığı, görülmekle İİK'nun 286. maddesi gereğince borçlunun konkardato talebine eklenmesi gereken ve işbu maddede yazılı belgeler yönünden yapılan incelemeye ve sunulan/ açıklanan belgelerle ilgili karşılaştırmaya göre; a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesini, b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; Türk Ticaret Kanunu'na göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeleri c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, e) Sunulacak yeni ön projeyle ilgili Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartları'na göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanaklarını sunması için davacı şirket vekiline tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde İİK'nun 286. maddesinde belirtilen ve eklenmesi gereken belgelerin eksiksiz olarak mevcut olmadığı kabul edilerek konkordato dava ve talebinin ön koşul yokluğundan reddine karar verileceğinin davacı şirket vekiline işbu tensip tutanağının bir örneğinin tebliği yolu ile ihtar edilmiş sayılmasına, ..." karar verilmiş ve bu tutanak davacı vekiline 02/04/2025 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 09/04/2025 tarihli dilekçesinde "... mahkemenizin mezkur dosyası kapsamında talep etmiş olduğumuz konkordato müessesesine ilişkin olarak müvekkil şirketin vergi levhasını işbu dilekçe ekinde sayın mahkemenize sunuyoruz. Tüm bu hususlara ek olarak 2004 sayılı yasada konkordato verilmesi için gerekli evraklar olan konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığını ve mali durumunu gösterir belgeler, alacaklı ve alacak listesi, karşılaştırma tablosu, makul güvence veren denetim raporlarından konkordato ön projesi 09/04/2025 tarihinde; diğer evraklar ise 27/03/2025 tarihinde sayın mahkemenize sunulmuş durumdadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 286. maddesinde belirtilen evraklarla birlikte konkordato talebinin Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmasıyla birlikte söz konusu belgeler eksiksizse talebe ek olarak sunulan belgelerin içeriği incelenmeksizin derhal geçici mühlet kararı verileceği düzenlenmektedir. müvekkil şirketin halihazırda borçlu olduğu icra dosyaları ile alakalı olarak iş yeri tahliye ve haciz tehdidi altındadır. söz konusu geçiçi mühlet kararı bir an evvel verilmez ise müvekkil firmanın başvurmuş olduğu konkordato müessesesinin bir anlamı kalmayacaktır. hal böyle iken 2004 sayılı YAsanın 286. maddesinde yer alan belgelerin eksiksiz bir şekilde sayın mahkemenize sunulduğu da göz önünde bulundurularak müvekkil şirket lehine geçiçi mühlet kararı verilmesini talep ediyoruz. Zira sayın başkanlığınızca tarafımıza tebliğ edilen tensip zaptında da eksikliklerin tamamlanması halinde ivedi bir şekilde dosyanın incelemeye alınmasına karar verilmiştir. ..." şeklinde beyanda bulunmuş, 28/03/2025 tarihli tensip tutanağının 2 numaralı ara kararı ile ile mahkememizce sunulması istenilen kayıt ve belgeler kesin süre içinde sunulmamıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Talep, İİK'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordatonun tasdiki isteğine ilişkindir. Konkordato talebinde bulunan davacı şirket yönünden, konkordatonun tasdiki şartlarının oluşup oluşmadığı, İcra İflas Kanunu'nun 286. maddesinde belirtilen evrakların gerektiği gibi ve eksiksiz olarak sunulup sunulmadığı, davacı şirketin böyle bir talepte bulunup bulunamayacağı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Konkordato; bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesince tasdik edilmekle hüküm ifade eden cebri anlaşma olup, bu anlaşma uyarınca alacaklıların, alacaklarının bir kısmından feragat etmesi veya borçluya borcunu ödemek konusunda belli bir süre vermesi, borçlunun da anlaşmaya uygun şekilde borcunu ödemesi halinde borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan hukuki bir müessesedir. Konkordatonun amacı, elinde olmayan nedenlerle mali durumu bozulmuş dürüst borçluları korumaktır. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan ekonomik kriz durumlarında, bozulan piyasa koşullarına bağlı olarak kötü niyetli olmayan borçlular borçlarını vadesinde ödeme konusunda sorun yaşayabilmektedir. Bu sorunlar iflasa tabi borçlular yönünden iflaslara, iflasa tabi olmayan borçlular yönünden ise önce davranan alacaklının alacağını tahsil etmesine karşın diğer alacaklıların alacağına hiç veya yeterli düzeyde kavuşamamasına neden olmaktadır. İşte bu gibi durumların giderilmesi adına kanun koyucu tarafından İİK'nun 285. ve devamındaki maddelerde konkordato müessesesi düzenlenmiştir. Konkordato hem borçlunun hem alacaklının lehinedir. Zira konkordato sayesinde iflasa tabi borçlu iflastan ve iflasın sonuçlarından, iflasa tabi olmayan borçlu ise bütün mal varlığının, alacaklılardan birinin veya bir kaçının alacağının tahsili için haczedilip satılmasına karşın geri kalan alacaklılarca tahsil edilemeyen alacaklar yönünden cebri icra tehdidi altında yaşamaktan kurtulacaktır. Öte yandan konkordato sayesinde alacaklılar haciz ve iflas masrafları yapmaksızın daha fazla miktarlarda alacak tahsil etme olanağı bulacaktır. Davacı vekilince, bu davanın davacısı olan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin alacak ve borç vadeleri arasında uyumsuzluk olduğu, müşterilerinin bir kısmının ödeme güçlüğüne düşmesi, tediyelerini aksatmaları ve tahsil edilemeyen alacaklar nedeniyle şirketin bu finansman yükünü de taşımak durumunda kaldığı, döviz kurların ve faiz oranlarının yükselmesinin kredi ve ürün maliyetleri üzerindeki olumsuz etkileri olduğu, zira yabancı paraların (USD ve Euro) Türk Lirası karşısındaki yükselişinin, buna paralel olarak gerek ticari kredilerde ve gerekse ham madde tedarikinde meydana gelen yukarı yönlü aşırı hareketliliklerin hijyenik havalandırma sistemleri sektöründe girdi maliyetlerini yükselttiği, karlılık açısında önemli gider ve maliyet unsunu olduğu, şirketin sektöründe sağladığı ve yıllara dayanan güven ve itibarını korumak keza ticari faaliyetlerini tedarikçileri, müşterileri ve kamu adına herhangi bir soruna neden olmadan finanse edebilmek için katlandığı yüksek faiz giderleri, tahsilinde sorun yaşanan alacaklar ve ödenmesi gereken keşide edilmiş ve/veya ciro edilmiş çekler nedeniyle ortaya çıkan finansman açığının karşılanması çabasının yüksek finansal taahhüt altına girilmesine sebep olduğu ileri sürülerek konkordato mühleti verilmesi talep edilmiştir. Konkordato talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişilerin talep dilekçesine eklemek durumunda olduğu belgeler İİK'nun 286. maddesinde ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik'te açıkça gösterilmiştir. Konkordato talep eden borçluların; borç miktarları, borçlu oldukları kişiler, borcu ödeme şekil ve imkanları, mal varlıkları, iflasa tabi olup olmadıkları, borcun ödenmemesi halinde alacaklıların eline geçmesi muhtemel para miktarı, talep edilen vade veya tenzilat miktarları gibi etmenler birbirinden farklı olacağından konkordato talebinde bulunan her bir borçlu için İİK'nun 285. maddesinde ve bahsi geçen yönetmelikte sayılan belgelerin talep dilekçesi ekinde ibrazı zorunludur. Zira alacaklıların ancak bu belgeler üzerinden konkordato talebinin içeriğini değerlendirebilmesi mümkün olacağı gibi mahkemece ancak bu belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararı verilebilecektir. Eldeki dosyada; davacı vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen konkordato ön projesinde ve makul güvence raporunda şirketin borca batık olmadığının bildirildiği, ön projede şirket adına kayıtlı Amasya İli, Merkez İlçesi, Kirazlıdere Mahallesi, 1446 Ada, 5 Parselin 2027 yılında satılarak kaynak oluşturulacağının ifade edildiği, ancak mahkememizce Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırmada bu taşınmazın borçlu şirket adına tapuya kayıtlı olmadığı görülmüştür. Yine ön projede kaynak olarak gösterilen İzmir İli, Menemen İlçesi, 30 Ağustos Mahallesi 3042 Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde Halkbank lehine ipotek tesis edilmiş olduğu, ayrıca tapu kaydı üzerinde çok fazla kamu haczi olduğu görülmüştür. Projede 2027 yılında 1.000.000,00-TL, 2028 yılında 2.000.000,00-TL ve 2029 yılında 4.000.000,00-TL sermaye artışına gidileceği vaad edilmesine rağmen dosya kapsamından mevcut sermaye taahhüdünün dahi halihazırda ödenmemiş olduğu görülmektedir. Mevcut sermaye taahhüdünün ödenmemiş olması ileride vaad edilen sermaye artışları hakkında kuşku ve belirsizlik oluşturmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan bilançonun hangi şirkete ait olduğu anlaşılamamaktadır. Dava dilekçesi ekinde gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilanço, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerini içerir listenin, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumlarını gösterir liste sunulmamıştır. Borçlunun mali durumunu açıklayıcı belge sunulmuşsa da iki şirket adına konkordato istemli tek dava açıldığı ve mahkememizce tefrik kararı verildiği dikkate alındığında bu belgenin hangi şirkete ait olduğu belli değildir. Tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgelerin sunulması gerekirken dilekçe ekinde sunulan listede alacakların vadeleri, rehinli olup olmadıkları gibi hususlarda açıklama bulunmamaktadır. Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablonun talep dilekçesi ile birlikte sunulmasının gerekli olmasına rağmen, dosyada bir liste varsa daiki şirket adına konkordato istemli tek dava açıldığı ve mahkememizce tefrik kararı verildiği dikkate alındığında bu belgenin hangi şirkete ait olduğu anlaşılamamaktadır. Buna göre genel bir ifadeyle; dosyaya sunulan kayıt, belge ve tabloların şirket bazında açık seçik ve düzenli olmamasından dolayı tek dava dilekçesiyle iki şirket adına konkordato istemli dava açıldığı ve mahkememizce tefrik kararı verildiği dikkate alındığında hangi şirkete ait olduğunun tespitinde güçlükler yasandığı, konkordato talep eden borçlu şirketinin finansal durumunun sunulan kayıtlardan net olarak tespitinde güçlük yaşandığı, yine alacaklı ve borçlu sayısının, alacak ve borç miktarının, aktif ve pasiflerinin açıkça görülemediği, dava dilekçesi ile birlikte sunulan listede ayrıntı olmayıp eksikler olduğu, yine İİK'nun 286. maddesi içeriğine göre, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgelerin sunulmadığı, konkordato ön projesinin dosyaya sunulan bir kısım kayıt, belge ve bilgilerle örtüşmeyip çelişki arz ettiği, projede kaynak olarak gösterilen bir kısım taşınmazların satılmış veya mülkiyetinin projede sözü edilene ait olmadığı, davacı şirket ortağının Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talep ettiği, şirketin ortaklık yapısına göre sermaye arttırımına ve ortaktan alacakların tahsiline ilişkin konkordato kaynağının belirsiz olduğundan sunulan ön projenin kanuni şartları taşıyan ön proje vasfında olmadığı, bu haliyle sunulan konkordato ön projesinin de yetersiz olduğu değerlendirilmiştir. İİK'nun 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato ön projesinde konkordatonun tasdikinden itibaren şirketin borçlarının 36 ayda faizsiz olarak ödeneceği, ödemelerin mart, haziran, eylül ve aralık ayında olmak üzere yılda 4 taksit halinde ödeneceği öngörülmektedir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden ve mali kayıt örneklerinden davacı şirketin borca batık olmadığı görülmektedir. Davacının borçlarını tasdik tarihinden (2027 yılından) itibaren başlayarak, üçer ay ara ile 12 eşit taksitlerle (36 ayda) faizsiz ödenmesi" şeklindeki işbu konkordato projesinin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, zira karar tarihinden itibaren 3 yılda herhangi bir faiz uygulanmamak suretiyle ödeme teklifinin, talep eden şirketin borca batık olmadığı dikkate alındığında ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı gibi ödemelerde uygulanacak vade ve faiz oranının talep eden şirketin kaynaklarına göre makul seviyede olmadığı, bu haliyle borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğu, talep eden tarafın konkordatoyu finansal bir enstrüman olarak kullanmak istemesinin konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmadığı, alacaklıların zararına olduğu, bu durumda mevcut projeye göre İİK'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığı değerlendirilmiştir. Zira yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereğince konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmamalıdır. Bu kabulden hareketle uzun vadeye yayılmış faizsiz ödeme planını içeren projeye ve buna dayanılarak verilecek karar; genel anlamda takibi güç ve HMK'nun 297. maddesine uygun bir karar olmaktan uzaktır. Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Yine, İİK'nun 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/1277 Esas ve 2024/1694 Karar sayılı, 2024/3354 Esas ve 2024/5179 Karar sayılı, 2023/3036 Esas ve 2023/3516 Karar sayılı, 2023/2780 Esas ve 2023/3149 Karar sayılı emsal ilamları). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; dosyaya sunulan konkordato ön projesinin konkordato projelerinin davacı yönünden uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. İİK'nun 286. maddesinde yazılı ön proje ve bir kısım belgelerin şeklen sunulmuş olsa da, kanunda aranan içeriğe ve yeterliliğe sahip olmadığı görülmektedir. Davacının konkordato talebinde yasal nitelikte proje sunduğu da kabul edilemez. Konkordatonun bir ucuz kredi yöntemi ve finansal enstrüman olarak öngörülmesi ve aleyhine yapılacak icra takiplerinden kurtulmak amacıyla konkordato talep edilmesi ise bu kurumun amacına aykırı olacaktır. Bu bağlamda davacının İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgeleri eksiksiz şekilde ibraz etmemiş olması nedeniyle usule uygun şekilde yapılmış bir konkordato başvurusunun bulunmadığı, bu haliyle konkordato başvurusuna ilişkin ön koşulların yerine getirilmemesi nedeniyle geçici mühlet kararı da verilemeyeceği gözetildiğinde, konkordato talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle: 1-Davacı borçlunun konkordato talebinin İİK'nun 286. maddesi gereğince konkordato talep dilekçesine eklemek zorunda olduğu belgelerini tam ve eksiksiz olarak eklememiş ve sunmamış olması nedeniyle ön koşul yokluğundan REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı tarafın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme ile gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Başkan *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Katip *** E-imzalıdır