İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/20 E. 2025/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/20
Karar No
2025/516
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :... KARAR NO :... HAKİM :... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tokat ili, Zile ilçesinde mermer işleme-montaj işiyle iştigal ettiğini, davalının ise Kayseri ilinde inşaat müteahhitliği-taşınmaz alım-satım işiyle iştigal ettiğini, davalı tarafın mermer teslim işi ve nakit para karşılığı müvekkiline, Kayseri ilinde anahtar teslim bir apartman dairesi satmayı teklif ettiğini ve inşaatın 2022 yılı sonuna kadar biteceğini taahhüt etmiş, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini ve tarafların anlaştığını, tarafların kendi aralarında "Protokol" başlıklı 04/06/2021 tarihli, adi yazılı şekilde hazırlanmış bir taşınmaz satış sözleşmesi düzenlediklerini ve karşılıklı olarak imzaladıklarını, protokol başlıklı 04/06/2021 tarihli sözleşmeye göre davalının “Kayseri ili Kocasinan İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parseldeki binanın 6. Kat Güney Doğu Cephesinde bulunan meskeni" 400.000,00-TL bedel ile davacıya sattığını, bu paranın 100.000,00-TL'sinin sözleşme esnasında peşin ödendiğini, 115.000,00-TL'sinin mermer teslimi ve montajı şeklinde ödendiğini, kalan satış bedelinin de muhtelif tarihlerde ödendiğini ve davalıya toplamda 335.000,00-TL ödeme yapıldığını, ancak davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği tarihte taşınmazı teslim etmediğini, davalının Kayseri 1. Noterliğinin 06/08/2024 tarih 11209 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnamede 'inşaatı yapamadığını, davacının ödediği paraların taksitler halinde ödeyeceğini' müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin buna karşılık Zile Noterliğinin 19/08/2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek taşınmazın güncel değerinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, cevaben gönderilen ihtarnamede ise henüz inşaatı başlamamış bir daire teslim edeceğini aksi halde parayı önceki şartlarda ödeyeceğini belirttiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi gereği müvekkiline geri ödeme yapılması gerektiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, öncelikle müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmaması adına davalı adına kayıtlı taşınmazlara ve trafikte adına kayıtlı araçlara 3. kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir / ihtiyati haciz konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak olan şimdilik 1.000.000,00-TL alacağın ve bu alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafa başlangıçta 1 parseldeki taşınmaz hususunda anlaşıldığını ancak davacının kendi kabulü ile 3 parselin 6. kat güney-doğu cephesinde bulunan daire konusunda anlaşma sağladıklarını, sözleşmenin aslının davacıda olduğunu, müvekkiline suretinin değiştirilmiş şeklinde bir nüshasının yollandığını, taraflar arasında geçerli olan bir sözleşme bulunmadığını, davacının 2023 yılı başlarında müvekkilini arayarak sözleşmeden dönmek istediğini belirttiğini ve parasının iade edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de o tarihte sıkışık olduğunu belirterek kendisinden 25.000,00-TL talep ettiğini, davacının emanet olarak ödeme yaptığını, daha sonra bu bedelin davalı tarafından davacıya iade edildiğini, eğer davacı ile müvekkili arasındaki sözleşme devam ediyor olsa idi davacının 25.000,00-TL'yi emanet olarak değil bakiye borcundan düşülmek üzere ödeyeceğini ve müvekkilinin de bu bedeli iade etmeyeceğini, müvekkilinin asıl sözleşmede yapılan değişiklikle kararlaştırılan 2885 ada, 3 parselde bulunan 6. Kat güney-doğu cephesindeki daireyi davacıya eksik kalan bedelin de güncellenerek ödenmesi halinde teslime ve tapuda tescile hazır olduğunu, inşaatın yapımının hızla devam ettiğini, adı geçen taşınmazın kabulü halinde müvekkili tarafından tapu devrinin sağlanacağını, davacının iyi niyetli olmadığını ve haksız çıkar elde etmeye çalıştığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olması nedeniyle mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, Tokat Defterdarlığı'nın 10/01/2025 tarihli yazı cevabına göre davacı...'in 21/10/2016 tarihinden itibaren basit usulde ticari kazanç mükellefiyet kaydının bulunduğu, gelir vergisi verme yükümlülüğünün dahi bulunmadığı, her ne kadar 05/07/2017 - 05/03/2018 tarihleri arasında Ostim Vergi Dairesi'nde kayıtlı ... Veteriner Sağlık Ürünleri Yem Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde ortaklığı bulunsa da dava tarihi itibariyle ortaklığı bulunmadığı gibi eldeki davada şirketin taraf olmayıp davacının bizzat kendisinin taraf olduğu, bu bilgilere göre davacının tacir değil esnaf sayılması gerektiği, davalı ...tacir olsa da davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari davalardan olmadığı, yine TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davacının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- HMK 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- HMK. nun 20. Maddesi gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip ve yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli olan Kayseri ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmesi için Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/20, K. 2025/516, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-20-e-2025-516-k-85e03835a095