İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1011 E. 2025/843 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1011
Karar No
2025/843
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP :... DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ :... Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin yaptığı iş alanı içinde son derece tanınır ve güvenilik bir şirket olduğunu, davalı tarafın 31/07/2024 tarihli ... numaralı ve 3.000-Euro bedelli yurt dışı nakliye bedeli faturasından kaynaklı olarak bakiye 2.000-Euro müvekkiline borçlu bulunduğunu, yapılan görüşmelere rağmen davalı tarafın bu borcunu ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafın yaptığı haksız itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği müvekkilinin borcunu geciktirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının alacağının zaman aşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile konkordato ilan ettiğini ve 09/01/2025 tarihi itibariyle 3 aylık geçici mühlet süresi alındığını, öncelikle davacının davasının reddini, aksi kanaat hasıl olması durumunda ise ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasını, neticeten davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, vergi dairesi kayıtları, icra takibine konu edilen fatura, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ... Lojistik Dış Ticaret ... Ltd. Şti., borçlunun ... Dış Ticaret ... Kollektif Şirketi olduğu, 2.000,00-Euro toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyaya mübrez 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davacı ve davalının 2024 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu ve e-defterlerin beratlarının olduğu, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK'nın 222/2'ye uygun olduğu, takip ve davaya konu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya karşılık 1.000,00-Euro ödemeninde taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip ve davaya konu faturanın ticari senaryolu e-fatura olduğu ve iptal ve itirazın olmadığı, taraf defterlerinde davacının takip tarihi itibari ile 2.000,00-Euro alacaklı göründüğünün tespit edildiği, takip tarihi 22.11.2024 itibari ile 2.000,00-Euro'nun TCMB 36.1038-TL/Euro kuru ile 72.207,60-TL olduğu, dava tarihi 11.12.2024 itibari ile 2.000,00-Euro'nun TCMB 36.6756-TL/Euro kuru ile 73.351,20-TL olduğu yönünde görüş bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, bakiye fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı). Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davacı ... Lojistik...Ltd.Şti tarafından borçlu ... Dış Ticaret Mobilya ... Kollektif Şirketi aleyhine 2.000,00-EURO üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, davanın kötü niyetli olduğunu, taleplerinin reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu alacak sözleşme ilişkisine dayalı fatura alacağına ilişkin olduğundan TBK 146 maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olmakla ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 30/04/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerinin yerinde incelenmesini talep etmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 09/07/2025 tarihli rapora göre takibe dayanak MP52024000000001 seri numaralı, 31/07/2024 tarihli ve 3.000,00-EURO bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, davalının 11/10/2024 tarihinde 1.000,00-EURO ödeme yaptığı, bakiye borcunun 2.000,00-EURO olduğu, bu tutar kadar davacının davalıdan faturadan kaynaklı bakiye alacağı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmekle hükme esas alınmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış ise de borcun söz konusu olmadığına yahut ödendiğine dair maddi vakıa ileri sürmediğinden yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itiraza konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Son olarak yargılama harç ve vekalet ücretinin Yargıtay 6. HD ve Kayseri BAM 6. HD güncel uygulaması gereği dava tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması gerekmektedir. İcra inkar tazminatı ise takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanarak aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin ödeme emrinde yazılı tutar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-Alacak likit olduğundan İ.İ.K.'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 72.920,00-TL'nin %20'si tutarında (14.584,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.981,17-TL ilam harcından, tahsil edilen 892,31-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 4.088,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 892,31-TL peşin harç, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 105,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.424,91-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1011, K. 2025/843, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1011-e-2025-843-k-2304d7588a4d