İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/520 E. 2024/851 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/520
- Karar No
- 2024/851
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2-*** DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...’e ait 38 ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketin poliçesini düzenlediği, diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde olan 38 ... plakalı araç ile 15/12/2021 tarihinde çarpışması sonucu müvekkiline ait araçta maddi hasarlı kaza olduğunu ve araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı ...’e ait ve onun sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın müvekkilinin aracının seyir halindeyken yağıştan dolayı duramayarak kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, trafik kaza tespit tutanağında da davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde yağış nedeniyle frene basmasına rağmen duramadığının yazdığını, kaza sonrası müvekkilinin aracında oluşan maddi hasarın karşılanmadığını, araçta oluşan maddi hasarın miktarının en az 20.000,00-TL olduğunu, şimdilik kısmi olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 500,00-TL hasar nedeniyle maddi tazminat taleplerinin davalı ... Anonim Şirketi ve davalı ...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen talep ettiklerini, kaza nedeniyle müvekkili davacının aracının uzun süre tamirde kalması nedeniyle müvekkilinin aracını kullanamadığını, müvekkilinin aracını kullanamamasından kaynaklı olarak oluşan maddi zararın bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması sonucu tespit edilecek rakamdan şimdilik kısmi olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi ve davalı ...’den müştereken ve müteselsilen talep ettiklerini, kaza nedeniyle müvekkilin aracının en az 100.000,00-TL civarı değer kaybına uğradığını, araçta oluşan değer kaybının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilecek rakamdan şimdilik kısmi dava olarak fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere 5.000,00-TL'nin her iki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusunun ZMMS sigortasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, dava konusu itilafın trafik zorunlu sigortasından kaynaklandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak sigortalısının kusuru oranında ve azami teminat miktarı ile söz konusu olabileceğini, davacı tarafından iddia edilen kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu hususun tespiti için inceleme yapılması gerektiğini, davacının bakiye zararının ispatı yönünden ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığını, değer kaybı tazminatının 01/10/2022 tarihinde 7.107,00-TL başvuran vekili Ezgi Sıla Köknar Yıldırım'a yapıldığını, sonuç olarak sigorta hukuku kapsamında ilgililerin hak sahipliğinin, sigortayı kuran ilgili mevzuat ve bu mevzuata göre poliçe içeriğini kurala bağlayan ilgili genel şartlara göre belirlendiğini, söz konusu genel şartlarda dayanağın 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6102 sayılı TTK’dan aldığını, Anayasa Mahkemesi'nin kararının genel şartların ekleriyle birlikte uygulanması yönünde bir etkisi bulunmadığını belirterek başvuranın kazanın oluş şeklini, hasar tazminatını belirlemeye yarayacak tüm delillerin kendilerine ibrazına, haksız davanın reddine; müvekkili şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, bu davalı davaya her hangi bir cevap vermemiş ancak ön inceleme duruşmasında; "Kaza günü hava yağışlıydı. Yağmur yağıyordu. Ben frene bastım fakat araç durmadı. Davacı ... ile tutanak tutmayı teklif ettim. Kendisi bana tutanak tutmayı bilmiyorum dedi. Sigorta yaptırdığı acenteyi çağırdı. Gelen sigorta acentesi hanım tutanağı düzenledi. Biz de imzaladık. Benim kullandığım araç çalıştığım firmada kiralık olarak Renault Gülpar firmasından alınmıştır. Kazadan belli bir zaman sonra Av. Atakan Cengiz beni aradı kendisinin arabulucu olduğunu söyledi. Bu kaza nedeniyle bana ve ... Şirketi'ne dava açıldığını söyledi. Ben aracın kiralık olduğunu benim kullandığım aracın kaskosunun ve trafik sigortasının olduğunu söyledim. Sonra davacı ...'i aradım bana dava açmışısınız dedim. Seninle alakası yok, ben sigorta şirketinden hasar zararımı almak için dava açtım dedi. Daha sonra mahkemenizden eve tebligat geldi. Ben davayı kabul etmiyorum. Davanın reddine karar verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; 15/12/2021 tarihli trafik kaza tespit tutanağına, araçtaki hasara ilişkin resim suretlerine, arabuluculuk son tutanağının aslına, tanık anlatımlarına, sigorta şirketinin hasar dosyasına, keşif ve bilirkişi incelemesi, aracın kaza öncesi ve sonrası değer değerine ve değer kaybına ilişkin belgelere delil olarak dayanılmşıtır. Davalı ... A.Ş. tarafından; karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... yasal süresi içinde delil bildirmemiştir. Davacının ve davalı ...'in T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı araç arasında 15/12/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araçsızlık zararının tazmini için davacının ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğunun ve akıbetinin sorulmasına, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örnekleri gönderilmesi ve davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi istenilmiştir. 26/05/2023 havale tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 15/12/2021 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun sorulmasına ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 26/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 15/12/2021 tarihi itibarı ile ve bu tarihten öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenilmiştir. 24/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak ... A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile (Acente no: ***, Poliçe no: ***, Hasar dosya numarası: ...) sigortalanmış davacıya ait 38 ... plakalı aracın 15/12/2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili açılan ... sayılı hasar hasar dosyasının, bu dosyada alınan ekspertiz raporu, servis iş emri ve faturaların, kaza ve kasko poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, yine davacıya ait 38 ... plakalı aracın 15/12/2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 26/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı tarafından bildirilen tanık yargılama sırasında usulünce dinlenmiştir. Davacı tanığı Hicran Badem duruşmada; "Davaya konu 15/12/2021 tarihli kaza anının oluşumunu görmedim. Ancak kazadan sonra ... beni aradı. Oğlu ...'in kazaya karıştığını söyledi. Ben hemen olay yerine gittim. Araçlar halen kazadan sonra aynı pozisyonda olay yerinde duruyordu. Araçların orada fotoğraflarını çektim. Daha sonrada sigorta işlemlerine başladım. Ayrıca kaza tespit tutanağı tuttum . Kazaya karışan iki tarafta tutanağı imzaladı. Bana kaza günü olay yerine gittiğimde kazaya karışan tarafların anlattığına göre ismini şu an hatırlayamayacağım ...'in aracına çarpan araç kendisine "Dur" levhası olan yoldan ana yola çıkmış. Ana yoldan giden ...'in kullandığı araca çarpmış. Tarafların bana olay yerinde anlattıkları bu şekildeydi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt ve araç ruhsat örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, ekspertiz raporu ve fotoğraflar, tanık anlatımı ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a-15/12/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Bu kaza nedeniyle davacıya ait 38AAJ 289 plakalı araçta meydana gelen hasar zararının kaç TL olduğu, kasko sigortası, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacının tazmin edilmeyen bakiye hasar zararı olup olmadığı var ise miktarının kaç TL olduğu, c-Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, hasar dosyası örnekleri, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 15/12/2021 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğunun hesaplanması, D-Davacıya ait aracın bu trafik kazası nedeniyle makul onarım süresinin kaç gün olduğu, davacının makul onarım süresi içeresinde aracını kullanamamaktan kaynaklı araç mahrumiyet zararının kaç TL olduğu konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda özetle; "Bu raporun olay bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir. Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir trafik kazası olduğu, raporun 2. maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, akşam saatlerinde havanın yağışlı ve zeminin ıslak olduğu sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, kavşağa yaklaştığında kendisine hitaben DUR trafik levhasına uymamış, ıslak zeminin durumunu dikkate alarak kavşak öncesinde durmamış ve aracını durduramamış, solundan gelen araç trafiğini kontrol ederek ilk geçiş hakkını diğer araç sürücüsüne vermemiş, aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, raporun 3. maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, raporun 4. maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 38 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle 38 ... plakalı araç sahibi ... Araç. Ev Ger. Tur. Sey. Nak. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve 38 ... plakalı araç sahibi ...'in kazanın meydana gelmesinde bir ihmallerinin ve etkilerinin olmadığı, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, dava konusu araç için 15/12/2021 olay tarihi itibarıyla 27.685-TL değer kaybı tespit edildiği, dava konusu araç için 15/12/2021 olay tarihi itibarıyla meydana gelen hasar zararının 22.234,82-TL olduğu, davacının tazmin edilmeyen bakiye hasar zararının 8.513,95-TL olduğu, dava konusu araç için 15/12/2021 olay tarihi itibarıyla araç hak mahrumiyet bedelinin 2.000,00-TL olduğu" belirtilmiştir. Davacı vekilinin 02/04/2024 tarihli rapora karşı beyan ve itirazları ile talebine nazaran dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdine, 02/04/2024 tarihli rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarının incelenerek bunları karşılar ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "Söz konusu iskonto ve hukuki değerlendirme mahkemenize ait olup, dava konusu aracın kaza tarihi itibari ile 4 yaşında olması ve söz konusu parçaların tedarik edildiğine dair dosya içeriğinde bir bulgu olmaması nedeni ile orijinal parça fiyatları üzerinden değerlendirilme yapıldığı, davalı vekilininin araç değer kaybına ait itirazındaki tespitlerimin tekrar gözden geçirildiği, araç fiyatlarının tespitinde internet ilanı ile Kayseri İli'nde faaliyet gösteren firmalardan bilgi alınarak yapıldığı, bu nedenle kök raporda değişikliğe sebep olacak herhangi bir durum olmadığı" belirtilmiştir. Davacı vekilinin 15/12/2023 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunduğu aynı tarihte arttırılan miktar üzerinden ıslah harcı yatırdığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, 15/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazısında davacıya ait 38 ... plakalı araçta meydana gelen araç hasar zararı, araç mahrumiyet (ikame araç) zararı ve araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; 15/12/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet (ikame araç) zararı olup olmadığı, var ise zarar miktarlarının ne kadar olduğu ve davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadıkları, davalı sigorta şirketinin zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı, davacı aracının kasko sigortası tarafından onarımının yapılıp yapılmadığı ve bu nedenle davacının bakiye araç zarının bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin davacıya araç değer kaybı tazminatı ödeyip ödemediği ve bu nedenle davacının bakiye araç değer kaybının bulunup bulanmadığı, davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüp düşürmediği noktalarında toplanmaktadır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 97. maddesine yönelik dava şatlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar." TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 15/12/2021 tarihli trafik kazasında davacının aracının hasarlanmıştır. Davacı 06/03/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş ve 23/03/2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri olumsuzlukla sonuçlanmıştır. Eldeki dava ise 22/05/2023 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı davalı sigorta şirketinin zaman aşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zaman aşımı def'inin ve hak düşürücü süre itirazının yersiz olduğu değerlendirilmiştir. Kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığına ilişkin itirazın değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığına yönelik itirazda bulunmuştur. Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür. Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir. Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre mahkememizce, davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekmiştir. Eldeki davayı davacının kısmi dava olarak açmasına engel bir durum da bulunmamaktadır. Dolayısı ile davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığına yönelik itirazına itibar edilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2997 Esas ve 2021/331 Karar sayılı emsal ilamı). Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Kayseri İli, Melikgazi İlçesi Keykubat Mahallesi'nde 15/12/2021 günü saat 19:00 sıralarında davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Osman Kavuncu Bulvarı yan yol istikametinde ilerlerken Derinkuyu Caddesi kavşağında geldiğinde kendisine hitaben "Dur" trafik levhasına dikkat etmeyerek aracının sağ ön kısmı ile Osman Kavuncu Bulvarı ana yol istikametinden gelip Derinkuyu Caddesi'ne dönerek cadde istikametinde gitmek isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sol arka köşe kısımları ile çarpışması sonucu meydana gelen iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkememizce keşif icrası ile birlikte görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda özetle; "Kazaya yol açan kök neden; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 95. maddesindeki "c) Trafik işaret levhaları, tertipleri ve yer işaretlemelerine," kuralına uymama, 101. maddesindeki "b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak," kuralına uymama, 157. maddesindeki "6) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma," ve "8) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama," kuralına uymama nedeniyle aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, akşam saatlerinde havanın yağışlı ve zeminin ıslak olduğu sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, kavşağa yaklaştığında kendisine hitaben "Dur" trafik levhasına uymamış, ıslak zeminin durumunu dikkate alarak kavşak öncesinde durmamış ve aracını durduramamış, solundan gelen araç trafiğini kontrol ederek ilk geçiş hakkını diğer araç sürücüsüne vermemiş, aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Dosya içeriğinde kazaya istinaden yapmış olduğum incelemeler, kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, olay yeri incelemesi ve teknik değerlendirme sonrasında; 38 ... plakalı araç sürücüsünün normal şekilde yoluna devam ettiği, 38 ... plakalı aracın kendisine hitaben "Dur" trafik levhasına uymaması ve kavşaklarda geçiş önceliğine dikkat etmemesi hususları dikkate alındığında; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği kanatine varılmıştır. Söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 38 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle 38 ... plakalı araç sahibi ... Araç. Ev Ger. Tur. Sey. Nak. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve 38 ... plakalı araç sahibi ...'in kazanın meydana gelmesinde bir ihmallerinin ve etkilerinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu raporun olay bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir. Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir trafik kazası olduğu, raporun 2. maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, akşam saatlerinde havanın yağışlı ve zeminin ıslak olduğu sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, kavşağa yaklaştığında kendisine hitaben "Dur" trafik levhasına uymamış, ıslak zeminin durumunu dikkate alarak kavşak öncesinde durmamış ve aracını durduramamış, solundan gelen araç trafiğini kontrol ederek ilk geçiş hakkını diğer araç sürücüsüne vermemiş, aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 38 ... plakalı araç davalı sürücüsü ...'in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, raporun 3. maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, raporun 4. maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 38 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle 38 ... plakalı araç sahibi ... Araç. Ev Ger. Tur. Sey. Nak. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve 38 ... plakalı davacı araç sahibi ...'in kazanın meydana gelmesinde bir ihmallerinin ve etkilerinin olmadığı, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı" Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, keşif mahallinde yapılan gözlemler ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç hasar zararına dair değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur. Somut olayda 15/12/2021 tarihli trafik kazasında davacıya ait 38 ... plakalı, 2017 model, Nissan MC Qahpai 1.5 DCI Tekna marka otomobil hasarlanmıştır. Mahkememizce keşif icrası ile birlikte görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda özetle; "Araç şasi numarası dikkate alınarak yapmış olduğum internet yedek parça fiyat sorgulamasında ve Kayseri İli'nde faaliyet gösteren kaporta tamir onarım işini yapan Dizaynır Tampon ve ... firmaları ile görüşmelerim de işçilik fiyatlarının da uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre; ... Hiz. Ltd. Şti.'nin yapmış olduğu araç üzerindeki hasar tespitlerine tarafımca iştirak edilmiş, ancak yedek parça ve işçilik onarım tutarına, araç onarım süresine ve araç rayiç değerine tarafımca iştirak edilmemiştir. ... A.Ş. tarafından ... adına yapılan 17/02/2022 işlem tarihli yapılan 6.350,00-TL Garanti Bankası ödeme dekontu görülmüştür. Ödemenin ... no'lu hasar ödemesi olduğu ve ... A.Ş. tarafından ... San. Ve Tic. A.Ş. adına yapılan 10/02/2022 işlem tarihli yapılan 133.480,97-TL Garanti Bankası ödeme dekontu görülmüştür. Ödemenin ... no'lu tamirhane ödemesi olduğu belirtilmiştir. Ödeme listesinden 38 ... plakalı araca 09/02/2022 tarihli 7.370,87-TL ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre toplamda 13.720,87-TL (6.350 + 7.370,87) ödeme yapıldığı görülmüştür. Bakiye Hasarı = Toplam Hasar Zararı - Ödenen Hasar Zararı = 22.234,82 - 13.720,87 = 8.513,95-TL olarak hesaplanmıştır. 38 ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... poliçe numaralı, 23/07/2022 bitiş tarihli ... A.Ş. tarafından yapıldığı, 15/12/2021 tarihli kazanın poliçe süresi içerisinde meydana geldiği, dolayısı ile zararın poliçe kapsamında olduğu ve 38 ... plakalı araçta oluşan hasar kaybı tutarının poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğu tespit edilmiştir. 38 ... plakalı araçta meydana gelen hasar zararının 22.234,82-TL olduğu, davacının tazmin edilmeyen bakiye hasar zararının 8.513,95-TL olduğu hesaplanmıştır. olduğu yönündeki tespit ve kanaatini" bildirilmiştir. Bu raporda ... Hiz. Ltd. Şti.'nin yaptığı davacının aracı üzerindeki hasar tespitlerine iştirak edildiği, ancak yedek parça ve işçilik onarım tutarına, araç onarım süresine ve araç rayiç değerine iştirak edilmediği, davacının aracının onarılmış olduğu, aracın bakiye 8.513,95-TL hasar zararı olduğu bildirilmiştir. Rapordaki davacının aracının onarıldığına ilişkin tespit, dosya kapsamındaki beyanlar, hasar dosyası, servis fatura ve kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Ancak bu kaza sırasında hasarlanan davacının aracının onarıldığı, ek zararın ispatlanmadığı, sigortacı tarafından anlaşmalı onarım servislerinde hasarın daha uygun fiyata onarımının sağlanması sonrasında ekspertiz raporu ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı arasındaki farkı davacının talep hakkı bulunmadığı değerlendirilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/2262 Esas ve 2023/4146 Karar sayılı emsal ilamı). Bu nedenle yedek parça ve işçilik fiyatlarının ekspertiz raporunda yazılı olandan daha yüksek olduğundan bahisle araç hasar zararı bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporundaki tespit mahkememizce benimsenmemiştir. Davaya konu kazadan sonra davacının aracının sigorta poliçeleri kapsamında onarıldığı ve hasarın giderildiği, sigortacı tarafından anlaşmalı onarım servislerinde hasarın daha uygun fiyata onarımının sağlanması sonrasında yedek parça ve işçilik maliyetleri yönünden ekspertiz raporu ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı arasındaki farkı davacının talep hakkı bulunmadığı, davacının hasar zararının karşılanmış olduğu, davacının ek zararın olduğu da iddia ve ispatlanmadığı dikkate alındığında davacının davalılar hakkındaki araç hasar zararına ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmesi kanaati edinilmiştir. Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede; Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı). Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir. Mahkememizce keşif icrası ile birlikte görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda ve 21/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacının aracının markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, hasar dosyası örnekleri, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 15/12/2021 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 427.685,00-TL olduğu, dava konusu araçta; söz konusu kaza nedeniyle araçta değer kaybına neden olan 15/12/2021 tarihli "arka panel" onarım işlemleri ve hasar sonucunda ortaya çıkan 22.234,82-TL hasar miktarı dikkate alındığında; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, oto galericiler sitesi, yetkili servis bayileri ve serbest piyasa gerçekleri dikkate alınarak yapılan araştırma neticesinde Kayseri ilinde faaliyet gösteren Ferhat Otomotiv ve Demirezen Otomotiv firmalarından alınan bilgiler neticesinde 15/12/2021 bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin 400.000,00-TL'ye alıcı bulabileceği, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının 427.685 - 400.000 = 27.685,00-TL olacağı yönündeki tespit ve kanaatini" bildirilmiştir. Bu raporlardaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. İkame araç (araç mahrumiyet) zararına dair değerlendirmede; Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır. Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir. Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir. Somut uyuşmazlığa yönelik olarak görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda ve onu teyit eden 21/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "Aracın onarımda kaldığı süre; tamir servisinin iş akış durumu, servisin iş akış süreci ve yedek parça teminine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Araç mahrumiyet zararı hesabında, sürekli çalışma ile araçtaki hasarın kaç günde onarımının tamamlanacağı göz önüne alınmaktadır. Dava konusu araçtaki hasarları ve değişmesi gerekli parçalar ve onarım işçilikleri dikkate alındığında; "Arka tampon, arka dodik" sökme, takma, boya işlemlerinin ve bu parçalar üzerinde yapılacak işlemlerin ardından kaynak astarı, macun, dolgu astarı, son kat boya ve vernik gibi çalışmaların 3 gün içerisinde tamamlanacağı, "Arka panel onarım ve arka çamurluk sökme takma" işlemlerinin 1 gün içerisinde tamamlanacağı, "Elektrik ve genel kontrol" işlemlerinin de yukarıda işler yapılırken tamamlanacağı, tüm bu tespitler çerçevesinde sürekli çalışma ile dava konusu araçtaki hasarın azami 4 günde onarılabileceği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla araç mahrumiyet zararının 4 günlük makul onarım süresine göre hesap edilmesi gerekmektedir. Söz konusu aracın yerine bir muadil bir araç kiralanarak, günlük işlemlerin yapılabileceği ve buna göre araç hak mahrumiyetinin belirlenebileceği söz konusudur. Auto World dergisi tarafından yapılan 2021 yılı araç kiralama fiyatlarından sıfır binek araçların ortalama 245,00-TL'den günlük olarak kiralandığı, internet site araştırmasında ise 1-2 yaşındaki Suv araçların 750,00 - 800,00-TL'den kiralandığı tespit edilmiştir. Buna istinaden Kayseri İli'nde faaliyet gösteren ... firması ve ... firmalarından alınan yapılan serbest piyasa araştırması ve internet site araştırması neticesinde, dava konusu 5 yaşındaki muadili bir aracın 15/12/2021 olay tarihi itibarıyla 1 günlük kira bedelinin KDV dahil 500,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Buna göre Araç Hak Mahrumiyeti Bedeli = Makul Onarım Süresi (gün) x Günlük Kiralama Bedeli = 4 x 500,00-TL = 2.000,00-TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Bu raporlardaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Gerçek kişi davalının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından tüm davalılar sorumludur. Yine az yukarıda değinildiği üzere ikame araç zararı, dolaylı bir zarar olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez ve karşı tarafın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden talep edilemez. Eldeki davada ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre sadece sürücüsü olan davalının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden ikame araç zararına yönelik tazminat isteminin reddi gerekmiştir. Islah talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede; Davacı vekili 22/05/2023 tarihli dilekçesinde "...Araç mahrumiyeti nedeniyle 100,00-TL olan talebimiz sadece davalı ... açısından 5.150,00-TL artırarak 5.250,00-TL'ye, araç değer kaybı nedeniyle 5.000,00-TL olan talebimizi 10.000,00-TL artırarak, 15.000,00-TL'ye her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere artırmak suretiyle talepte bulunduğunu bildirmiştir. Davacı tarafından ilgili harçlar tamamlanmıştır. Bu dilekçelerin bir örneği davalılara tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi içinde verildiği görülmüştür. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Dava dilekçesinde de davacı yasal faiz talep etmiştir. Taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığında hükmedilen tazminat kalemlerine yasal faiz işletilmesi gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Dosya arasındaki belgelerin incelenmesinden davacının, davalı sigorta şirketine 16/07/2023 tarihi itibariyle başvurduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 06/03/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı da görülmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/18933, K:2021/4438 sayılı kararındaki açıklamalar, davacının sigorta şirketine ve arabuluculuğa başvuru tarihleri ile 2918 sayılı KTK'nun 97 ve 99. maddeleri dikkate alındığında temerrüt tarihi olarak arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/03/2023 tarihinin kabul edilip davalı ... A.Ş.'nin bu tarihte temerrüte düşmüş olduğu belirlenmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargıla sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli rapor ve onu teyit eden 21/05/2024 tarihli ek raporuna göre, davacının araç değer kaybı zararının 27.685,00-TL ve araç mahrumiyet (ikame araç) zararın 2.000,00-TL olduğu, davacının araç değer kaybı ve araç mahrumiyet (ikame araç) zararı bulunduğundan dava açmakta haklı olduğu, ancak ikame araç zararı dolaylı bir zarar olduğundan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, alınan bilirkişi raporunda yedek parça ve işçilik fiyatlarının ekspertiz raporunda yazılı olandan daha yüksek olduğundan bahisle araç hasar zararı bulunduğuna ilişkin belirleme yapılmışsa da davaya konu kazadan sonra davacının aracının kasko sigorta poliçesi kapsamında onarıldığı ve hasarın giderildiği, sigortacı tarafından anlaşmalı onarım servislerinde hasarın daha uygun fiyata onarımının sağlanması sonrasında yedek parça ve işçilik maliyetleri yönünden ekspertiz raporu ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı arasındaki farkı davacının talep hakkı bulunmadığı, davacının hasar zararının karşılanmış olduğu, davacının ek zararın olduğu da iddia ve ispatlanmadığı dikkate alındığında davacının davalılar hakkındaki araç hasar zararına ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilerek mahkememizce davacının araç değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının kabulü ile taleple bağlılık ilkesi uyarınca 15.000,00-TL'nın davalı ... Anonim Şirketinin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise trafik kaza tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı ... hakkındaki araç mahrumiyet (ikame araç) zararına ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.000,00-TL'nın trafik kaza tarihi itibari ile 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ispatlanamadığından dolayı davacının, davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin araç mahrumiyet (ikame araç) zararına yönelik tazminat isteminin reddine, davacının davalı ... Anonim Şirketi hakkındaki araç mahrumiyet (ikame araç) zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine ve davacının davalılar hakkındaki araç hasar zararına ilişkin tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesinde " (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle davacının tazminat talebi ile ilgili reddedilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının araç değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının KABULÜ ile taleple bağlılık ilkesi uyarınca 15.000,00-TL'nın davalı ... Anonim Şirketi'nin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'in ise trafik kaza tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının, davalı ... hakkındaki araç mahrumiyet (ikame araç) zararına ilişkin tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 2.000,00-TL'sının trafik kaza tarihi itibari ile 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının, davalı ... hakkındaki fazlaya ilişkin araç mahrumiyet (ikame araç) zararına yönelik tazminat isteminin REDDİNE, 4-Davacının davalı ... Anonim Şirketi hakkındaki araç mahrumiyet (ikame araç) zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE, 5-Davacının davalılar hakkındaki araç hasar zararına ilişkin tazminat isteminin REDDİNE, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.161,27-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin dava harcı, 259,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 438,90-TL'nın mahsubu ile bakiye 722,37-TL karar ve ilam harcının (davalı ... Anonim Şirketi'nin 585,75-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve red oranına göre 896,21-TL'nın davalılardan ve 703,79-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin dava harcı, 259,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 618,80-TL'nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 80,00-TL e-tebligat gideri, 6,75-TL KEP gideri, 443,00-TL tebligat gideri, 2.500,00-TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 3.029,75-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 1.697,05-TL'nın (davalı ... Anonim Şirketi'nin 1.597,40-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin (davalı ... Anonim Şirketi'nin 15.000,00-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yönünden reddedilen ve ıslah edilmeyen ikame araç zararı talebi ile araç hasar zararı talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince ret edilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 12-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2024 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır