İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/258 E. 2024/852 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/258
Karar No
2024/852
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :*** Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 81.674,00-TL bedelli bononun dayanak gösterilerek takip başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senede ilişkin borcunun olmadığını, müvekkil ile ... Limited Şirketi arasında ticari ilişki olmasına rağmen takibe konu senedin müvekkilinin elinden çıkmadığını, müvekkilinden iktisap edilmeyen senedin ise ... Limited Şirketi tarafından başka kimseye ciro edilmediğini, senet üzerindeki kaşe ve imzaların taklit edildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığına bu konuda şikayette bulunulduğunu, davalı yanca senedin kötü niyetli olarak tanzim ve iktisap edilerek takibe geçildiğini, davalının senedi kötü niyetle iktisap ettiklerini, yetkili hamil ve alacaklı sıfatının bulunmadığını, müvekkili ile ... Ve Gıda Tic. San. Ltd. Şti'ne ait ticari defterlerin incelenmesi durumunda takibe konu seneti vermeyi gerektiren herhangi bir ticari ilişkinin de mevcut olmadığını belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosya numarası ile başlatılan takipte borçlu olmadıklarının tespitine, icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senedi, para alacağına karşılık senette cirosu olan ...'den aldığını, borcun ödenmediğini, senedin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, dava konusu senedi, kötüniyetle veya ağır kusur ile iktisap ettiği ispat edilmediğini, senetteki iddia edilen hususları bilmesinin mümkün olmadığını, senedin illetten mücerret olma özelliği olduğunu, ciro silsilesi bozulmadığını, kambiyo vasfında olduğunu, davacının iddialarının gerçeği belirterek davanın esastan reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden celp edildiği, incelenmesinde, alacaklısının ***, borçlusunun ... olduğu, 81.674,00-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Kayseri Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevabıyla, davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu görülmüştür. Ankara Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevabıyla, davalının basit usule tabi kazanç mükellefiyet kaydının bulunduğu görülmüştür. Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Kayseri CBS'nin ... soruşturma nolu dosyası ve Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyalarının uyap üzerinden celp edildiği görüldü. ... Ltd. Şti'ye davaya konu senet sureti eklenmek suretiyle müzekkere yazılmış, senetle ilgili tarafı oldukları dava var ise mahkememize bildirilmesine ayrıca mahkememizce lüzum görülmesi halinde ticari defterlerinde inceleme yapılması gerektiğinde ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi istenilmiş, 12/01/2024 tarihli yazı ile müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 21/11/2023 tarihli duruşmasında davacı vekiline imza incelemesine esas olabilecek davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu en az 3 kurumun bildirilmesi istenilmiş, davacı vekilinin 05/12/2023 tarihli dilekçe ile davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu kurumları bildirdiği, mahkememizce bildirilen kurumlara müzekkere yazıldığı, Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne, Melikgazi İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Kocasinan İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne yazılan yazılara gelen yazı cevabında davacı adına kayıtlı herhangi bir imza örneğinin bulunmadığının bildirildiği, Ziraat Bankası, Vakıf Bank, Halk Bank ve Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabına imza örneklerinin gönderildiği görüldü. Dava konusu senet yönünden davacı ... isticvap edilmiş, dava konusu 81.674,00-TL bedelli 12/01/2023 vade tarihli senet davacı asile gösterilerek sorulmuş, davacı bana göstermiş olduğunuz seneti ben imzalamadım. Senet üzerindeki imzaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ticari işletme ve şirketler muhasebesi konusunda uzman mali müşavir bilirkişi ... 31/05/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının 2022-2023 yıllarına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdikine tabi 2022 yılı yevmiye defterinin süresinde kapanış tasdikinin yapıldığı, 2023 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki süresinin 30.06.2024 olduğu ve henüz geçmediği, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edildiğini, davacının ticari defterlerinde davaya konu senede ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı tespit edildiğini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Mahkememizin 30/01/2024 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile ... ve Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti., ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, delil avansının davalı tarafça karşılanmasına dair davalı tarafa süre verildiği ancak davalı tarafça delil avansı yatırılmaması nedeniyle bilirkişiye tevdi edilemediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava kambiyo senedi niteliğindeki bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihe göre dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Davacı, icra takibine dayanak yapılan senedin iradesi hilafına doldurulduğunu iddia etmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir "gayeye" ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır. Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. (Reha Poroy, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 11. bası, s.237 v.d.) Seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Mal kaydı bulunan bonoda borçlu alacaklıdan mal almadığını iddia, alacaklıda borçluya mal vermediğini kabul ederse borçlunun iddiası sabit olmuştur. Lehdarın bedelin para olarak verildiği iddiası ise, ispatı kendisine düşen bir husustur (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. bası, Ankara, 1997, s 1007 v.d.). Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarihli, 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ve 05/02/2019 tarihli, 2017/19-821 Esas ve 2019/58 Karar sayılı emsal ilamlarında da benimsenmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sahtecilik iddiasına dayanmaktadır. Sahtecilik mutlak def'iler den olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir, mahkememizce davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış dava dışı Altanlar şirketi ile arasında ticari ilişki olmadığı, dava konusu bonoya ait kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının bono üzerindeki imzaya itirazının olduğu, aynı bono ile ilgili Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmekle davacının davasını ispat etmiş olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KABULÜ ile; 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen bono nedeniyle davacının davalıya 81.674,00-TL bono bedeli yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-İİK 72/5 maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin %20'si tutarında 16.334,8-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-İİK 72/4 maddesi uyarınca takibin durdurulmasına, bu konuda icra dairesine derhal müzekkere yazılmasına, 4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 5.579,15-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 1.394,79-TL harcın mahsubu ile eksik 4.184,36-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 1.394,79-TL peşin harç, 296,40-TL tedbir talebi harcı ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.019,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.890,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 24/09/2024 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/258, K. 2024/852, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-258-e-2024-852-k-0c850a507f37