İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/786 E. 2024/1191 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/786
- Karar No
- 2024/1191
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO: 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av. DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... 17.İcra Müdürlüğünün 2020/... E.sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini incelediğinde, kendi ismine düzenlenmiş bir senetle icra takibi yapıldığını gördüğünü, isim altındaki imzanın kendisine ait olmadığından Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde imzanın kendisine ait olmadığının tespit edildiğini ve raporda işaret edilen kişi aleyhinde dava ikame edildiğini, bu davanın ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... E.sayılı dosyasından halen derdest bulunduğunu, senet altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir senet düzenlemediğini, senedin açıkça sahte olduğunu, senet altındaki imza ile müvekkilinin imzalarının tamamen farklı olduğunun çıplak gözle bile açıkça anlaşıldığını, davalının buna rağmen ısrarla takip yaptığını, müvekkilinin hukuki konulardaki bilgisizliğini silah olarak kullanmaya çalıştığını, davalının icra takibine devam ettiğini, müvekkilinin mallarına haciz koydurduğunu ve cebri icra tehdidi ile tahsilatlar almaya devam ettiğini, davalı alacaklının iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, zira müvekkilinin gerçek imzasının davalının elinde bulunduğunu, hem sahte senedin kullanıldığı kredi meselesinde kefil olarak imza attığını, hem de davalıdan kendisi de kredi kullanmış ve imzalar attığını, muhtemelen asıl borçludan tahsilat yapmakta zorlanan davalının müvekkilinin varlıklı biri olduğunu bildiğinden ve ondan tahsilat yapabileceğini düşündüğünden, müvekkilinin iyiniyetini ve bilgisizliğini istismar etmeye çalıştığını, açıkça kötü niyetli davalının takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin elzem olduğunu, bu sebeple tazminat da talep ettiklerini, takibin şeklen kesinleşmiş bulunduğunu, alacaklının müvekkilinin tüm mallarını paraya çevirme imkanı bulunduğunu, böyle olması durumunda müvekkilinin borçlu olmadığı bir takip sebebiyle aşırı zarara uğrayacağını, bu sebeple takibin inceleme müddetince durdurulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, davanın teknik olarak senedin sahteliği davası olduğunu, bu davanın, genel nitelikteki İİK 72 ile düzenlenmekte ise de, tedbir bakımından HMK 209/1.maddesinin özel hükümlerine tabi olduğunu, yani davanın takipten sonra açılan bir menfi tespit davası olarak yorumlanmasının hatalı olacağını, dolayısıyla, HMK 209/1 uyarınca icra dosyasının teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle ... 17.İcra Müdürlüğünün 2020/... E.sayılı takip dosyasının müstenidatı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının, dolayısıyla takipte alacaklı olarak gözükene hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle takip tutarının %20'si tutarında tazminata mahkumiyetine, ancak öncelikle incelemeniz müddetince takibin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından ... 17. İcra Dairesi - 2020/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo takibine yönelik borcu olmadığından bahisle açmış olduğu eldeki menfi tespit davasında hukuki dayanaktan yoksun ve yerinde olmayan itirazlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, öncelikle her ne kadar davacının işbu davayı açarak menfi tespit talebinde bulunmuşsa da 22/06/2022 tarihinde ... tarafından ... 17. İcra Dairesi - 2020/... esas dosyasına konu alacağına mahsup edilmek üzere 27.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, borçlular ile yapılan sözlü anlaşma gereği bankanın alacağının ilgili tarihte sona erdiğini, keza davaya konu ... 17. İcra Dairesi - 2020/... E. sayılı dosyada 22/06/2022 tarihinden bu yana alacaklı taraf olarak hiçbir icrai işlem yapılmadığını, 06/04/2023 tarihinde davacı vekili tarafından ... adına kayıtlı tüm malvarlıklarındaki hacizlerin İİK. 106. ve 110. md. doğrultusunda fekki talep edilmiş olduğundan dosyadaki tüm hacizlerin kaldırıldığını, davaya konu icra takibine ilişkin borcun bir kısmının davacı tarafından bizzat ödenmiş olduğunu, icra dosyasındaki hacizler de kaldırılmış olduğundan işbu dava konusuz kaldığını, dava dışı borçlu ... ile müvekkili banka ... Şubesi ile Temel Bankacılık Sözleşmesinin, Ticari Kart Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi, Ek:A Cari Hesap Kredisi Sözleşmesi vb. sözleşmeler akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmelere istinaden borçluya kredi ürünleri kullandırıldığını, söz konusu genel kredi sözleşmesinin ilgili maddelerinde açıkça belirtildiği üzere müvekkili davalı bankanın sözleşmede belirtilen limit çerçevesinde borçluya nakit kredi kullandırma yetkisine haiz olduğunu, davacı ... ile müvekkili banka arasında 05/01/2016 tarihli "... tarafından imzalanan 17/04/2015 tarih ve ... nolu Genel Kredi Sözleşmesi" kapsamında kredi alanın kullandığı ve kullanacağı nakdi/gayrınakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlar ile her ne surette olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlara kredi alan ile beraber 60.000,00 TL tutar üzerinden kefil olacağına dair" kefalet sözleşmesi imzalandığını, eşi ...'ın işbu kefaletname sözleşmesine 05/01/2016 tarihinde muvafakat ettiğini, borçlu ve kefiline genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödemelerini zamanında yapmamaları sebebiyle, ... 48. Noterliği'nin 15/01/2021 tarih ve yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, işbu ihtara karşılık borçlular ödeme yapmadıkları gibi hesap kat ihtarnamesinin içeriğine yasal 8 günlük içerisinde itiraz etmemiş olduklarından borcu ve hesap kat ihtarnamesindeki hususları kabul etmiş sayıldıklarını, ihtarnamede verilen sürede kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı müvekkili bankanın, davacının imzasının bulunduğu ve vadesinde ödenmeyen risklerin tahsil amacı ile ifa yerine almış olduğunun 05/01/2016 düzenleme ve 16/01/2020 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli senet noter vasıtasıyla protesto ettirildiğini, devamında anılan senet üzerinden davacı borçlular aleyhine ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... D. İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile işleme konulmuş olduğunu, kambiyo takibine geçildiğini, kambiyo takibine konu ödeme emri incelendiğinde davacının sorumlu olduğu miktarın kefalet sınırını aşmadığının görüleceğini, takibe konu senedin ... tarafından keşide edilerek ve yine dava dışı ... tarafından ciro edilerek müvekkili banka ... şubesine verildiğini, kanuni takibe geçilen kambiyo evrakında imzaların taraflara ait olduğunun açık olduğunu, takip dayanağı bonoda borçlunun isminin altında bulunan imza ile müvekkili banka işlemleri için borçludan alınan imza beyannamesi ve diğer belgelerdeki imzalar ile karşılaştırıldığında senet ve kredi sözleşmelerindeki imzanın borçluya ait olduğunun görüleceğini, davacı borçlunun, takip konusu bonoyu bilerek ve isteyerek gerekli yerleri el yazıları ile yazıp imzalayarak teslim ettiğini, TTK’nın 776. maddesinde yazılı tüm unsurları ihtiva eden, hukuken geçerli ve kambiyo senedi vasfını haiz olduğu tartışmasız olan icra takibi dayanağı bonoya ilişkin borçlunun iddialarının hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, takip dayanağı olan bononun; TTK’nın 776’nci maddesinde sayılan tüm unsurları taşıyan, ödenmesi şarta bağlanmayan, borcun ödenmesi için verilmiş hukuken geçerli ve kambiyo senedi vasfını taşıyan bir bono olduğunu, hakkında kambiyo takibi yapılmasını engelleyen hukuki hiçbir durum bulunmadığını, müvekkili bankanın, davacı borçlu tarafından keşide edilen kambiyo senedini de gerektiğinde vadesinde ödenmeyen riskini tahsil amacıyla ifa yerine aldığını, kıymetli evrak hükmü taşıyan söz konusu senedin yasal olarak kullanılmasının önünde engel bulunmadığını, tamamen doldurulmadan senet düzenlenmesinin mümkün olmadığını, boş bırakılan kısımların sonradan aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun ancak yazılı belge ile ispatlanabildiğini, davacı tarafından her ne kadar borca itiraz edilmişse de İİK m. 169/a-1, c-2 gereği "hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa ve imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder." Kanunun açık hükmü gereği davacılar borçlunun borcu olmadığına dair bu nitelikte bir delil göstermemesi ve mahkemeye sunmamış olması sebebiyle itirazının reddi gerektiğini, davacının bono sebebiyle doğan borcunu ödendiğini, borcun zamanaşımına uğradığı yönünde de itirazı bulunmadığını, davacılar tarafından kanunda öngörülen deliller ile ispat yükü yerine getirilmediğinden itirazın ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, dava dilekçelerinde yaptıkları, imzaya ve borca yönelik itirazı gerçeği yansıtmadığı gibi, davacının borçlu olduğu gerek davaya konu takip dosyasının incelenmesinden gerekse de eldeki cevap dilekçesi ile mahkemeye sunulan belge ve kayıtlar gerekse de mahkemece lüzum görüldüğünde yaptırılacak bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağını, davacıların kötü niyetli hareket ettiklerinin açık olduğunu, arz edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle; davanın reddine, açılan davada davacının açık surette kötü niyetli olduğu göz önüne alınarak davacı aleyhine dava miktarının %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... D. İş sayılı dosyası, ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... E. sayılı (Eski ... 17. İcra Dairesi'nin 2020/ E.) dosyası ve takibe konu bono, davacının imza örnekleri ile imzalarının bulunduğu belge asılları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında, kambiyo senedinden kaynaklı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizce, ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davalı vekili tarafından, 27/01/2022 tarihinde, davacı ve dava dışı ... aleyhine, 05.01.2016 tanzim tarihli, 16.01.2020 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli senedin tahsili amacıyla, 500.000,00 TL asıl alacak,755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 2.071,92-TL faiz , 1.500,00-TL komisyon, 151,80-TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere 504.478,72-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği, takibin derdest olduğu, icra dosyasında kayıtlı herhangi bir ödemenin bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizce, ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında takibe konu bono aslının celp ve incelenmesinde; 05.01.2016 tanzim tarihli, 16.01.2020 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bonoda, davacı keşideci olup, lehtar olarak dava dışı ...'nin yer aldığı görülmüştür.Mahkememizce daavcının imza örnekleri alınmış, davacının farklı yerlerde bulunan imza incelemesine esas imzalarının bulunduğu belge asıllarının celbedildiği görülmüştür. Mahkememizce, davaya konu bonodaki imzanın davacının el ürünü olup olmadığı yönünde rapor tanzimi için, dosyanın tüm ekleri ile birlikte konusunda uzman bilirkişiye teslim edildiği, bilirkişinin 12/08/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu senet üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan imzanın ... ’ın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının keşideci olarak yer aldığı ileri sürülen ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına konu bonoda davacının imza inkarında bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda grafolog bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek, davaya konu bonodaki keşideci adına atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacı tarafından düzenlenmeyen bono sebebiyle davacının sorumlu olmayacağı, imza inkarının mutlak defi olup herkese karşı ileri sürüleceğinden, Mahkememizce davacının davalıya icra takibine konu bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, ayrıca davalının, davaya konu bonoda keşideci adına atılı imzanın davacı tarafça düzenlenmediğini bilebilecek durumda olmayıp, takibe konulmasında kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından yasal şartlar oluşmamakla, davalı aleyhine kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davacının ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... E. sayılı (Eski ... 17. İcra Dairesi'nin 2020/ E.) icra takibi ve takibe konu 05.01.2016 tanzim tarihli, 16.01.2020 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 34.460,94-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.615,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.845,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 79.671,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 8.923,49-TL harç, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 378,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 11.801,99-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı