İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/910 E. 2024/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/910
- Karar No
- 2024/879
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VELAYETEN 1- 2- *** VEKİLLERİ : Av. Av. Av. Av. Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davacı müvekkili ...’nin evinin önünde oynadığı esnada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bordo renkli Fiat Doblo marka bir aracın çarpıp kaçması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, yargılama konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davacı müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren araç ya da sürücüsünün tespit edilemediğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a ve ... Yönetmeliği’nin 9/1-a maddeleri uyarınca;“Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” ...'na başvurulabileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden ...'nın müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, sol tibia kırığı ve doku yumuşaması başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler, yırtıklar ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra Medical Palas Hastanesi’ne kaldırılan müvekkilinin, yapılan ilk müdahalenin ardından Kayseri Devlet Hastanesi'nde yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin; kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, davaya konu kaza sebebiyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... sayılı dosya üzerinden soruşturma yapıldığını ve daimi arama kararı verildiğini, kendilerince işbu kazada müvekkili ...'nin ağır şekilde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ...'na başvuruda bulunulduğunu, yasal süre içerisinde kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını ve başvurusunun reddedildiğini belirterek HMK'nun 107/2 maddesi uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi artırım hakkımız saklı olmak üzere, HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davasının kabulü ile; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak işgöremezliğe uğraması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL’nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku hakkında kanun gereğince teminat yatırmak üzere süre verilmesi gerektiğini, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un "Teminat" başlıklı 48. maddesi; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. " hükmü bulunduğunu, davacı tarafça başvuru şartının tam olarak yerine getirilmediğini, ... tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve davacı tarafından da hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığını, kazadan 3 gün sonra 08/11/2021 tarihinde ...’nin babası ...’nin verdiği ifadede işte çalıştığı sırada eşinin aradığını oğullarına bir aracın çarpıp kaçtığını, komşunun aracı ile hastaneye gittiklerini söylediğini, tespiti halinde olay sürücüsünden şikayetçi olduklarını belirttiklerini, 14/11/2021 tarihli kamera şahıs ve araştırma tutanağında, yapılan araştırmada, olayın gerçekleştiği yeri gösterir kamera kaydı olmadığının anlaşıldığını, meydana geldiği iddia edilen ancak hiçbir somut delil bulunmayan kaza nedeniyle davacı ...'nin maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafından ifade tutanağına, daimi arama kararına, ...'nin tedavisine ilişkin her türlü hastane, sağlık merkezi dosyaları ile ilgili tüm kayıtlara, ...'nin Kayseri Devlet Hastanesi’nde gördüğü tedaviye ilişkin her türlü dosya, kayıt ve belgelere, ...'nin Medical Palas Hastanesi’nde gördüğü tedaviye ilişkin her türlü dosya, kayıt ve belgelere, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasına, SGK kayıtlarına, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına, bilirkişi incelemesine, Adli Tıp incelemesine, keşif ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafından; ...'na ait ... hasar numaralı dosyasına, kazanın oluşumunda kusur ve maluliyet tespiti için bilirkişi incelemesine, SGK'nın kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıp yapmadığına ilişkin belgelere ve yemin deliline dayanılmıştır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... soruşturma numaralı soruşturmanın akıbetinin sorulmasına, KYOK kararı verilmiş ise bu kararın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuştur. Anılan soruşturma dosyası örneği Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına eklenmiştir. ...'na müzekkere yazılarak davacı ...'in (Kimlik No: ...) ... tarihinde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için karıştığı kaza nedeni ile açılan ... numaralı hasar dosyasının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, davacının dava açmadan önce KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru yapmış olması halinde başvuru dilekçesinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. ... vekili 24/11/2022 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesine karşı sundukları cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden başkaca belge bulunmadığını belirtmiştir. Davacı ...'nin kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Kayseri Devlet Hastanesi'ne ve Kayseri Medical Palas Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının ... tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı, Bu hastanede gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin film ve grafilerin ise CD formatında suretlerinin istenilmiş, kazada yaralanması nedeniyle davacının tedavi amacıyla kaç defa hastaneye giriş çıkış yaptığının sorularak buna ilişkin kayıt ve belge örneklerinin istenilmiş, yukarıda yazılı kazada yaralanması nedeniyle davacının tedavisi sırasında SGK tarafından karşılanmayan bizzat davacı tarafından yapılan tedavi giderleri olup olmadığı, varsa hangi tedavi için kaç TL gider sarfedildiği sorulmuş, ilgili tedavilere ilişkin reçete, rapor, vs. tıbbi belge, fatura ve ödeme makbuzlarının gönderilmesi ayrıca davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığı sorulmuştur. Medical Palace Hastanesi'nden 28/10/2022 tarihli yazı ile, Kayseri Devlet Hastanesi'nden 20/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı ...'nin kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının ... tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmuş, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak kayıt ve belge örnekleri istenilmiş, ayrıca bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığı sorularak buna ilişkin kayıtların dökümü istenilmiştir. 25/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacının ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine müzekkereler yazılmıştır. 18/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kocasinan Kaymakamlığı'na ve Kayseri İl Göç İdaresi'ne müzekkere yazılarak ... yabancı kimlik sayılı ...'nin nüfus kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Kocasinan Kaymakamlığı 17/10/2022 tarihli yazı ile, İl Göç İdaresi Müdürlüğü 20/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap vermiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda olay yerinde kusur incelemesi yapmak amacıyla keşif icrasına, taraflar arasında ittifak bulunmadığından refakata resen bir makine mühendisi kusur bilirkişisinin alınmasına, davacı çocuk ...'nin olayın oluş şekli, aracın geliş yönü ve çarpma noktasını göstermesi için ve aynı nedenlerle davacı tanıkları Haccı Kamile ile Talal Ukdi 'nin keşif mahallinde dinlenmesine, davacının ve davacı tanıklarının keşif gün ve saatinde keşif mahallinde hazır bulundurulması hususunun davacı vekiline ihtarına, HMK'nun 273. maddesi uyarınca aracın geliş yönü, çarpma noktası, yol durumu, tarafların iddia ve savunmaları, beyanlar, tanık anlatımları ve tüm dosyada bulunan delillere göre ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kusur durumunun, kim veya kimlerin hangi kuralları ihlal ettiği konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli, açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Trafik Makine Mühendisi bilirkişi ... refakata alınarak 26/05/2023 tarihinde keşif yapılmış, keşif mahallinde davacı tanıkları tercüman aracılığıyla dinlenmiştir. Davacı tanığı ...; "Kazanın olduğu gün ben burada evin önünde yol kenarındaydım. Kazadan sonra gürültüleri duyduğum için kazanın olduğu yere geldim. Yeğenim olan Kays aracın önünde yolda yerde yatıyordu. Sonra hep beraber çocuğu aracın altından aldık. Araç sürücüsü aracını geri geri manevra yaptırarak çarpma noktasından geriye doğru çekti. Çarpan araç gri renkli doblo marka bir araçtı. Aracın plakasını görmedim, plakasını alma konusunda dikkat edemedim. Kazaya karışan araç çok hızlı değildi hızı orta hızlıydı. Bu araç Sivas Caddesi istikametinden 18. Cadde bağlantı istikametine doğru gitmekteydi. Kaza tarihinde kaza mahalline yakın yerde kahve hane vardı kazadan sonra kahvehanede bulunanlar da kaza yerine geldiler. Şu an keşif minübüsünün bulunduğu kaza mahalline aracın geldiği sağ köşede şimdi olduğu gibi duvar ve bina yoktu. Arsa boştu. Dava dilekçesinde aracın renginin bordo yazması nedeni ile tanıktan soruldu: araç bordo renkli değil gri renkliydi. Çarpan araç gösterdiğiniz gibi gri renkli böyle bir araçtı. Kaza olduğunda ikindi vakti civarındaydı. Görüşe engel herhangi bir durum yoktu. Saat 15:00-16:00’dı. Ben sadece aracın sesini duydum. Kazadan önce fren yapıp yapmadığını, korna çalıp çalmadığını bilmiyorum duymadım. Çocuğun ağlaması üzerine geldim gördüm. Kaza günü yağmur yoktu, yol kuruydu, hava güneşliydi. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde tercüman vasıtasıyla beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ***; "Kaza sırasında ben evin önündeydim. Davacı çocuk Kays benim torunum olur. Kays o gün benim ile beraber dışarıdaydı. Evimizin kapısının önündeydik. Kays 281. Sokak'ın önündeki yolun karşı tarafında komşu çocukları vardı. Çocukları görünce yolun karşısına geçmek ve çocukların yanına gitmek istedi. O zaman Kays 3 yaşındaydı. Karşıya geçmek için yürüdü. Sivas Caddesi yönünden bizim bulunduğumuz 18. Cadde bağlantı yoluna doğru beyaz renkli bir araç geçiyordu. Çok hızlı değildi. Telefonla mı konuşuyordu ya da kafası mı karışıktı bilmiyorum. Bu yoldan çok nadir araç geçer. Şu an kaza mahallinin sağ tarafında bulunan ve davacının evinin önündeki arsa üzerinde olan yapı yaklaşık 3 yıl önce yıkıldı. Yani kaza mahallinde de bu arsa üzerinde herhangi bir yapı yoktu, boştu. Çocuk yoldan geçerken araba çocuğa vurdu ve sol ayağının üzerinden geçti, araç şoförü frene bassaydı belki durabilirdi. Çarpmadan önce bu kazanın olacağı belli değildi. Araç çok hızlı değildi, hızı normaldi. Çarpan araç gri renkli Doblo marka bir araçtı. Kazadan sonra çocuğu hastaneye götürdük. Araç sürücüsü olan adam 60 yaşlarındaydı. Kazadan sonra durdu. Kazadan sonra çocuğu ben kucağıma aldım, araç şoförü geldi baktı. Sonra da aracına binip gitti. Kazanın olduğu gün hava böyle aydınlıktı, öğle ile ikindi arasında bir zamanda kaza oldu, hava aydınlıktı, yol şimdiki gibi kuruydu. Çocuğa vuran araç çarpmadan önce korna çalmadı, çocuğa çarptığı sırada frene bastı. Yani frene bastığı ve çarptığı an aynı andı. Dava dilekçesinde aracın bordo renkli olduğunun yazılı olması nedeni ile tanığa tekrar aracın rengi soruldu. Tanık söz alarak çarpan araç gri renkli doblo marka bir araçtı dedi. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde tercüman aracılığıyla beyanda bulunmuştur. Keşfe katılan bilirkişi ... tarafın düzenlenen 19/07/2023 tarihli raporda özetle; "Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün; KTK'nun 52/a ve Yönetmeliğin 101/a maddelerinde “Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak ve hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar” kuralını; KTK, nın 57, ve Yönetmeliğin 109/d maddelerinde işe “Kavşağa gelen sürücüler, kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara, ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını; KHKnun 72. ve yönetmeliğin 144. maddeleri gereğince “sürücülerin uyarı işareti olarak kullanılan ses cihazlarının; yol ve trafik durumunun icabına göre, karayolunu kullananları uyarmaları gereklidir.” Kuralını; KTK'nun 74. maddesinde ise “ Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler, araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek fizere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve “% 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu; yaya ...'nin; KTK'nun 68/b ve Yönetmeliğin 138/b macdidelerinde belirtilen “Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır.” kuralını ihlal ettiği ve %25 (Yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Davacı küçük ...'nin tedavilerine ilişkin olarak celp edilen tüm tedavi evrak ve tüm film grafi evrakları eklenmek suretiyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmiş ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrakları, film ve grafilerinin incelenmek ve davacı çocuğun muayene edilmesi, gerekli görülecek tüm tetkiklerin yaptırılarak 05/11/2011 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeniyle; a-20/02/2019 tarihli resmi gazetenin 30692 sayılı nüshasında yayınlanan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca sürekli iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, var ise yüzde kaç olduğu, b-Bu trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, var ise bakıcıya muhtaçlık süresinin ne kadar olduğu, c-Davacının yaralanması (rahatsızlıkları) ile bu kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 23/11/2023 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde ...'nin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol alt ekstremitede mevcut (kallus dokusu ile iyileşmiş tibia kırığı, uzunluk farkı) patolojileri nedeniyle; dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımıcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının % 3 (yüzdeüç) olduğu" belirtilmiştir. Davacının tedavilerine ilişkin mahkememizce celp edilen tüm tedavi evrak ve grafilerinin ve 23/11/2023 tarihli bu kurum tarafından düzenlenen rapor ile taraf vekillerinin bu rapora karşı beyan ev itiraz dilekçelerinin birer örneğinin eklenilmesi suretiyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müzekkere yazılmasına, 23/05/2023 tarihli müzekkeremizin C bedinde davacının tespit edilen yaralanması, bulgu ve rahatsızlıkları ile ... tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı konusunda da rapor düzenlenmesi istenildiği halde bu konuda cevap verilmediği görülmekle bu hususun ikmali, ayrıca kurumlarınca düzenlenen 23/11/2023 tarihli önceki raporlarında kaza tarihi ve rapor tarihi itibarıyla çocuk yaşta olan davacı ... hakkında kalıcı iş görmezlik zararının (maluliyetin) mahkememizce bu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin istenildiği kurumlarınca verilen 23/11/2023 tarihli raporda Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilen bir maluliyet ya da engel oranının mümkün olmadığından bahisle Özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında maluliyet oranının tespit edildiği, davacı vekilinin bu rapora karşı anılan yönetmelik değil Erişginler için Engellik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre rapor verilmesine yönelik itirazlarda bulunduğu dikkate alınarak çocuk yaştaki davacı için Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet yada engel oranı tespit edilmesi mümkün olmadığı hallerde hangi yönetmeliğe göre maluliyet oranının belirlenebileceği konusunda davacı vekilinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen *** tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde ...'nin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol alt ekstremitede mevcut (kallus dokusu ile iyileşmiş tibia kırığı, uzunluk farkı) patolojileri nedeniyle; dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı |tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %3 (yüzdeüç) olduğu" bildirilmiştir. HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, savcılık soruşturma evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, İl Göç İdaresi kayıtları, kusur raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırması ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporları ile diğer tüm dosya kapsamına göre var ise davacının maddi zararına ilişkin aktüer hesaplarının yapılarak, denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; bakıcı gideri zararının 2.683,13-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 317.724,70-TL olduğu, söz konusu zararın davalı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, kanaatinde olduğu" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Davacının yabancı (Suriye) uyruklu olduğu, Türk Vatandaşı olmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında teminatan muafiyete yönelik yürürlükte bulunan herhangi bir anlaşma bulunmadığı dikkate alınarak 5713 sayılı MÖHUK'nun 48/1. maddesi uyarınca takdiren 10.000,00-TL tutarında davacıdan teminat alınmasına, HMK'nun 87/1. maddesi uyarınca 10.000,00-TL nakdi teminat veya aynı miktarlı kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak belirlenmesine, davacı tarafa yukarıda yazılı miktar ve nitelikteki teminatı sunması için 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 114/1-ğ, 88/1 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. 14/03/2023 tarihli makbuz ile davacı tarafça teminat miktarının mahkemeler veznesine yatırıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık; Davacının eldeki dava nedeni ile teminat göstermesinin gerekip gerekmediği, KTK'nun 97. maddesi gereği dava şartının mevcut olup olmadığı, ... tarihli trafik kazası neticesinde davacının kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararı olup olmadığı, varsa davalının bu zararlardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ... tarihli trafik kazası oluşumunda kimin ne şekilde kusurlu olduğu noktalarında toplanmaktadır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Davacı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle davalı ...'ndan maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı ...'na başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının tespiti amacıyla kaza yerinde keşif icra edilmiş, davacı tanıkları keşif mahallinde dinlenmiştir. Görevlendirilen Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafın düzenlenen 19/07/2023 tarihli raporda özetle; "Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün; KTK'nun 52/a ve Yönetmeliğin 101/a maddelerinde “Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak ve hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar” kuralını; KTK, nın 57, ve Yönetmeliğin 109/d maddelerinde işe “Kavşağa gelen sürücüler, kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara, ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını; KHKnun 72. ve yönetmeliğin 144. maddeleri gereğince “sürücülerin uyarı işareti olarak kullanılan ses cihazlarının; yol ve trafik durumunun icabına göre, karayolunu kullananları uyarmaları gereklidir.” Kuralını; KTK'nun 74. maddesinde ise “ Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler, araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek fizere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve “% 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu; yaya ...'nin; KTK'nun 68/b ve Yönetmeliğin 138/b macdidelerinde belirtilen “Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır.” kuralını ihlal ettiği ve %25 (Yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir." olduğu bildirilmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, savcılık soruşturma dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin değerlendirmede; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 23/11/2023 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde ...'nin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol alt ekstremitede mevcut (kallus dokusu ile iyileşmiş tibia kırığı, uzunluk farkı) patolojileri nedeniyle; dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımıcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %3 (yüzdeüç) olduğu" bildirilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 20/03/2024 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde ...'nin 05.11.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol alt ekstremitede mevcut (kallus dokusu ile iyileşmiş tibia kırığı, uzunluk farkı) patolojileri nedeniyle; dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı |tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %3 (yüzdeüç) olduğu" bildirilmiştir. Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nden alınmış olan 20/03/2024 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, olup maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı). Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2024 tarihli raporda özetle; "davacının dava konusu kaza sonrasında; bakıcı gideri zararının 2.683,13-TL olduğu, söz konusu zararın davalı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının 317.724,70-TL olduğu, söz konusu zararın davalı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, kanaatinde olduğu" belirtilmiştir. Alınan raporun yöntemine uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli olması karşısında mahkememizce esas kabul edilmiştir. Davalının sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede; Bilindiği üzere; Zorunlu sorumluluk sigortası yaptırılmaksızın trafiğe katılan aracın neden olduğu kazada zarar görenler, uğramış oldukları bedeni zararların tazminini ...'ndan talep edebilir (5684 sayılı Sayılı Kanun'un m.14 f.2/b ve G.H.Yön. m.9 f.1/b) . Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararından davalı ...'nın sorumluluğunun ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminat limiti olan 410.000,00-TL ile ve ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm giderleri teminat limiti olan 410.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Davacının talep arttırım istemi; Davacı vekili 21/08/2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle; "...fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; beyanlarımızın kabulüne, dava dilekçemizin arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca; davalı ...'ndan başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz kalıcı işgöremezlik tazminatı talebimizin 317.724,70,-TL olmak üzere artırılmasına, dava dilekçemizde arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca; davalı ...'ndan başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz bakıcı gideri talebimizin 2.683,13-TL olmak üzere artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 317.724,70-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı ve 2.683,13-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 320.407,83-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe, davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir. Davalının temerrütüne ve faiz türüne ilişkin değerlendirmede; Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. Eldeki davada, 5684 sayılı Sayılı Kanun'un m.14 f.2/b ve G.H.Yön. m.9 f.1/b, kazaya karışan ve davacının zarara uğramasına neden olan aracın trafik sigortacısı olmadığından davalı ... 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlıkta; daha önce usulüne uygun şekilde bir başvuru bulunmadığından temerrüt tarihi olarak arabuluculuk başvuru tarihi 19/09/2022 tarihi esas alınmıştır. Faize ait değerlendirmede; Kazaya karışan aracın Fiat Doblo marka ticari araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Davacının dava dilekçesindeki talebi avans faizi olduğundan, hükmedilen tazminata ticari avans faizi işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sonunda toplanan tüm delillere göre, davanın kabulü ile 2.683,13-TL bakıcı gideri zarının ZMMS poliçesinin sağlık tedavi giderleri teminat limitinden karşılanması, 317.724,70-TL kalıcı iş görememezlik zararının ZMMS poliçesinin sağlık/ölüm teminat limitinden karşılanması koşulu ile toplam 320.407,83-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile 2.683,13-TL bakıcı gideri zarının ZMMS poliçesinin sağlık tedavi giderleri teminat limitinden karşılanması, 317.724,70-TL kalıcı iş görememezlik zararının ZMMS poliçesinin sağlık/ölüm teminat limitinden karşılanması koşulu ile toplam 320.407,83-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 21.887,05-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL peşin harcın ve 1.063,67-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 20.742,68-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harcı ve 1.063,67-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.225,07-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 147,00-TL e-tebligat gideri, 229,00-TL posta masrafı, 5,00-TL dosya masrafı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.881,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 49.658,70-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır