İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/177 E. 2023/1106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/177
- Karar No
- 2023/1106
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin kullanımına sunulmak üzere 1000 adet ayaklı notluk, 1000 adet plastik kalem, 1000 adet katalog, 1000 adet bloknot defter ve 1000 adet karton çantadan oluşmak üzere 57.500,00 TL net ve 10.350,00 TL KDV olmak üzere 67.850,00 TL tutarında katalog çalışması ve promosyon ürünleri yaptığını, işbu hizmet karşılığında davalı şirkete 03.05.2021 tarihli e-arşiv fatura kesildiğini, katalog çalışması ve promosyonların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin ürünleri teslim aldığını ve yasal süre içerisinde herhangi bir iade, iade faturası ve şikayet söz konusu olmadığını, davacı şirketin alacağını uzun zaman alamamasından sonra davalı şirket aleyhine 03.08.2021 tarihli Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numarası ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlattığını, davalının 05.08.2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, icra takibine itiraz edildikten hemen sonra davalının davacı şirket e-postasına “yanlış veya hatalı şekilde fatura kesilmesinden dolayı olduğunu düşünüyoruz” şeklinde elektronik posta gönderdiğini ve ekinde 10.07.2021 tarihinde kesilen iade faturasını gönderdiğini, söz konusu iade faturasının davacının tasarım ücreti, baskı ücreti ve matbaa ücretlerini içerir teklifini davalı şirkete elden yaptığını, davalının teklif içerisinde kabul etmediği "Fotoğraf Çekimi" kısmını karalayarak kabul edilen kalemleri whatsapp üzerinden fotoğraf olarak gönderdiğini, kabul sonrası davacının dava konusu katalog ve promosyon ürünlerinden ödemesini kendisi yaparak 1000’er adet bastırdığını, davacının tasarımı kendi yapmasına, baskı ve matbaa ücretlerini kendi ödemesine rağmen davalı şirketten ödemesini alamayarak hak kaybına uğradığını, davalı tarafın tasarıma bir eleştiri getirmediğini, baskı ve matbaayı onayladığını, davalı şirketin her ne kadar iade faturası düzenlemiş ise de iade faturasının, davacının düzenlediği e-arşiv faturasından tam 9 hafta sonra düzenlenip, yasal süresi içerisinde düzenlenmediğini, davacı tarafın söz konusu iade faturasını kabul etmediğini, davalı şirketin, taraflar arasında aracılık yapan Onur Köse isimli şahsın kendi bünyelerinde çalışmadığını ve kendilerinin bu durumdan haberdar olmadıklarını iddia ettiğini ancak teslim edilen ürünleri zilyetliğinde bulundurduğunu ve hala kullandığını, aracı şahıs Onur Köse’nin davalı şirket bünyesinde çalışmıyor olsa dahi davalı şirketin fazlasıyla yan şirketlerinin bulunduğunu ve o şirketlerden birinde çalışıyor olabileceğini, nitekim davalının dış ticaret üzerine kurduğu ... Taş Mimarlık Mühendislik Peyzaj İhracat İthalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi isimli bir şirketin aynı adreste ticaret yaptığını tespit ettiklerini, kaldı ki aracı şahsın davalı şirket bünyesinde çalışmaması durumunda bile davalı şirkete kesilen e-arşiv faturaya yine davalı şirket bünyesindeki çalışanlarının yasal süresi içerisinde karşılık vermediklerini, hem aracı şahsın hem de davalı şirketin e-arşiv portaldan sorumlu personelinin işbu durumu davalı şirketten gizlemesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu zira iddia ettikleri gibi bir durum söz konusuysa davacı tarafından kesilen e-arşiv faturaya neden yasal süreler içerisinde iade faturası düzenlenmediğini, davalının Kayseri ve çevresinde ün yapmış bir limited şirket olup, basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, tasarım, baskı ve matbaa ücretlerini kendi ödeyen davacının hak kaybına uğradığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının borca vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve talep konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talepler ile ilgili olarak hak düşürücü ve zaman aşımı itiraz ve def’ini ileri sürdüklerini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının davalıya birtakım katalog ve promosyon ürünleri teklif ettiği ve davalının da kabul ettiğini beyanla fatura kestiğini ve ürünleri davalıya teslim ettiğini fakat davalının ödemesini yapmadığını iddia etmişse de taraflar arasında hizmet yahut satış akdi kurulmadığı gibi davalının davacıdan herhangi bir ürün de teslim aldığını, davalının teslim edildiği iddia edilen ürünleri teslim almadığından; borcun doğduğundan ve iadesinin gerektiğinden bahsedilemeyeceğini, davacı beyanlarının aksine teslim edildiği iddia edilen ürünlerin davalının zilyetliğine hiç geçmediğini ve dolayısıyla kullanılmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafça davalıya gönderilen faturanın e-fatura olup, bu şekilde elektronik ortamda kesilen faturaların otomatik olarak deftere işlendiğinden ve temel fatura niteliğinde olan e-faturayı red etme olanağı bulunmadığından davalı tarafından davacıya iade faturası kesildiğini, davalının teslim edildiği iddia edilen ürünleri almak hususunda açık veya örtülü hiçbir irade beyanında bulunmadığını, zilyetliğine geçirmediğini ve tarafına gelen e-arşiv faturasına karşılık da iade faturası kestiğini, davalının davacı tarafa hiçbir borcu bulunmayıp; davacı tarafın 67.850,00 TL alacağı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, iddiaların TMK md. 6 ve HMK md. 190 hükümleri uyarınca ispat edilmesi gerektiğini, icra takibi sonrası yapılan harici araştırmaya göre, davacı tarafın, davalı şirkette çalışan bir işçi ile birlikte davalı şirketten tahsilat yapmak maksadıyla hareket ettiğini, davalının fatura bilgilerini de bu işçiden aldığını ancak söz konusu işçinin davalı nezdinde herhangi bir yetkisi olmadığı gibi iş akdinin de fesh edildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği durumlarda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davalının borca itirazı haklı olduğunu, davacının ise takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının iddia edilen alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Gevher Nesibe Vergi Dairesine ve Erciyes Vergi Dairesi'ne fatura eklenmek suretiyle ayrı ayrı müzekkere yazılarak ilgili faturanın davalı ve davacı tarafından Form Ba-Form Bs beyannamesi ile beyan edilip edilmediği sorulmuş, gelen yazı cevapları ile Form Ba-Form Bs formlarının gönderildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ****** tarihli raporunda özetle; 1. Davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bahse konu faturanın davacı ve davalı tarafça vergi idaresine de bildirildiğini, hal böyle olunca takip konusu fatura yönünden bir ihtilaf olmadığını, 2. Davalı tarafın takibe konu faturaya karşı iade faturası düzenlediğini ve bu faturayı kabul etmediklerini ileri sürdüğünü, davalının davacıya düzenlemiş olduğu iade faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, diğer taraftan bahse konu iade faturasının davacı tarafça kabul edilerek vergi idaresine beyan edildiği dosyadaki vergi idaresinin yazısı ekindeki Ba formundan anlaşıldığını, 3. Takip konusu faturaya karşılık herhangi bir ödeme kaydı ve iddiasının bulunmadığını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin itirazlarından 5015 b sorgusunun ne olduğu noktasında ve BA formunun sistem tarafından otomatik düzenlenip düzenlenmeyeceğini hususunda ek rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. *** 29/09/2022 tarihli ek raporda özetle; "1. Davacının 2021/07 dönemine ilişkin Ba formunun Vergi İdaresince e-beyanname sorgulama ekranından 5015-B formu seçilerek görüntülenmelidir. 2. Davalının düzenlemiş olduğu 10.07.2021 tarihli faturanın davacının e-arşiv portal sistemine düşüp düşmediği ve herhangi bir iade işlemine konu yapılıp yapılmadığı Vergi İdaresinden sorulabilir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Kayseri Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafından dava konusu edilen 03/05/2021 tarihli 68.750,00 TL'lik faturanın davalının e arşiv portal sistemine düşüp düşmediği 5015 B formu seçilip görüntülenerek tarafların bildirimde bulunup bulunmadığı ve ilgili BA formunun re'sen sistem tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin ayrıca davalı tarafından davacıya düzenlenen 67.850,00 TL'lik 10/07/2021 tarihli iade faturasının davacının e portal arşivine düşüp düşmediği, 5015 B formu seçilip görüntülenerek tarafların bildirimde bulunup bulunmadığı, ilgili iade faturasına ait BA formunun sistem tarafından re'sen düzenlenip düzenlenmediği sorulmuş, gelen yazı cevabı ile, davalının davacıya düzenlemiş olduğu iade faturasının 07/2021 döneminde davacı tarafından bildirimde bulunulmadığı ve sistem tarafından re'sen analiz ekranına düştüğü bildirilmiştir. Dosya yeniden kök rapor ve ek raporu sunan bilirkişiye tevdi edilerek vergi dairesi yazı cevabı, tarafların itirazları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu faturadan kaynaklı olarak TBK'nın 102. Maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davacının alacağı olup olmadığı hususunun tespit edilmesi konusunda ek rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. *** 27/02/2023 tarihli ek raporda özetle; "Kök raporumuzda belirttiğimiz üzere, davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı ve taraflarca vergi idaresine Ba/Bs formları ile beyan edilmiştir. Dolayısıyla takip konusu faturaya dayalı satışın ispatlandığı anlaşılmaktadır. Davalının düzenlemiş olduğu 10.07.2021 tarihli iade faturasının davacı tarafça Vergi İdaresine beyan edilmediği ve re'sen analiz ekranına düştüğü Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 16.11.2022 tarihli yazıda belirtilmiştir. Hal böyle olunca iade faturasına konu mal ve hizmetin davacıya teslimini davalının ispatlaması gerekmektedir. Mevcut deliller ışığında davacının davalıdan takip konusu fatura bedeli kadar alacaklı olduğu anlaşılmaktadır." yönünde rapor sunulmuştur. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin ayrı ayrı beyan dilekçesi sundukları görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalının davacıya yemin teklif etmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edildiği, takip alacaklısının ... Matbaa Reklam ve Organizasyon Ltd. Şti. ve takip borçlusunun ... Taşımacılık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, 03/05/2021 tarihli 67.850,00 TL bedelli fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 10/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05/08/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır". 27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede davaya ve takibe konu faturaların davalı şirket defterlerine işlendiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla taraflar arasında satışın ispat edildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarını ticari defterlerine kaydetmediği, davacının alacağının varlığının HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlanmış olduğu anlaşılmaktadır.Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemediği taktirde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Ancak ispat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı taktirde son çare olarak yemin deliline başvurur. Bu kapsamda davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığından, davalı vekiline, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalının davacıya yemin teklif etmediği görülmüştür. İzah edilen nedenle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin 67.850,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İİK'nun 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 67.850,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İzah edilen nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen 67.850,00-TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, 3-İtirazın iptaline karar verilen 67.850,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 4.634,83 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 819,46 TL'nin mahsubu ile eksik 3.815,37TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 819,46 TL, e-tebligat ve posta gideri 107,00 TL, bilirkişi ücreti 1.300,00 TL olmak üzere toplam 2.307,16 TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/12/2023 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır