Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/2152 E. 2025/1863 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2152
Karar No
2025/1863
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO : 2025/2152 KARAR NO : 2025/1863

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 ESAS NO : 2025/256 KARAR NO : 2025/313 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İZMİR 27.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ :30/01/2025 ESAS NO :2025/34 KARAR NO :2025/45 DAVANIN KONUSU : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/06/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 30/06/2025

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 27.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin ve işletme defterlerinin mali müşaviri olan davalıdan aynen iadesini, aynen iade mümkün değil ise zıyaa kararı verilmesini istemine ilişkindir. Davanın açıldığı, İzmir 27.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından; Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında davacının 2020, 2021 ve 2023 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu; 2017, 2018 ve 2019 yıllarında işletme defteri tuttuğu, bilanço defterine göre defter tutulan 2020, 2021 ve 2023 yıllarına ait talepler bakımından davanın işbu dosyamızdan tefrik kararı verilerek bu dönemde davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirildiğinden tacir sıfatını haiz olduğundan TTK'na göre Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince de; gerçek kişi olan davalının en son vergi beyannamesindeki gayrisafi hasıla miktarı dikkate alındığında bilanço esasına göre defter tutma hadlerinin altında kaldığı, davalının bilanço esasına göre defter tutmaması tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle sadece davacının tacir olması nedeniyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 3. maddesinde, bu Kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden sayıldığı, 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5. maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. TTK'nun 4.maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. TTK'nun 5. maddesinde'' Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda; dava, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin ve işletme defterlerinin mali müşaviri olan davalıdan aynen iadesini, aynen iade mümkün değil ise zıyaa kararı verilmesini istemine ilişkindir. Davacı kendi adıyla şahıs şirketini işletmekte olduğunu, kendisinin tacir olmadığı, esnaf odasına kayıtlı esnaf olduğu, dolayısıyla somut olayda TTK değil, TBK hükümleri uygulanması gerektiğini, şahıs şirketinin muhasebesini 2017 yılından itibaren davalının tutmakta olduğunu, davacının 31.12.2023 tarihinde aralarındaki muhasebecilik hizmet sözleşmesini fesh etmesi üzerine, kendi işletmesine ait defterlerinden; 2017-2018-2019-2020-2021-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin ve işletme defterlerinin mali müşaviri olan davalıdan aynen iadesini, aynen iade mümkün değil ise zıyaa kararı verilmesini talep etmiştir. Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarında, davacının 2020, 2021 ve 2023 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu; 2017, 2018 ve 2019 yıllarında işletme defteri tuttuğu belirtilmiştir. Davalının ise mali müşavirlik hizmetleri faaliyetinde bulunduğu serbest kazanç elde ettiğini belirtmiştir. Davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle sadece davacının tacir olması nedeniyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, TTK'nun 3 ve 4.maddelerine göre ticari dava değildir. Ayrıca talebin bir kısmı yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinde devam ediliyor olup usul ekonomisi açısından, uyuşmazlığın HMK'nun 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, İzmir 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince İzmir 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 30.06.2025 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2152, K. 2025/1863, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2025-2152-e-2025-1863-k-83c99f78b11c