İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/956 E. 2024/735 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/956
Karar No
2024/735
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/956 Esas KARAR NO : 2024/735 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı mahkememize tevzi edilen Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması İstemli (TMK'nun 427(4). Maddesinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacı, dava dilekçesinde; İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında devam eden “Zayi Belgesi Verilmesi” davasının 13.11.2024 tarihli 1 nolu ara kararıyla, davacı şirkete kayyım atanması için dava açmak üzere kendisine yetki ve süre verildiğini bildirmiş, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülen davada, davacı şirketi temsil etmek üzere şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan zayi belgesi verilmesi talepli davada, davacı ... Şirketini temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ve ekli belge örneklerinden, davacının ortağı olduğu ... Şirketi tarafından İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında zayi belgesi verilmesi istemli dava açıldığı, 13.11.2024 tarihli duruşmada şirket müdürü...'nın şirketi münferiden temsil yetkisinin 17.10.2017 tarihinde sona erdiği, ortaklardan...'nın davaya muvafakatine dair ...'ya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, alınan beyan karşısında herhangi bir imkanı olmadığı kanaatine varılarak davacı şirketi temsilen kayyım atanması konusunda davacıya 2 hafta süre ile bu konuda yetki verilmesine karar verildiği, mahkememizdeki davanın verilen süre içinde açıldığı görülmüştür. Davanın, mutlak ticari dava niteliğinde olması yanında, temsil kayyımı atanması talep edilen şirketin, ticaret siciline kayıtlı adresinin mahkememiz yetki alanı içinde bulunması ve TMK'nun 430. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralı nedeniyle mahkememiz görevli ve kesin yetkilidir. TMK'nun 426 (3). maddesi uyarınca açılacak temsil kayyımı atanmasına ilişkin davalarda, kayyım atanması istenilen tüzel kişinin davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk TMK'nun 427(4).maddesi hükmü uyarınca gerekli organlarından yoksun kalma nedeniyle yönetim veya temsil kayyımı atanması davaları yönünden de geçerlidir. Bir başka deyişle yönetim ve temsil kayyımı atanmasına ilişkin davalar ... olarak açılamaz ve görülemez. Kayyım atanılması istenilen şirketin, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilmemesi durumunda ilgili şirketin, dahili dava ya da ıslah yoluyla taraf olarak davaya eklenmesi suretiyle davanın görülmesi mümkün bulunmadığı gibi davanın, kamu davası niteliğinin bulunmaması nedeniyle mahkemelerin kendiliğinden ilgili şirketi "kayyım tayini istenilen" tanımlaması ile taraf olarak ekleyerek davayı görmeleri usul ve yasa kuralları çerçevesi içinde mümkün değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2018 tarih, 2016/9046 esas, 2018/2033 karar ve 14/11/2013 tarih, 2013/4650 esas, 2013/20439 karar ve 20/11/2019 tarih, 2019/304 esas ve 2019/7377 karar sayılı ilamlarında ve çok sayıda benzer ilamlarında da şirkete temsil kayyımı atanması davalarının ... açılamayacağına ve HMK'nun 124.maddesinin uygulama yerinin olmadığına, ... olarak açılan davaların dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1-d) ve 115(2).maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın, ... olarak görülmesinin mümkün bulunmamasına rağmen ... olarak açıldığı, davaya ithal yoluyla taraf eklenmesinin mümkün olmaması yanında HMK'nun 124.maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, buna göre davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin zorunlu bulunduğu, usul ekonomisi ve basit yargılama usulüne ilişkin yargılama kuralları göz önünde tutularak; davanın ... açılması nedeniyle dilekçeler teatisinin yapılmasının mümkün bulunmadığı, HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, dosyanın sürüncemede kalmaması, yargılama süresinin uzamaması, davacının, yasal süre içinde usulüne uygun dava açmasının gecikmeksizin temini ve usul ekonomisi gereği gereksiz masraf yapılmaması dikkate alınarak duruşma açılmamış, HMK'nun 320(1) maddesi uyarınca dosya üzerinde ön inceleme yapılmış, davalı taraf sıfatının yokluğuna bağlı olarak HMK'nun 114(1/d) maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davalı taraf sıfatı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/d) maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca; davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/11/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/956, K. 2024/735, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-956-e-2024-735-k-08ab9cbc671c