İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/835 E. 2024/628 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/835
- Karar No
- 2024/628
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/835 Esas KARAR NO : 2024/628 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Müvekkilinin satın almak istediği .. marka model traktörün davalı satıcı tarafından zamanında teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin faizi ile iadesi ve bu sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle uğramış olduğu zararların tazminini İzmir... Tüketici Mahkemesinden talep ve dava etmiş, İzmir... Tüketici Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih... karar sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin ...esasına kaydedilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemede müvekkilinin olduğu yer olan İstanbul Anadolu Mahkemelerine açılması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 09/06/2023 tarihinde...marka traktör satın alınıma ilişkin sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. . Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır. Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları “ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir. Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; Dava, alıcının satış sözleşmesine konu aracın teslim edilmemesi nedeni ile ile satıcıdan tazminat istemine ilişkindir. Davacı tacir olmadığı gibi, temel ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı vekilinin 24/04/2024 tarihli beyan ve delil dilekçesi içeriğinde açıkça çiftlik işlerinde kullanmak için traktör satın almak istediğini , davacının çiftçilikten kaynaklı tacir veya esnaf işletmesinin bulunmadığını, davacının iş bu dosyaya konu uyuşmazlık bakımından ticari işletmesi ile ilgili olmayan alım faaliyetinin yapıldığının belirtildiği, belirttiği, davacının tacir kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi cevabi yazısında her ne kadar bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmış ise de, tutulan defterin belirli mala tahsis edilmiş mağazalarda et ticareti ve başkaca iş faaliyeti kapsamında dava konusu iş dışında olduğu anlaşılmış, esnaf kaydının bulunduğu ve bu kaydın belirli mala tahsis edilmiş mağazalarda et ticareti olduğu görülmüştür.Davacı yanın TTK kapsamında doğrudan nispi ticari dava tarafı olduğunun değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacının ticari mükellefiyet kaydının olmadığı, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden yazılan müzekkere sonucunda herhangi bir tacirliğe ilişkin şahıs kaydına veya şirket ortaklığına kaydının bulunmadığı tespit edilmekle, taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4 maddesinde belirtilen mutlak ticari davaya sebebiyet vermediği gibi davalı yanın tacir sıfatı olamayacağından davacı tacir olsa bile ortada nispi nitelikte bir ticari dava da bulunmadığı, davacı vekilinin beyan dilekçesinde açıkça ticari işletmesi ile ilgisinin bulunmadığının belirtildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ...K. Sayılı ilamı ve Yargıtay...HD ... Karar ilamları nazara alındığında uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağı anlaşılmakla, Mahkememizce görevsizlik sebebiyle açılı davanın usulden reddine dair karar verilerek hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza