İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/869 E. 2023/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/869
- Karar No
- 2023/725
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/869 Esas KARAR NO : 2023/725 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2016 KARAR TARİHİ : 12/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya saman sattığını, samanları davalının çiftliğine teslim ettiğini, aracın boş darasını almak için kantara gittiklerini, geri döndüklerinde davalının saman parasını üçüncü bir kişiye verdiğinin söylendiğini, söz konusu olayda saman alışverişinin hak ve sorumluluk sahibi olan kişilerin davacı müvekkili ile davalı olduğunu, davalının borç ilişkisine girdiği kişi olarak müvekkiline ödeme yapması gerekirken üçüncü kişi veya kişilere ödeme yapması iddiasının borç ilişkisini sonra erdiren bir gerekçe olmadığını, müvekkilin malı sattığına ilişkin fatura düzenlediğini, fatura bedelinin tahsili için davalıya ihtar keşide edildiğini, davalının ihtara itiraz ettiğini, bedelin tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında talep başlatıldığını, davalının borcu olmadığı gerekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının hem işletme sahibi hem de saman alıcısı olarak gerçek kişi tacir olduğunu, ödeme yaparken ödeme yapacağı kişiden fatura ve irsaliye istenmesi gerektiğini, bu işlemlerin hiçbirinin yapılmadığını, TTK 20. maddesi gereğince tacirin öngörülü, konusunu bilen, hukuki ve fiili durumları kavrayabilen ve akıllı bir şahıs olması gereğinin belirtildiğini, alacak tutarının 2.500,00 TL'den fazla olduğunu, bu sebeple borç ilişkisine konu bedelin ödendiğinin senetle ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafın mezkur itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İİK 68. maddesi vd, 76, BK. HMK 288 maddeleri gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın itirazın iptali davası olduğunu, HMK 6. maddesine göre itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, akdin Torbalı da gerçekleşmesi sebebiyle yetkili mahkemenin Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının Torbalıya gelerek samanları satamadığından... ile samanlarını satma hususunda anlaştığını ve bu kişilere sattığını, samanları kilogram başına 30 kuruştan satması için talimat verdiğini, ...'in bu samanları 27 kuruştan sattığını, bu rakamın toplamda 8.700,00 TL yapmakta olduğunu, bu şahısların 100,00 TL'yi almadığını, 8.000,00 TL'si de müvekkili tarafından elden ödendiğini, müvekkili ile davacı arasında akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmeler anacak akitleri arasında hak ve borç doğuracağından davacının aralarında akdi ilişki bulunmayan müvekkile yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini beyan edip açılan davanın yersiz olduğunu, davanın reddine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; "... davanın kabulü ile; Ilgın İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin davalı yönünden kaldığı yerden devamına, tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine, " karar verilmiştir. Davalının istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi...K sayılı ilamı ile "Dava; faturaya dayalı ilamsız icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı tarafça icra takibine yapılan itirazda borca itiraz edilmiş, icra dairesinin yetkisine ise itiraz edilmemiştir. Davalı süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak yerleşim yerinin Torbalı olması sebebiyle dosyanın Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi istemiştir. Borçlunun yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da genel mahkemede itirazın iptali davası açması halinde, genel mahkeme icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itirazı icra hukuk mahkemesi yerine geçerek çözümlemelidir. Zira, genel mahkemenin de yetki itirazını incelemeye yetkili olduğunun kabulü gerekir. Esasen icra hukuk mahkemesinden daha geniş yetkili olan genel mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir neden de bulunmamaktadır. Genel mahkemenin önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse, mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Bu durum ise Anayasa'nın 141/son ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde hüküm altına alınan usul ekonomisi ilkesine de aykırı düşecektir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir. Borçlunun icra takibine ilişkin borca itiraz etmesi fakat icra dairesinin yetkisine itiraz etmemesi halinde ise icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin itiraz iptali davasında da yetkili olduğunu söylemek usulen mümkün değildir. Davalı borçlu icra takibine itirazı sırasında yetki itirazında bulunmayarak icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılmakta ise de bu husus itirazın iptali davasının görüleceği genel mahkemenin yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmez. İcra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı borçlunun itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etmeye hakkı bulunmaktadır (Yargıtay ...HD'nin... karar 17/06/2019 tarih, Yargıtay...HD'nin ... karar 15/10/2012 tarih ve Yargıtay ...HD'nin ...karar 17/06/2019 tarihli ilamları). İtirazın iptali davalarında yetkili mahkeme HMK ve diğer özel kanunlarda yer alan yetki kurallarına göre belirlenir. İtirazın iptali davaları yönünden ayrıca özel bir yetki düzenlemesi yapılmamıştır. Somut olayda; davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, davacının ve birlikte saman sattıkları ...'ın savcılıkta ve Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde samanları... isimli kişilere sattıklarını beyan ettikleri, bu kişilerin de davalıya sattıkları, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin bulunmadığı, bu nedenle genel yetki kuralının uygulanması gerekeceğini, bu kurala göre davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili mahkeme olacağı anlaşıldığından, mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi gerekirken davanın esasının incelemesi usul ve yasaya uygun olmadığından davalının diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin yetkiye ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının davalının yetki itirazı konusunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklinde karar verilmiştir. İstinaf incelemesinden sonra Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar Sayılı dosyasında "Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi... K sayılı ilamında "davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, davacının ve birlikte saman sattıkları ...'ın savcılıkta ve Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde samanları... isimli kişilere sattıklarını beyan ettikleri, bu kişilerin de davalıya sattıkları, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin bulunmadığı, bu nedenle genel yetki kuralının uygulanması gerekeceğini, bu kurala göre davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili mahkeme olacağı anlaşıldığından, mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi gerekirken davanın esasının incelemesi usul ve yasaya uygun olmadığı" yönünde kararı kaldırmış olup , kaldırma kararındaki gerekçe ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek " dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşıldı. Mahkememizce yapılan incelemede tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde yukarıda yazılı istinaf ilamında da belirtildiği üzere her ne kadar davacı davalıya satmış olduğu samanların parasını ödenmediği iddiasıyla davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de davacının ve birlikte saman sattıkları ...'ın savcılıkta ve Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadelerinde samanları... isimli kişilere sattıklarını beyan ettikleri, bu kişilerin de davalıya sattıkları, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin bulunmadığı, davacının davalı ile arasında alım satım ilişkisi bulunduğuna dair ispata elverişli delil ibraz edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 29,20-TL peşin harç ile 135,92-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 104,73-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.669,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/10/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza