İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/516 E. 2019/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/516
Karar No
2019/51
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/516 KARAR NO : 2019/51 DAVA : Tazminat ve Cezai Şart Alacağı İstemli(Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 04/10/2019 Yukarıda tarafları yazılı Tazminat ve Cezai Şart Alacağı istemli (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda , DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde: taraflar arasında 20.09.2018 tarihli satınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin mülkiyeti davalı adına kayıtlı arsa üzerinde sözleşmede belirtilen koşul ve adetlerde bina inşa etmeyi yüklendiğini, ancak gelinen süreçte davalı tarafın sözleşmenin feshi konusunda bir takım adımlar attığını, davalının genel kurulunda sözleşmenin feshi yönünde karar alındığını, bu karardan sonra davalı kooperatifin yönetim kurulu toplantısında taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve yönetim kuruluna eski yüklenici ile sözleşme yapılması konusunda yetki verilmesi konusunda karar alındığını, tutanakta müvekkili ile imzalanan sözleşmenin feshedilmiş olduğu ve eski yüklenici ile imzalanan sözleşmenin geçerli olduğuna yer verildiğini, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı ve haksız olarak feshedilmiş olup sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini sabit olduğunu bu nedenle müvekkilinin zarar kar kaybı elde edemediği ticari kar sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar ve sözleşmenin geçerliliğin inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararları talep hakkının doğduğunu bildirmiş, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini tespitine fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak şimdilik 950.000,00-TL maddi zarar ile şimdilik 50.000,00-TL cezai şart bedelinin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye haksız feshedildiğinin tespiti ile bu iddiaya dayalı olarak davacı tarafın oluştuğu iddia edilen ve sözleşmeden kaynaklanan zararları ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Somut olayda davalı yapı kooperatifi olup, Kooperatifler Kanunu'nun birinci maddesinde tanımlandığı üzere kooperatifin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerinin ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını, işgücü ve parasal katkıları ile karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet sureti ile korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar olduğu, ticari anlamda kar amacının güdülmediği bu nedenle kooperatiflerin tacir sayılmasının nitelikleri gereği mümkün bulunmadığı, kooperatifin tacir sayılmayacağına ilişkin Yargıtay .... Hukuk Dairesinin süre gelen istikrarlı kararlarının varlığı, yukarıda açıklanan dava türlerine göre davanın mutlak ticari dava niteliğinin bulunmadığı gibi üçüncü grup ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davalı kooperatifin tacir olmaması ve buna bağlı olarak ticari işletme ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava sayılmasının da mümkün bulunmadığı birlikte gözetildiğinde uyuşmazlığın taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesinde çözülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla HMK.'nun 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, 5-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi hakkında mahkememizin görevsizliği nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, görevli mahkeme tarafından istemin değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/10/2019 Başkan ... e-imzalı¸ Üye ... e-imzalı¸ Üye ... e-imzalı¸ Katip ... e-imzalı ¸

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/516, K. 2019/51, T. 04.10.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-516-e-2019-51-k-fe102a823c63