İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/181 E. 2023/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/181
Karar No
2023/771
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/181 Esas KARAR NO : 2023/771 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalıların müvekkili ile irtibata geçerek marka danışmanlığı, grafik tasarım, hosting, e-posta hizmetleri, İngilizce ve Arapça dillerinde internet sitesi yapımı konusunda hizmet almak istediklerini kendisine beyan ettiklerini, danışmanlık görüşmeleri sonrasında yapılacak hizmetlerin bedelinin teklif edildiğini ve akabinde davalılar tarafından bedelin kabul edildiğini ve hemen çalışmalara başlandığını, çalışmalar kapsamında ... alan adının müvekkili tarafından kiralanan sunucuya yönlendirilerek hosting hizmeti başlatıldığını, davalılar tarafından talep edilen e-posta hesaplarının açıldığını, grafik tasarım logo düzenleme işlemlerinin yapıldığını, müvekkilinin davalıların tüm taleplerini karşıladığını, bu süreçte 11/08/2022 tarihinde 8.000,00-TL aldığını, kalan bakiye bedelin 2.725,00-USD olduğunu, davalıların sonrasında müvekkilinden talep ettikleri tüm hizmetleri almalarına ve işlerin tamamlanmasına rağmen anlaşılan ücretin bakiyesini kendisine ödemediklerini, müvekkili tarafından tasarlanan içeriklerin tamamının davalılar tarafından izinsiz ve ücreti ödenmeksizin davalılar tarafından kullanılmaya başlandığını, davalılara bakiye borcu ödemeleri için ihtar çektiğini, ihtara rağmen davalıların borcu ödememeleri üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğunu bildirmiş davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İzmir ... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı nedeni ile mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa bir web sitesinin hazırlanması için önden 8000 TL ödeme yaptığını, 8000 TL ödeme yapılmasından sonra davacının müvekkilinden çok daha yüksek bir bedel talep ettiğini, müvekkilinin rakamı yüksek bulduğu için işi yapmasını istemediğini, yani ortada yapılmış veya tamamlanmış bir hizmet bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir iş teslim edilmediğini, davacı tarafça fatura kesilmemesinden dolayı Müvekkilinin gayri resmi iş yapmamak maksadıyla iş daha yapılmadan talebini iptal ettiğini, müvekkilinin davacıdan Şahsi hesabına yaptığı ödemeyi talep ettiğini ancak davacının müvekkiline ait web sitesini erişime kapattığını, bu nedenle ortada yapılmış bir iş ve tamamlanmş bir icap bulunmadığından hizmet ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa bir web sitesinin hazırlanması için 8000 TL ödeme yaptığını, 8000 TL ödeme yapılmasından sonra davacının müvekkili ...'dan çok daha yüksek bir bedel talep ettiğini, müvekkilinin rakamı yüksek bulduğu için işi yapmasını istemediğini, yani ortada yapılmış veya tamamlanmış bir hizmet bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir iş teslim edilmediğini, davacı tarafça fatura kesilmemesinden dolayı Müvekkilinin gayri resmi iş yapmamak maksadıyla iş daha yapılmadan talebini iptal ettiğini, müvekkilinin davacıdan Şahsi hesabına yaptığı ödemeyi talep ettiğini ancak davacının müvekkiline ait web sitesini erişime kapattığını, bu nedenle ortada yapılmış bir iş ve tamamlanmş bir icap bulunmadığından hizmet ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizce Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf Sanatkarlar Odasına ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup davacının ve davalıların tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır. Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davacı ve davalı ...'un yapılan sorgulamasında tacir kaydına rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; davacı ...'nın Konak Vergi Dairesinin (01/01/1997 - 11/06/2003 ) terk mükellefi olarak bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Sapanca Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; ...' nın herhangi bir ticari faaliyeti ile ilgili vergi kaydı bulunmamakla birlikte, 01/01/2020 tarihinden itibaren GMSİ(Gayrimenkul Sermaye İradı) vergi türü kapsamında vergi mükellefiyetini haiz olduğunun bildirildiği ve ilgili sicil dökümü ve 2020 ve 2021 vergilendirme yıllarına ilişkin GMSİ beyannamelerinin gönderildiği anlaşılmıştır. Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; ... vergi kimlik numaralı ... EĞİTİM DANIŞMANLIK SAĞLIK HİZMETLERİ VE İLAÇ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ortağı olan ... T.C. Kimlik numaralı mükellef ...'un Gayri Menkul Sermaye iradı mükellefi olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalılar ... ve ... adına yapılan sorgulamada tacir kaydına rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: SSomut olayda, davacı ve davalıların tacir ve esnaf kayıtlarının bulunmadığı, davalıların tabi oldukları defter niteliği ve beyan edilen vergi matrahı itibariyle tacir olma sınırının altında kaldığı, bu haliyle davalıların tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı ve davalıların tacir olmaması nedeniyle tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne ve diğer tarafların yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı. 09/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/181, K. 2023/771, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-181-e-2023-771-k-b603b0ce66fa