İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/563 E. 2021/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/563
- Karar No
- 2021/45
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/563 Esas KARAR NO : 2021/45 DAVA : Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 01/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı ... marka ... model araç 19/10/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalıya ait araçta eksper ...'nun uzman görüşüne göre toplamda 26.003,21 TL hasar oluştuğunu, kazadan sonra aracın oto servisine getirildiğini, hasarın 24/10/2019 tarihinde onarıldığını, onarımın ardından 19/10/2019 tarihli kazada kusurlu olan sürücünün dava dışı trafik sigortacısından 10.000,00 TL tahsil edilmiş ise de, bu bedelin araç onarım masrafını karşılamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak şimdilik 100,00 TL nin onarım tarihi olan 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile verilmesine, eksper ...'ya ödenen 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak nazara alınarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerek ihtarnamede gerekse arabuluculuk toplantısında alacağının 16.003,21 TL olduğunu iddia etmesine rağmen kısmı dava açarak 100,00 TL talep ettiğini, ancak alacağının tam olarak bilinmesine rağmen 100,00 TL gibi küçük bir meblağda kısmi dava açılmasının, kısmi dava hakkının suiistimal edilmesi anlamına gelmekle, davanın açılışında fazla harç ödememek ve davanın kaybedilmesi halinde karşı vekalet ücreti ödememek için yapılan kötü niyetli bir eylem olduğunu, bu nedenle davanın en azından hakkaniyete uygun bir bedele yükseltilerek eksik harcın tamamlatılması için davacı yana süre verilmesini, taraflarına gönderilen Karşıyaka .... Noterliği'nin 23/06/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "müvekkili tarafından, tarafınıza ait ... plakalı aracın kazadan dolayı oluşan hasar tamir edilmiştir. Aracın tamiri toplamda 26.003.21 TL tutmuştur. Sigorta şirketinden 10.000,00, TL tahsil edilmiştir. Bakiye bedel 16.003,21 TL 'nin 3 gün içinde ödenmesi ..." şeklinde bir ihtarname keşide edildiğini, İzmir .... Noterliği'nin 16/0/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kısaca "hasara ait fatura sunulmadığından" bu hali ile hasar bedelini kabul edilemeyeceğinin beyan edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın hasara ait fatura göndermek yerine, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte arabuluculuk toplantısında da iddia ettiği hasar bedelini ispatlayamadığını ve fatura sunamadığını, bu nedenle arabuluculuk toplantısında borcu kabul etmemeleri nedeni ile uzlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait ... plaka no'lu araç ile ihbar olunan ...'ya ait ... plaka no'lu araç ile 19/10/2019 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini ve kaza tespit tutanağına göre ihbar olunan aracın kazada %100 kusurlu olduğunu, ihbar olunan ...'nun aracının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yine ihbar olunan ... expertizleri, müvekkiline ait araçtaki hasarın 10.000,00 TL olduğunu rapor etmiş ve kendilerinin anlaşmalı oldukları oto tamircilerinde hasarın giderileceğini beyan ettiklerini, müvekkilinin, aracını davacıya teslim ettiğini ve ekspertiz raporundaki bedel ile yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının, tamir yapıldıktan sonra aracı müvekkiline teslim ettiğini ve sigorta şirketinden bedelini tahsil ettiğini, dosyada mübrez kesin ekspertiz raporunda müvekkiline göre aracın değerinin 40.000,00 TL olduğunun belirtilmiş olup davacının beyanına göre aracın neredeyse tamamının bedelinde hasar olduğunun iddia edildiğini, bu durumun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kabul edilse dahi aracın bu durumda perte çıkmasının muhtemel olduğunu, aracın tamamı 40.000,00 TL iken aracın tamir bedelinin 26.000,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve aracın pert bir durumunun söz konusu olmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın ... ile aracın ZMMS ... Sigorta A.Ş ye ihbar edilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, dava açılmasında kusurları bulunmadığından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, dava konusu ... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin tahsiline ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, 19/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davalıya ait ... plakalı aracın davacı yanca onarımının yapılmasından kaynaklı bakiye onarım bedeli isteminden ibaret olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda belirtildiği üzere ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-İş bu kararın taraflara tebliğine, Dair, davacı ve davalı taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı