Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1595 E. 2025/8523 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1595
- Karar No
- 2025/8523
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/13 D.İş, 2024/18 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2020 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %13 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya 14.11.2022 tarihinde başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 369.556,68 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran ile yapılan protokol ile %10 maluliyet oranı üzerinden 40.283,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davalı temerrüte düşmemiş olup faiz talebinin reddini talep ettiklerini, ayrıca sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilince sunulan maluliyet raporuna karşı herhangi bir medikal görüş sunulmadığı gibi esaslı bir itirazda bulunulmadığı, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği ve hükme esas alındığı, alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 oranında kusurlu bulunduğu, düzenlenen hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, yasal faize hükmedildiği ve tam vekalet ücretine hükmedildiği, davalıya 16.11.2022 tarihinde başvurulduğu, davalının 28.11.2022 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 369.556,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde söz edilen ibraname ya da sulh sözleşmesinin sunulmadığı, ibraname/sulh sözleşmesinin ibrazı için verilen kesin süreye verilen cevapta ibraname imzalanmadan ödeme yapıldığının beyan edildiği, ne var ki dosya arasında bulunan ödeme dekontuna göre 10.01.2023 tarihinde 136.393,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin işbu başvuru tarihinden sonra yapılması nedeniyle 136.393,00 TL ödeme güncellenmeden belirlenen zarardan indirilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ödeme tarihindeki verilere göre zararın 310.463,52 TL olarak belirlendiği, bu tutardan 136.393,00 TL'nin mahsubu sonucu bakiye zararın 174.070,52 TL kaldığı, buna göre yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığının anlaşıldığı, hükme esas raporda rapor tarihi itibariyle davacının gerçek zararının 412.313,66 TL olarak belirlendiği, bu tutardan yapılan 136.393,00 TLlik ödemenin mahsubu sonucu bakiye zararın 275.920,66 TL kaldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince eksik mahsup işlemi yapılarak fazla tazminata karar verilmesi hatalı olup davalının bu yöne ilişkin itirazının kabulü gerektiği, davalı tarafından 136.393,00 TL yargılamanın devamı sırasında ödenmiş olup bu miktar için davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, HMK m. 331 uyarınca davacının başvuru tarihi itibariyle işbu davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından konusuz kalan kısım için de davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar vermek gerektiği, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 410.000,00 TL olup davalı tarafından yapılan 136.393,00 TL ödemenin mahsubu sonucu bakiye teminat limitinin 273.607,00 TL kalacağı, bu nedenle bakiye poliçe limiti dikkate alınarak karar vermek gerektiği, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, kaza ile illiyetin kurulduğu anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin itirazının reddi gerektiği, davacı lehine tam vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 273.607,00 TL'nin 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... şirketi tarafından yargılama sırasında ödenen 136.393,00 TL'lik kısım için dava konusuz kaldığından bu kısım için karar verilmesine yer olmadığına, poliçe limitini aşan 2.313,66 TL'lik istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, ödeme yasal faiz ile güncellenerek tenzil edildikten sonra tazminatın 267.546,50 TL olarak tespit edilmesi gerektiğini, ancak hakem tarafından ödemenin güncellenmeden tenzil edildiğini, poliçe limiti olan 410.000 TL'den de yasal faizle güncellenen 144.767,16 TL ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, mağdurun kaza değil rapor tarihindeki yaşı esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 06.06.2020 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun uygun mevzuata göre düzenlenmesine, tahkim başvurusundan sonra ödemenin yapılması dikkate alındığında hesaplanan tazminattan güncellenmeksizin tenzil edilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 5. bendinde yer alan "47.041,05" ibaresi çıkartılarak yerine "17.900,00" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.