İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/417 E. 2019/799 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/417
- Karar No
- 2019/799
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/417 KARAR NO : 2019/799 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 02/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin araç bakım ve onarım işi yaptığını, davalı borçluya ait ... plakalı aracın bakım ve onarım işinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, söz konusu onarıma ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 14/07/2018 tarihli ...-... sıra nolu 34.491,40 TL bedelli bir adet fatura düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 34.491,40 TL asıl alacak miktarı üzerinden icra takibi yapıldığını ve 7 Örnek ödeme emri ve eklerinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun kötü niyetli olarak borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz ettiğini ve itirazı neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, faturalar ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile davalı borçlunun müvekkili şirkete 34.4940 TL tutarında borcu olduğunun sabit olacağını, müvekkili şirketin tacir olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari alış-verişten kaynaklanmakta olup uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu bu nedenle ticari faiz talep edildiğini, alacağın likit olduğunu, belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın,asıl alacak miktarının 15.000,00 TL'lik kısmı yönünden itirazın iptali ve takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının temerrüde düştüğü 27/08/2018 tarihinden itibaren ticari faiz (reeskont avans)işletilmesine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesine davalıya tebliğ edilmeyen fatura ve müvekkilinin icra takibine itirazı dışında hiç bir belge eklemeyip davasını kanıtlayamamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın davalı aracının arızasını tamir edemediğini, aracın defalarca davacı işyerine tamir için bırakılmış olmasına rağmen arızanın giderilemediğini, davacının hiçbir ücret hak etmediğini belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava tarihi itibariyle yürürlük olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tüketicinin, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici işleminin, " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 fıkrasında da tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, tacir olmayan davalının hususi otomobilinin tamir ve onarımını davacıya ait şirkete yaptırdığı, ancak verilen hizmetlerin karşılığı olan fatura bedellerini ödenmediği iddiasıyla açılan davada Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, bu davanın çözümünde, genel mahkeme sıfatıyla görevli ve yetkili mahkeme olan Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı.02/12/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı