İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/296 E. 2019/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/296
- Karar No
- 2019/403
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/296 Esas KARAR NO : 2019/403 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 01/07/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu,cari hesap oluşturulduğunu, davalıya çeşitli tarihlerde ürünler verildiğini ve faturalandırıldığını, davalının 27.11.2017 tarihli ... seri nolu 2.927,88TLmiktarında ve 07.12.2017 tarihli ... seri nolu 3.106,47TL miktarında faturalar nedeniyle toplam 6.034,35TL asıl alacak bakiye borcu bulunduğunu,bu nedenle oluşan cari hesab alacağının davalı tarafın ödememesi nedeniyle davalı hakkında İzmir .... İcra Md.nün ... sayılı dosyası ile 6.034,35TL asıl alacak ve 468,81TLişlemiş faiz olmak üzere toplam 6.503,15TL takip yapıldığını,davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ,tüm defter kayıt ve belgelerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını belirttiği ve İzmir .... İcra Md.nün ... sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın ve yapılan icra takibinin haksız olduğunu, davacıya borcu bulunmadığını, 2013 yılında ticari faaliyetine son verdiğini belirttiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememize açılan itirazın iptali davasında davalının gerçek kişi olduğu görülmekle görev hususunun belirlenmesi amacıyla davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmış, Konya Seydişehir Vergi Dairesi Müdürlüğü, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinden gelen yazı cevaplarından davalının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ancak her iki tarafın tacir olması durumunda nispi ticari dava olarak nitelendirilebileceği, ancak Konya Seydişehir Vergi Dairesi Müdürlüğü, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinden gelen yazı cevaplarından davalının tacir sıfatının bulunmadığı, gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-İş bu kararın taraflara tebliğine, İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/07/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı