İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/464 E. 2024/726 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/464
Karar No
2024/726
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/464 Esas KARAR NO : 2024/726 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2024 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ...Ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri AŞ. Vekili 08.05.2024 harç tarihli İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı dava dilekçesiyle; müvekkili marina tarafından, davalı borçlu aleyhinde ... isimli tekne bağlama bedeline dayalı olarak tanzim edilen fatura ve cari ekstreye ilişkin olarak Çeşme İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı / borçlunun takibe, borca, faize ve feri'ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, takibin Çeşme İcra Müdürlüğünde yapıldığını, bağlama ücretine ilişkin itirazın iptali davalarında Çeşme Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar tesis edildiğinden davanın İzmir Mahkemelerine açıldığını, takibe konu bağlama ücretinin davalı tarafça müvekkili marinaya ödenmediğini, takibe itirazda marina olan ilişki ve takibin dayanağını teşkil eden bağlama hizmetinin davalı tarafça inkar edildiğini, dava tarihi itibariyle dava konusu teknenin halen müvekkili marinada hizmet almaya devam ettiğini, Bağlama Sözleşmesinin eki olan ... Marinaları İşletme Yönetmeliği’nin 12. Ve 14. Maddelerinde bağlama koşulları, ödemeler ve bağlama şartlarına ilişkin açıklamaların açıkça yer aldığını, müvekkili tarafından davalıya 11.10.2023 tarihli, 206.486,26 TL bedelli Bağlama ücreti ve damga vergisini ihtiva eder fatura ile, 14.11.2023 tarihli, 22.727,46 TL bedelli bağlama ücretinde yapılan indirimin iptalini ihtiva eder faturanın tanzim edildiğini, belirterek Çeşme İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas – ... Karar sayılı 08.05.2024 tarihli kararla görevli mahkemenin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, verilen karar 29.05.2024 tarihinde kesinleştirilerek, davacı vekilinin 09.05.2024 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esas sırasına kayıtlanmıştır. Davalı... vekili 26.06.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacının taraflar arasında imzalandığını iddia ettiği Sözleşmede müvekkilinin imzası bulunmadığını, bu nedenle taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, davacının kendi insiyatifiyle bir belge hazırladığını, bu belgede müvekkilinin ödemesi gereken tutarı belirttiğini ve kendisinin imzaladığını, söz konusu belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin davacının talep ettiği ücreti ödeyeceğine yönelik herhangi bir beyanı olmadığını, bu nedenle borcu kabul etmediklerini, söz konusu belgede gösterilen tutarın ödeme tarihine ilişkin bir bilginin de yer almadığını, gönderilen faturanın geçerli olmayıp, borcun muaccel olmadığını, VUK m. 231/5 uyarınca; "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." Hükmünün yer aldığını, bu nedenle düzenlenen faturanın geçerli olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse bile söz konusu sözleşmeye göre davacının hizmet süresinin bir yıl olduğunu, davacının sözleşme olduğunu iddia ettiği belge içerisinde ödemenin yapılacağı tarih, ödemenin yapılma şekli gibi hususlara da yer verilmediğini, bir an için sözleşmenin geçerli olduğu varsayılsa bile taraflar arasında bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, ücrete hak kazanan tarafın sözleşmede aksi düzenlenmemişse hizmetin tamamlanmasıyla beraber ücrete hak kazanacağını, davacının sunduğu belgeye göre müvekkiline karşı hizmet süresinin 365 gün olup bu sürenin 12.08.2024 tarihinde sona ereceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu ve müvekkilinin borçlu olduğu düşünülse bile borcun henüz muaccel olmadığını, tamamlanmamış bir hizmet karşısında kesilen faturanın geçerliliğini ve buna bağlı olarak açılan icra takibini kabul etmediklerini, faturaya dayanak olarak gösterilen belgeye göre hizmetin başlangıç tarihinin 13.08.2023 olduğunu, bu tarihten itibaren 7 gün içinde kesilmeyen faturanın geçerli olmayacağını, icra takibine dayanak gösterilen 11.10.2023 tarihli faturanın da geçerli olmadığını, tek başına borcu kanıtlamadığını, faturanın düzenlenmiş olmasının tek başına bir ticari iş ilişkinin ve sözleşmenin varlığını kanıtlamayacağını, sözleşme ilişkisinin faturanın muhatabı tarafından inkar edilmesi durumunda, faturayı düzenleyenin bu sözleşmenin varlığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme olmadığından davacının dayanak olarak gösterdiği faturanın geçersiz olduğunu, faturaya dayanak gösterilen icra takibinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 13.08.2023 ve 12.08.2024 tarihlerinde verilen hizmetler karşılığı doğan alacağa ilişkin yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. ... Marinaları İşletme Yönetmeliği, Bağlama Sözleşmeleri, Çeşme İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı Dosyası, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas – ... Karar sayılı ilamı, fotoğraflar, Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi, arabuluculuk tutanağı incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı Dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... ve ... A.Ş Altınyunus Çeşme Marina Şubesinin takip borçlusu ...’e karşı 14.11.2023 tarihinde 206.486,26 TL asıl alacak, 22.727,46 TL işlemiş faiz, 1.731,09 TL yasal faiz olmak üzere toplam 230.944,81 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatın 20.11.2023 tarihinde muhatabın tanınmadığından gerekçesiyle iade edildiği, 07.12.2023 tarihinde takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir. Dava konusu tekne bağlama kütüğüne kayıtlı olup özel tekne statüsüyle İstanbul Liman Başkanlığında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. TTK m. 935/1'e göre "Aksini öngören kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu kanunu Deniz Ticareti ile ilgili hükümleri ticaret gemileri hakkında uygulanır." hükmüne göre Deniz Ticareti hükümleri ancak ticari gemiler için uygulanacaktır. ... isimli teknenin İstanbul Bağlama Kütüğüne ... numara ile kayıtlı özel tekne olduğu ve ... adına 24.04.2023 tarihinde kayıtlandığı belirlenmiştir. ... isimli teknenin özel tekne niteliği taşıdığından mahkememizin görev alanına girmediği, davacıyla yapmış olduğu sözleşmelerde ticari iş niteliği taşımadığı ve teknenin özel tekne niteliğiyle davacıdan hizmet aldığı belirlenmiştir. Her ne kadar İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi de görevli mahkemenin (Deniz Ticareti ve sigortalarına bakmakla görevli) İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş ise de; Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişilerin sigortadan doğan davalarının 6502 sayılı Kanun m. 3/k ve 3/I ile m. 73/1 gereğince Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirlendiğinden, mahkememizce resen görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Görev; kamu düzenine ilişkin olup HMK m. 114/1/c gereğince dava şartıdır. Dava şartının mahkemece HMK m. 115/1’e göre davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve bu konuda karar verilmesi mümkündür. Dava şartı eksikliği halinde giderilebilecek olan dava şartları için davacıya süre verilmesi mümkün iken; giderilemeyecek dava şartları yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekir. Somut olayda da; davacının görevli olmayan mahkemede dava açması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak bu halde davacının iki haftalık süre içerisinde HMK m. 20’ye göre; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini isteme hakkı vardır. Aksi halde dava açılmamış sayılacaktır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının taraflar arasındaki ilişkinin deniz ticareti sözleşmeleri veya deniz sigorta sözleşmelerinden doğmadığı, TTK ve TBK'da yer alan genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2. f. gereği davanın USULDEN REDDİNE, HMK m.21/1-c gereği dosyanın görevli yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir BAM ... Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2b gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

TASHİH ŞERHİ Hüküm kısmının 2. Bendinde her ne kadar " HMK m.21/1-c gereği dosyanın görevli yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir BAM .... Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine," şeklinde karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde dosyada görev uyuşmazlığının bulunmadığı, dolayısıyla HMK m. 21/1-c maddesinin somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan ve sehven yazıldığı anlaşılan bu ibarenin hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün tashihine karar verildi. 03.10.2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/464, K. 2024/726, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-464-e-2024-726-k-117428cbb2df