İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/122 E. 2024/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/122
- Karar No
- 2024/249
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/122 Esas KARAR NO : 2024/249 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 11.02.2023 KARAR TARİHİ : 20.03.2024 Mahkememizde görülen Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ...Genel Mühendislik Mekanik A.Ş. vekili 11.02.2023 tarihli tedbir talepli dava dilekçesiyle; müvekkilinin, davalı ...’nde ortak olduğunu, 4562 sayılı ... Kanunu m. 5 uyarınca organize sanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişiliğinin bulunduğunu, kamu kurumu niteliği bulunmadığından yapmış olduğu işlemlerin adli yargı denetimi içerisinde yer aldığını, Uyuşmazlık Mahkemesinin de bu yönde kararlarının bulunduğunu, müvekkilinin bu ...’de yüzme havuzu ekipmanları ve kimyasalları üretimi ve satısıyla iştigal eden 15 m² üretim alanına sahip bir şirket olduğunu, müvekkiline 14.12.2022 tarihinde ... Yönetimi tarafından Torbalı .... Noterliğinden ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin bu ihtarnameyle 26.02.2023 tarihli işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının açıldığının bildirildiğini, ancak davalının böyle bir iptal işlemi yapma yetkisinin bulunmadığını, zira ihtarnamede yer alan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davalının işyeri açma ve çalıştırma ruhsatını iptal etme yetkisinin bulunmadığını, bu durumun 21.12.2022 tarihli cevabi ihtarıyla karşı tarafa bildirildiğini, davalının yaptığı ruhsat iptal işleminin yanı sıra 15 günlük süre içerisinde eksikliklerin giderilerek yeni ruhsat alınmasına ilişkin 26.01.2023 tarihinde bildirim yapıldığını, aksi halde hizmet kesintilerinin uygulanacağının ihtar edildiğini, ...’de bulunan sanayi tesislerinin ruhsat başvurularının bu kadar kısa sürede tamamlanmasının mümkün olmadığını (ÇED raporu alınması, yangına karşı önlemler alınması konusunda rapor ve onaylar gibi), müvekkilinin 3572 sayılı Kanun kapsamında kalmadığını, davalının bu kanuna dayanarak müvekkilinin ruhsatını iptal ettiğini, oysaki müvekkilinin birinci sınıf gayri sınıf müessese olup, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m. 268 ve 275 arasındaki hükümlere dayalı olarak kurulduğunu ve ... Uygulama Yönetmeliği m. 42/5f’de yer alan 3572 sayılı İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmündeki Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun hükümlerine tabi olmadığını, bu kararnamenin m. 6/2 gereğince belirtilen kriterlere sahip olmayan işletmelerinin durumlarının tespit edilmesi halinde ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyerinin kapatılacağı ve ilgililer hakkında işlem yapılacağı hükmünün bulunduğu, bu hükmün uygulanabilmesi için çevre kirliliğine yol açmaması, yangın, patlama gibi sonuçları doğuracak işlemlerde bulunmamasının belirtildiği, oysaki müvekkilinin bu hükümlere tabi olmadığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanuna dayanarak hazırlanan işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelik hükümlerine tabi olduğu, bu yönetmelikte 4562 sayılı ... Kanunun da sayılıyor olmasına rağmen davalıya ruhsat iptali yetkisi vermediğini, birinci sınıf gayri sınıf müessesleler hakkında ruhsat iptaline ilişkin düzenlemeler bulunmadığı, ruhsat değişikliği gerektiren hallerde de birinci sınıf gayri sınıf müessese olabilmek için aranan şartları taşıması gerektiği ve yeniden ruhsat alınması için başvurulmasının zorunlu kılındığı, davalının yetkisinin sadece işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı denetlemekle sınırlı olduğu, ... Kanunu m. 4’te ...’ye bu yetkiyi verdiği, müvekkilinin yöneticisinin aynı zamanda ... yönetim kurulu üyeliğine aday olduğunu, yapılan işlemlerin bu sebebe de dayanmış olabileceğinin, müvekkili şirketin çevre ve insan sağlığı konusunda zarar verici faaliyetlerde bulunmadığı, Çevre Kanunu m. 12 gereğince kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisinin bakanlığa ait olduğunu, ihtarnamede iddia edilenlerin aksine müvekkilinin çevre kirliliğine yol açmadığı gibi diğer kurum ve kuruluşlarında müvekkiline yapılmış bir ihtaratlarının bulunmadığını, mevzuat hükümlerinin yerine getirildiği, insan sağlığı için gerekli unsurları taşıdıkları, 2022 yılında davalının iddia ettiği şekilde üç kez yangın çıkmadığını, bir kez yangın olduğunu ve derhal söndürüldüğünü, çalışanların devamlı sağlık kontrolünden geçirildiğini, davalının emredici hükümlere aykırı olarak müvekkili şirketi kapatmaya çalıştığını, ayrıca imara aykırılık iddialarının da doğru olmadığını, ... Uygulama Yönetmeliği m. 44’te yer aldığı üzere ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak tespit edilen yapılan ...’ler tarafından bakanlığa bildirilerek yıkımın bakanlığın talimatıyla valilik ve kaymakamlık tarafından yapılması gerektiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatının bu sebeple iptal edilemeyeceği, ruhsat iptali işlemine ... tarafından yetkili olmadığına ilişkin Danıştay’ın kararlarının bulunduğunu, bu nedenle tedbiren HMK m. 389’a dayanarak öncelikle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal etme işleminin yürütmesinin durdurulmasına, kabul edilmediği takdirde tedbiren davalı tarafından müvekkiline bildirilen 26.01.2023 tarihli hizmet kesintisi uygulamasının tedbiren durdurulmasına, en nihayetinde yargılamayla davalının yapmış olduğu 09.12.2022 tarihli 763 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla müvekkilinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptal etme işleminin yokluğunun tespitine ya da iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 29.03.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; dava konusu işlemin ... Uygulama Yönetmeliği İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun yaptığı atıfla İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği gereği yapıldığını, idare hukuku ilke ve kurallarına göre tek taraflı irade beyanı ile sonuç doğurduğunu, müvekkilinin taraf olduğu idari yargı alanında görülen uyuşmazlıkların bu davaya emsal teşkil ettiği, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünün idari yargı alanına girdiğinden mahkemenin görevsiz olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili ...'nin işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye, denetlemeye, işyerini kapatmaya, faaliyeti durdurmaya, faaliyeti men sonucunu doğuran işyeri açma ve çalışma ruhsatını iptal etme görev ve yetkisine sahip olduğunu, davacı şirketin, müvekkil ... içinde ... ada ... parsel (... ada ... Ve... parselin tevhidi ile) ve ... ada ... parselin 27.05.2015 tarihinde tevhidi ile oluştuğu, ... ada ... parselde faaliyet gösterdiğini, davaya konu iptal edilen 26.02.2013 tarihli 044 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının ise ... ada ... parselde gösterilen faaliyet için alınmış bir ruhsat olduğunu, sonrasında hem yapılan tevhit işlemi hem de davacı şirketin kapasite artışı ve faaliyetinin büyümesi sebepleri ile söz konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının yenilenmesi yasal bir zorunluluk haline geldiğini, bu işyerinin açma ve çalışma ruhsatının gerçekte davacı şirketin faaliyetini ve şirket kapasitesine uygunluğunu karşılamadığını, müvekkili ... personelinin bölge sınırları içindeki firmalara teknik incelemeye giderek ruhsata aykırı hususlar ile ilgili kontroller yaptıklarını, 24.09.2019 tarihinde davacı şirkette yapılan teknik incelemede parselinde mevzuata aykırılıklar ve eksiklikler tespit edildiğini, dava konusu ruhsatın uyumsuzluğunun ve eksikliğinin tespit edildiğini, bunun giderilmesi için davacı şirkete 04.10.2019 tarih ... sayılı yazının gönderildiğini, Menderes ... Noterliği'nin 01.09.2019 tarih, ... yevmiye nolu "Taahhütname" başlıklı noter evrakı ile aykırılıkların ne şekilde ve hangi sürede giderileceğinin ayrıca ihtarla bildirildiğini, ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kontrollerde imara aykırı yapı ve eklentilerin taahhütnameye aykırı olarak kaldırılmadığının tespit edildiğini, davacı şirkete bunların kaldırılması, eksikliklerin giderilmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının yenilenmesi hususlarında davacı ile davalı müvekkili arasında 02.11.2021 tarihli teknik rapor, ... sayılı, ... sayılı, 08.09.2022 tarih ... gelen evrak nolu talep,... sayılı cevap, ... sayılı vb. şekilde muhtelif yazışmaların gerçekleştirildiğini, davacının kaçak yapılarının parseline sığamaması ve malzemelerinin dışarı taşması durumunun müvekkili ... içinde türlü sıkıntılara yol açtığını ve davacının bu konuda uyarıldığını, Bornova .... Noterliği'nin 09.03.2022 tarih, ... yevmiye sayılı noter ihtarı ile davacı şirkete işyeri açma ve çalışma ruhsatına aykırılık şeklindeki kaçak yapılaşması hakkında noter ihtarının gönderildiğini, eksikliklerin giderilmesi için ve gerekli başvurunun yapılması için davacı tarafa 10 iş günü süre verildiğinin ihtar edildiğini, bu hususların yerine getirilmemesi nedeniyle bu kez Karşıyaka .... Noterliği'nin 11.04.2022 tarih ... yevmiye sayılı ihtarının gönderildiğini, davacının resmi bir denetim yapılmadığı, tespit olmadığı, denetim sonucu tutanak tutulmadığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, tüm bu ihtarlara rağmen kaçak yapılarını kaldırmayan ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını kapasitesine uygun şekilde yenilemeyen ve bu haliyle İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Yönetmeliğine aykırı olan davacı şirketin ruhsatının yasal düzenlemelerin verdiği görev ve yetki ile müvekkili ... Yönetim Kurulu'nun 09.12.2022 tarih 763 sayılı kararı ile iptal edildiğini belirterek işyeri açma çalışma ruhsatının iptaline dair kararın yasaya ve hukuka uygun olduğundan davacının iddialarının reddinin gerektiğini beyan etmiştir. Dava; davacının üyesi olduğu ... Yönetimi tarafından verilen 09.12.2022 tarihli 763 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ya da iptali ile tedbiren bu kararın uygulanması olmadığı takdirde davalının 26.01.2023 tarihli hizmet kesintisi uygulamasının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İhtarnameler ve cevabi ihtarnameler, 26.01.2023 tarihli yazı ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı belgeleri, bilirkişi raporu alınmış ve değerlendirilmiştir. Mahkememizce verilen 16.02.2023 tarihli ara kararla; davacı taraf İzmir ...’nin 09.12.2022 tarihli 763 sayılı Yönetim Kurulu kararının müvekkiline bildirilen ihtarnamede yer alan 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair KHK’nın hükümlerine tabi olmadığını ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m. 268 ve 275 arasındaki hükümlere dayalı olarak kurulduğu, bu hükümlere istinaden birinci sınıf gayri sıhhi müessese sayılması ile ruhsat iptali işleminin bu kanun ve buna dayalı olarak çıkarılan İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Yönetmelik hükümlerine tabi olduğunu belirterek alınan kararın yoklukla malul olduğunu belirtmiş ise de, dosyada ibraz edilen ihtarname ve kayıtların incelenmesiyle ruhsat iptalinin sadece belirtilen sebeplere dayanmadığı, davacının ... tarafından kabul edilmeyen ve yasaya aykırı olduğu belirtilen ihtar edildiği halde kaldırılmayan kaçak yapılar ile ortak alanlara müdahalesi ve imara aykırı şekilde inşa edilen iki adet fırın ve parsel bahçesindeki yanıcı maddelerin depolanması, çekme mesafesinin ihlaline dayandığı, ayrıca 2022 yılında davacıya göre bir kez davalıya göre üç kez ...’de yangın çıkarılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle ruhsat işleminin iptal edildiği belirtilmiş olmakla birlikte iptalin yasaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin ancak yargılamayla belirlenebileceği, ancak iptal şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine kadar tedbiren “iptali” yoklukla malul olduğunun veya iptal edilebilir olduğunun tespit edilerek bu işlemin durdurulmasının mümkün olmadığı, zira davanın sonucunda elde edilecek menfaatin tedbiren verilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Buna karşılık 26.01.2023 tarihli ...’nin 2023/153 sayılı yazısıyla bildirilen hizmet kesintilerinin yapılması ise davacının talebi değerlendirilirken mevcut tesisinin çalışmasına engel olacağı ve dava sonucunda bu iptal kararının iptal edilmesi veya yoklukla malul olduğunun kabul edilmesi halinde şirketin çalışmasının mümkün olmayacağı, faaliyetinin duracağı ve bununda yargılama süresince davanın görülmesinin gereksiz hale getireceği anlaşılmakla hizmet kesintisinin durdurulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce verilen tedbir kararına karşı da davalı ... vekilinin 15.03.2023 tarihli beyan dilekçesinde; ihtiyati tedbirin kabul etmediklerini, davacının kaçak yapıları bulunduğunu, ortak alanlara müdahale ettiğini, tehlike yaratacak şekilde yangına sebebiyet verdiğini, ihtiyati tedbirin kaldırılması, olmadığı takdirde hizmet kesintisinin uygulanmaması yönündeki tedbirin belirli bir teminat karşılığında verilmesini talep etmiştir. Bu itiraza karşılık davacı vekilinin 05.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde; hizmet kesintisinin yapılmamasına ilişkin tedbirin uygulanmaması halinde müvekkilinin tüm sözleşmeleri yerine getiremeyeceği, üretim, pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini durduracağı, şirketin telafisi imkânsız zararlara gireceğini belirterek tedbirin uygulanmasına karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkememizce davalının talebi yerinde görülerek 19.04.2023 tarihli 4 nolu ara kararla Davacının hizmet kesintisinin durdurulması talebinin HMK m. 389 vd. gereğince 500.000,00 TL teminat yatırılması halinde kabulüne ve uygulanmasına karar verilmiş ve davacı tarafça süresi içerisinde teminat yatırılarak tedbir kararı uygulanmıştır. Davacı taraf 05.07.2023 tarihli 3 numaralı ara kararda davalı ... yönetiminin tedbir kararına aykırı olarak müvekkilinin faaliyetini durdurmak için kamu ve özel tüzel kişiliklerine müracaatta bulunduğunu belirtmesiyle bu durumu açıklaması için iki haftalık süre verilmiş, süresi içerisinde 18.07.2023 tarihinde verdiği beyan dilekçesinde; 04.07.2023 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerinin müvekkili firmaya gelerek tutanak tuttukları, İl Sağlı Müdürlüğünün 09.12.2022 tarihinde ... yönetimi tarafından müvekkilinin ruhsatının iptal edildiğini bildirdiklerini, 05.07.2023 tarihli duruşmadan sonra ...’nin müvekkiline 10.07.2023 tarihli ihtarname gönderdiğini ve müvekkilinin ruhsatını iptal ettiğini, 7 gün içerisinde ruhsat başvurusu yapılmadığı takdirde faaliyetten men edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin üretim faaliyetini sonlandırmak amacıyla hareket edildiğini, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının genişletilerek hizmet kesintisinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının davacının faaliyetini durdurmaya yönelik müracaat ve şikâyette bulunulmasının yasaklanması şeklinde tedbir kararı verilmesini istediğini beyan etmiştir. Davalı vekilinin de 21.07.2023 tarihli beyanında; davacı vekilinin 18.07.2023 tarihli talebine karşılık davacı şirketin ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin tevhidi ile oluşan ... ada ... parselde faaliyet gösterdiğini, iptal edilen 26.02.2013 tarihli 44 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatının ise ... ada ... parsele ilişkin olduğunu, davacının kapasite artışı nedeniyle çalışma ruhsatının yenilenmesinin yasal bir zorunluluk haline geldiğini, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile iş yerinde kendi kusurlu fiili ile oluşmuş aykırılık ve eksiklikler ile faaliyetini devam ettirdiğini, teknik personel tarafından yapılan denetimlerde eksikliklerin devam ettiğini belirlendiğini, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatları Yönetmeliğinde düzenlenmiş faaliyetin geçici süreyle men ve idari para cezası başlıkla Ek m.3 – m.13/1 ve m.21/2, m. 23/5f uyarınca meri mevzuata aykırılıklar ve noksanlıkların tespiti halinde işletmeciye bir defaya mahsus 15 günlük süre verileceği, bu süre içerisinde noksanlıklar giderilmezse idari para cezası verileceği, noksanlıklar giderilmezse faaliyetin menine karar verileceği, aykırılık ve noksanlığın giderildiğinin tespiti halinde men kararının derhal kaldırılacağının bildirildiği, davacıya bu amaçla defalarca süre verildiğini, davacının dava tarihinden sonra iş yeri açma ve çalışma ruhsatını yenilemek için müvekkili ... Müdürlüğüne başvuru yaptığını, bunun için ilk önce 6 ay daha sonra 3 aylık süre verildiğini, fakat eksikliklerin giderilmediğini, evrakların tamamlanmadığını, itfaiye raporunun alınmadığını, son dilekçeyle 5 ay gibi süre talep ettiğini, hizmet kesintisinin uygulanmaması yönünde tedbir kararı bulunsa da müvekkilinin mevzuata aykırı faaliyette bulunan bir şirket olması halinde ilgili kurumlara durumu bildirmekle yükümlü olduğunu, aksi halde sorumluluğunun doğacağını, faaliyetten men kararı verme konusunda yetkili idarenin müvekkili ... olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin genişletilmesi talebinin reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin 27.07.2023 tarihli davalı vekilinin beyanına karşı beyan dilekçeleriyle; her ne kadar ruhsatının üzerindeki ada parsel numaralarının değişmesi gerekiyorsa da davalının talebi üzerine yeni bir muaraza çıkmaması için istenen ek belgeleri hazırlamaya başladıklarını, tevhit işlemi nedeniyle ruhsatın yenilenmesinin davayla ilgisi olmadığını, davalının tevhit işlemi nedeniyle gönderdiği ihtarnamede İl Sağlık Müdürlüğüne yaptığı şikâyette ruhsat iptal işlemine dayanarak kötü niyetli olduğunu, talebin değerlendirilmesini ve davalının Menderes Kaymakamlığı nezdinde iş yerinin mühürlenmesi için talepte bulunduğunu, bu talebin gerekçesini de bildirmediğini, talebe ilişkin belgelerin de celbinin gerektiğini bildirerek bilgi ve belgelerin celbini talep etmiştir. Menderes Kaymakamlığından gelen 28.07.2023 tarihli cevabi yazıda; ...’nin 26.07.2022 tarihli yazıyla Menderes Kaymakamlığından davacı şirketin faaliyetinin sona erdiğini ve mühürleme yapılması için talepte bulunduğu ve Torbalı... Noterliğinden 10.07.2023 tarihinde davacı şirkete ihtarname gönderildiği, ihtarnamede Ruhsat yenilenmesi için 5 aylık talep edilen yeni süre talebinin kabul edilmediği, 7 iş günü süre içerisinde bölge müdürlüğüne iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu yapması gerektiği, aksi halde İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Yönetmeli m. 21 gereğince ruhsatsız faaliyet gösteren şirketin faaliyetinden men için gerekli işlemler yapılacağı hususunun ihtar edildiği belirlenmiştir. Mahkememizce 01.08.2023 tarihli ek ara kararla; davacının tedbir talebi kabul edilerek 16.02.2023 tarihli tedbir kararına karşı davalı ...’nin tedbiri etkisizleştirecek şekilde Torbalı .... Noterliğinin 14.12.2022 tarih ve ... yev. Numaralı ihtarnamesinde belirtilen ruhsat iptal işlemine dayanak yapılarak 3. Kişi ve kurumlara ihbar ve şikâyette bulunmasının önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...’nin 09.08.2023 tarihli beyan dilekçesi ve 07.09.2023 tarihli ek dilekçeleriyle; verilen tedbir kararının kaldırılmasını istediklerini, zira gayri sıhhi müesseselerin faaliyetlerinde eksiklik ve aykırılık bulunması halinde bunlar giderilinceye kadar faaliyetin durdurulabileceğini, bu eksiklik ve aykırılık giderilince faaliyetin men kararının derhal kaldırılabileceğini, davacının da birkaç kez süre isteyerek eksikliği gidermeye çalıştığını, ancak evraklarını tamamlayamadığını, itfaiye raporunu halen alamadığını, ihtiyati tedbir kararının yönetim kurulunun faaliyet durdurma kararını geçici olarak engellediğini, oysaki firmaların ruhsat ve izinlerinin, verilmesinin denetimlerinin, faaliyetten men edilmesinin yetkili idarenin sorumluluğunda olduğunu, bu halde ilgili kurumlara da bilgi verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bunu gerektirdiğini, itfaiye uygunluk raporunun halen alınmadığını ve ürünlerin depo ediliyor olması nedeniyle yangın riskinin bulunduğunu, davacının faaliyetlerinin sakıncalı olduğunu, tedbir kararının bir an önce kaldırılması gerektiğini ve teminata hükmedilmesini istediklerini belirterek İİBB İtfaiye Daire başkanlığının 28.08.2023 tarihli ihtarnamesiyle ...AŞ’nin faaliyet alanında eksikliklerin yerine getirilinceye kadar çalışmaların halkın yangın mal ve can emniyeti yönünden sakıncalı olduğunu bildirir raporunu ibraz ettiği ve 01.08.2023 tarihli faaliyetten men işlemine dair tutanağı dosyaya sunduğunu belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 01.09.2023 tarihinde dosyaya uzman görüşü ibraz etmiştir. Davacı vekilinin 11.09.2023 tarihli beyan dilekçesinde; İBB İtfaiye Daire Başkanlığı’nın 02.08.2023 tarihli denetim yaptığını, orijinal raporda müvekkilinin halkın yangın, can ve mal emniyeti yönünden tehlike arz eden bir durumun saptanmadığını, İtfaiye Daire Başkanlığının olduğu belirtilen 28.08.2023 tarihli raporuna istinaden İBB’yi aradıklarını ve yaptıkları görüşmede bir raporun tanzim edilmediğini, böyle bir raporun bulunmadığını bildirdiklerini, bu raporun mevcut olup olmadığının İBB İtfaiye Daire Başkanlığın’dan sorulmasını istediklerini beyan etmişlerdir. İBB İtfaiye Daire Başkanlığın’dan davacı tarafın aldığı ve dosyaya sunduğu 17.09.2023 tarihli bilgi yazısında; İtfaiye Daire Başkanlığı’nın davalı tarafın 28.08.2023 tarihli dosyaya sunduğu raporda SAKINCALI ibaresini içeren son paragrafın 02.08.2023 tarihli ihtarnamede yer almadığını, bu nedenle 03.08.2023 tarihli ihtarda “tüm kapalı alanlar için mevcut yerleşimi ve yangın önlemlerini gösterir, ölçekli, (planı) çizen teknik personel ve iş yeri yetkilisi onaylı rölove planının tarafımıza getirilmesi ” ibaresini içeren ihtarnamenin doğru olduğunu, 14.09.2023 tarihli ihtarnamede yer alan “yukarıdaki eksiklikleri belirtilen iş yerinin bu eksiklikler yerine getirilinceye kadar çalışmalarının halkın, can ve mal emniyeti yönünden SAKINCALI görüldüğünü bildirir rapordur” ibaresini içeren rapordaki hatanın düzeltilmesi için gerekli işlemlere başlandığını bildirdiği belirlenmiştir. Davacı vekilinin 19.09.2023 tarihli dilekçesinde; davalı ...’nin kötü niyetli hareket ettiğini, raporda yer alan “yukarıdaki eksiklikleri belirtilen iş yerinin bu eksiklikler yerine getirilinceye kadar çalışmalarının halkın, can ve mal emniyeti yönünden SAKINCALI görüldüğünü bildirir rapordur” ibaresinin davalı tarafından bilindiğini, gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, TCK m. 277 ve 288 de ki suçu işlediklerini, bu nedenle tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddini istediklerini beyan etmiştir. Davacının tedbir talebine ilişkin mahkememizce verilen 01.08.2023 tarihli ek tedbir kararı kapsamında davalının itirazda bulunduğu ve fakat itirazına dayanak yaptığı davacıya verilen 5 aylık süre içerisinde eksiklikleri gideremediği ve itfaiye raporunun alınmadığı, bunun da halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne ilişkin iddialarını ispatlayacak kayıt olarak İBB İtfaiye daire başkanlığının 28.08.2023 tarihinde düzenlediği ihtarnamede yer alan “yukarıdaki eksiklikleri belirtilen iş yerinin bu eksiklikler yerine getirilinceye kadar çalışmalarının halkın, can ve mal emniyeti yönünden SAKINCALI görüldüğünü bildirir rapordur” kısmın raporda yer almadığı, bu konuda davalının iddialarını ispatlayacak bir delil bulunmadığı, davacının ise yangın önlemlerini gösterir ölçekli bu planı hazırlayan personel ve iş yeri yetkilisinin onaylı rölove planını bir an önce hazırlayarak sunması gerektiğinden davacı tarafa bu işlemleri yapması için verilen …. Kesin süre içerisinde işlemleri bitirmesi ve İtfaiye daire başkanlığından rapor alması kaydıyla ihtiyati tedbire itirazın şimdilik reddine, gelecek rapora göre tedbir konusunda yeniden değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir. Davacının talebinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmıştır. Bilirkişi Şerife Yıldız Akgül’den alınan 27.02.2024 tarihli raporda; ...’lerin 4562 sayılı Kanun m. 5. de yer alan nitelikleri başlıklı bölümde, ...'nin Kamu yararı kararı ve sınırları ile belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yapabilen bir özel hukuk tüzel kişiliği olduğunu, ... lere önemli kamusal yetkiler verildiğini, Anayasa Mahkemesinin ... lerdeki kamulaştırma yetkisini iptal ettiğini, ... lere verilen yetkilerin kamusal nitelikte olup, imar, ruhsat ve altyapı tesislerine ilişkin olduğunu, 4562 sy Kanun m. 4 gereğince imar ve parselasyon planları ve değişikliklerinin ... tarafından hazırlanacağının düzenlendiğini, İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının ... lerce verileceği ve denetleneceği, ayrıca harçların da ... tarafından tahsil edilerek Belediye ya da İl Özel İdaresi hesabına yatırılacağının belirtildiği, alt yapı ve ortak hizmet tesislerinin kurulması ve işletilmesine ilişkin yetkilerin münhasıran ... lere tanındığını, ... de yer alan kuruluşların da ihtiyaçlarını ... lerin karşılayacağı (m. 20 ), tesis kurmanın ...'nin iznine bağlı olduğu, bu yetkilerin temel hak ve hürriyetlerin kullandırılmasına izin vermek niteliğindeki yetkiler olduğu için idari işlem niteliği taşıdığı ve AY m. 155 gereği idari yargı düzenine tabi olduğu, idarenin kamu gücü ayrıcalığı kullanmaksızın yaptığı işlemlerin de idarenin özel hukuk işlemleri olarak kabul edileceği, yargısal denetimlerinin adli yargıda yapılacağı, idari işlemlerin ise hukuka uygunluk denetiminin idari yargıda bakılması gerektiği, uyuşmazlık mahkemesi kararlarında ise bu ayrım yapılmadan adli yargıya görev verildiği, ruhsat verilmesi ve iptali işlemlerinin idari işlem olduğundan görevli yargı düzeninin Ruhsat verme ve iptali işlemi idari bir işlem olduğundan idari yargının görevli olduğunu, İşyeri Ruhsat verme işleminin sıkı koşullara bağlı olduğunu, idarenin yetkili olduğunu açıkça düzenlediğini, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre Gayri Sıhhi Müesseseler ile Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerini ruhsatlandırmak ve belgelendirmek görevinin belediyeye ait olduğunu (m.15/1), Büyükşehir ve il merkez belediyeleri dışındaki yerlerde gayri sıhhi müesseselerde birinci sınıf olanların ruhsatlandırılması ve denetlendirilmesinin İl Özel İdaresi tarafından yapılacağının belirtildiği, 1593 sayılı Umumi Hıfsızsıhha Kanunu m. 268 - 275 kapsamına giren birinci sınıf Gayri Sıhhi Müesseseleri 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına dair KHK'nin kabulüne dair Kanun m. 2/a ile bu yetkinin Belediye Hudutları ve mücavir alanları dışında kalan işyerleri ve İl Özel İdarelerinin yetkilendirildiğini, bu kapsamda ... lerin gerekli işlemleri yaparak yetkili idareye sunmak ve sonrasında idarenin kolluk işlerini yerine getirmesi gerektiği, ... lerin imar planına aykırı yapılar konusunda imar para cezası verme yetkilerinin bulunmadığı, İş Yeri Açma Ruhsatı iptali işleminin Çalışma Özgürlüğü ve Mülkiyet Hakkı ile ilgili olması nedeniyle Kanunilik İlkesi gereği yasal bir dayanağı olması ve Ölçülülük ilkesi kapsamında son çare olarak başvurulması gereken bir yol olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 28.12.2023 tarihli 2020/55 Esas - 2023/228 Karar sayılı kararında idarenin gerçekleştireceği bu tür denetimlere ilişkin olarak sonrasında tedbir uygulanması için yasal bir dayanak arandığı, açık anlaşılabilir uygulanabilir keyfi uygulamalara karşı Kanuni düzenleme gerektiğini belirttiği, oysaki 4562, 5302, 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarda iş yeri açma ruhsatının iptaline ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Gayri Sıhhi Müesseselere ilişkin olarak yayınlanan İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına ilişkin yönetmelik her ne kadar birinci sınıf Gayri Sıhhi Müesseselere uygulanmayacağı belirtilmiş ise de başka bir düzenleme bulunmadığından bu yönetmeliğin uygulanmasının gerektiği, m. 13 de İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatları verilen iş yerlerinin yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edileceği, bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsatın kesinleşeceğinin belirtildiği, eksiklik bulunması halinde bir defaya mahsus 15 günlük süre verileceği, eksikliğin giderilmediği hallerde ruhsatın iptal edilip iş yerinin kapatılacağı hükmünün bulunduğu, ancak bu iptal yetkisinin iş yeri açma ruhsatının kesinleşmesi aşamasında kullanılabilecek bir yetki olduğu, somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, ...’lerin özel hukuk tüzel kişilik olması ve bir temel hak ve hürriyetin kullanımı şeklindeki işyeri açma ruhsatlarının iptali konusunda yetkili olmadıkları, kamu düzeni bakımından iş yeri açma ruhsatının iptalinin elzem olması halinde ...’lerin elindeki bilgi ve belgeleri iş yeri açma ruhsatı verilmesi konusundaki yetkili idareye başvurması gerektiği, yetkili idarenin ise ...’nin bulunduğu yere göre belediye, Büyükşehir Belediyesi ya da İl Özel İdaresi olduğu belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 17.03.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; uyuşmazlığın çözümünün idare mahkemelerinin görev alanına girdiğini kabul etmediklerini, müvekkilinin 26.02.2013 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğini, iptal işlemine dayanak olarak 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına dair KHK’nın kabulüne dair Kanun hükümlerine dayanıldığını, oysaki birinci sınıf Gayrisıhhi Müesseselere bu hükmün uygulanamayacağını, uygulamaya ilişkin yönetmelik m. 45 de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının İl Özel İdarelerine görüş bildirilmesinin gerektiğinin belirtildiği, müvekkilinin birinci sınıf Gayrisıhhi Müessese olduğundan 3572 sayılı Kanun m. 6 ve İAÇRY hükümleri uyarınca iptal edilemeyeceğini, müvekkiline ait parsellerin tevhid edilmesi işleminin ruhsat üzerindeki parsel numarasının değiştirilmesi şeklinde bir ruhsat revizyonunu gerektirdiğini belirterek İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatını iptal etme işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekili 18.03.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu bilirkişinin belirlediğini, görevli yargı düzeninin idari yargı olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişinin görüşünde bildirdiği faaliyet konusu değişmediği sürece iş yerinin yeniden ruhsat alma yükümlülüğünün bulunmadığı görüşüne katılmadıklarını, davacının kapasite artışı ve faaliyetin büyümesi sebepleriyle yasal bir zorunluluk bulunduğunu, davacının faaliyetinde değişiklik bulunduğunu, ruhsat değişikliği gerektiren haller başlıklı m. 28 de yeniden ruhsat alınmayı gerektirdiğini, müvekkili ...'nin yetkili idare olduğunu belirterek davanın usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan işlemin niteliği araştırıldığında; alınan bilirkişi raporu ve uzman görüşü ile davanın başında uyuşmazlık mahkemesi kararlarına istinaden İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptaline ilişkin davalara ...'nin özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve adli yargı görev alanına girdiği kabul edilerek görev itirazının reddine ve uyuşmazlık mahkemesi kararları dikkate alınarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporunda ...'nin yasal olarak birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerin ruhsatlarını iptal yetkisinin bulunmadığı, İş Yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmelik hükümlerinin Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseselere uygulanamayacağı, buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca bilirkişi incelemesinde de yer aldığı üzere 4562, 5302, 5216 ve 5393 sayılı kanunlarda bir düzenleme bulunmadığı, 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Kanun da ruhsat verilmesini takiben yapılacak işlemlerde gerekli denetimi ...'nin yapması ile birlikte ruhsat iptali konusunda yetkisinin bulunmadığı, (...'nin kamu gücünü kullanarak yapmış olduğu işlemler) kanunilik ve ölçülülük ilkesi gereğince bu işlemin ancak kanuna dayanılarak ve ölçünün gerektirdiği kadar yani iptal gerektirmeyen hallerde iptal yoluna gidilmemesi şartı ile uygulanabileceğinden bu konuda Ruhsat İptalinin yetkilisinin (Belediye hudutları ve mücavir alan dışında kalan işyerleri için) ruhsatı veren İl Özel İdaresi olduğu belirlenmiştir. Burada talepte bulunacak, gerekli belgeleri hazırlayacak merci ...'dir. Yapılacak işlem idari bir işlemdir. ...'nin özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle iptal yetkisi yoktur. Sadece iş yeri açma ruhsatı verilmesi ve denetlenmesi konusunda ...'ler yetkilendirilmiştir. İptal konusu ise idari bir işlem olup, idari işlemlerin yargı denetimi idare mahkemesinin görev alanına girmektedir. Bu konuda idari yargı görevlidir. Danıştay’ın da (10. Daire 2009/5590 Esas 2009/10533 Karar sayılı kararında) idarenin yapmış olduğu tek taraflı ve sonuç doğuran nitelikli işlemlerinin idari işlem olduğu ve bu konuda idari yargı denetiminin gerektiği belirtilmekle adli yargı değil idari yargı görevli olduğundan mahkememizce yargı yolu bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki, dava konusu olan işlemin ...'nin yapabileceği bir işlem olmadığı kabul edildiği takdirde bu konuda değerlendirme yapma yetkisi de İdare Mahkemesinin görev alanı içerisinde kalmaktadır. Yani İdare Mahkemesi ...'nin bu işlemi resen yapabilme, yani izni iptal etme yetkisinin olup olmadığını ve bu yetkinin kullanılıp kullanılamayacağını, ya da bu yetkinin somut olayda olduğu gibi İl Özel İdaresinde olması halinde yetki gaspı yoluyla yapılan değerlendirme ve alınan kararın yok hükmünde olup olmadığı konusunda da inceleme ve değerlendirme yapması gerekmektedir. Aksi halde mahkememizin idari işlemin yani kamu gücünü kullanarak ... nin davacının İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı izni iptali etmesinin görev alanına girmediği halde Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi sonucunu doğuracaktır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının Davalı ...’ne karşı açılan davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğinden davanın HMK m. 114/1-b, 115/2 fıkrası gereğince yargı yolu bakımından reddine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2024 Başkan... e-imzalı Üye... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı