Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/525 E. 2025/124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/525
- Karar No
- 2025/124
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2-3 I. HUKUKİ SÜREÇ Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince verilen 20.06.2023 tarihli ve 2-3 sayılı hükmün, Yargıtay Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli 26.10.2023 tarihli ve 107826 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet savcısı, sanığın, ... ... ve ... . Ağır Ceza Mahkemeleri nezdinde herhangi bir görevi olmamasına rağmen aynı adliyede çalışmaları nedeniyle mağdurlara ulaşıp görülen davalarla ilgili sarf ettiği sözlerin iltimas talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği, aldığı olumsuz cevaplara rağmen ısrarını sürdürmesi ve mağdur ...'tan aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden çok kez talepte bulunmasının suç işleme kastını ortaya koyduğu, müsnet yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan iki kez cezalandırılması, mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. III. İNCELEME KONUSU Sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. IV.GEREKÇE Olay tarihinde ... Cumhuriyet savcısı olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre; Sanığın; 17.12.2019 tarihinde adliye servisinde gördüğü... ... . Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan mağdur ...’ın yanına gidip aynı gün ilk duruşması yapılacak olan 2019/571 esas sayılı dosyada uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanan sanık ... ...’ı kastederek adı geçenin tahliye edilip edilmeyeceğini sorduğu, mağdurun dosyaya baktıklarını söylediği, o gün yapılan duruşmada bahsi geçen sanığın tutukluluğunun devamına karar verildiği, sanığın, aynı dosyanın bir sonraki duruşma günü öncesinde yine serviste gördüğü mağdurun yanına gelerek "Başkanım tahliye etmemişsiniz." dediği, mağdurun; uyuşturucu ticareti yaptığını kabul etmesi nedeniyle yargılanan kişinin tahliye edilemeyeceğini, bu konuda bir daha talepte bulunulmasının yanlış anlaşılabileceğini söylemesi üzerine sanığın, "Beni İstanbul'dan aradılar. Bu kişinin aile durumu bozuluyormuş. O yüzden soruyorum. Beni yanlış anlamayın." şeklinde cevap verdiği, 08.07.2020 tarihinde... ... . Ağır Ceza Mahkemesinde duruşma savcısı olan mağdur ...'i cep telefonundan arayıp kendisini tanıttıktan sonra onunla dâhili hattan konuşmak istediğini söylediği, duruşmaları bittikten sonra mağdurun dâhili hattan aradığı sanığın, İstanbul’daki arkadaşlarının kendisine ulaşarak... ... . Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/471 esas sayılı dosyası kapsamında yargılanan sanık ...’in adli kontrol şartını ihlal ettiği için tutuklandığını ilettiklerini söylemesi üzerine mağdurun, dosyadaki delil durumuna göre adı geçen kişinin tutuklanmasını talep ettiğini ve bu talebinin mahkemece de kabul edildiğini, dosyanın içerik ve kapsamı itibarıyla önemli olduğunu, bu konuyla ilgili herhangi bir talepte bulunmaması ve kendisini aramaması gerektiğini ifade ettiği, sanığın da "Yani o kadar diyorsunuz." şeklinde beyanda bulunduktan sonra mağdurun "Evet, o kadar." diyerek telefonu kapattığı iddia edilmiş ise de; Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarında (11.05.2022 tarihli ve 2020/5.MD-285 E.- 2022/344 K. sayılı kararı) açıklandığı üzere; müsnet suçun işlenebilmesi için yargı görevi yapanlar ile bilirkişi veya tanıkla doğrudan bir ilişki kurulması ve belirli bir yönde karar vermesi veya işlem tesis etmesi hususunda yargı görevi yapandan, bilirkişiden veya tanıktan gerçeğe aykırı mütalâa veya beyanda bulunması hususunda talepte bulunulmasının gerekmesi ile; Sanığın leh veya aleyhte sonuç doğuracak bir karar vermeleri veya bir işlem tesis etmeleri için yargı görevi yapan mağdurlara talepte bulunmaması ve TCK'nın 277. maddesinde karşılık bulduğu üzere gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme veya bir haksızlık oluşturma saikiyle hareket ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delilin yansımaması nazara alındığında: Müsnet yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığının kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 12. Ceza Dairesinin usul ve kanuna uygun 20.06.2023 tarihli ve 2-3 sayılı sanık hakkında yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün ONANMASINA, 2- Dosyanın, Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.