İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/97 E. 2018/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/97
Karar No
2018/80
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/97 Esas KARAR NO : 2018/80 DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 22/01/2018 KARAR TARİHİ : 25/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 22/01/2018 tarihli dilekçe ile, davacı ile davalının doktor olduklarını, 2015 yılından beri bu sektörde birlikte ekonomik faalietlerde bulunduklarını, davalının Haziran 2015 - Kasım 2016 tarihleri arasında davacının işletmekte olduğu muayenehanede sabit maaşlı doktor olarak faaliyet gösterdiğini, ardından tarafların 2017 yılının temmuz ayında herhangi bir yazılı sözleşme akdetmeden güven ilişkisine dayalı olarak ortak bir muayenehane işletme kararı aldıklarını ve kişiler arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun öneri ve kabulü ile ortaklık kurulduğunu, davacının sağlık sektöründe işletilecek muayehanenin hasta kabulüne uygun olabilmesi maksadıyla gerekli olan tıbbi malzemelerin ve aletlerin temin edilmesini sağladığını, ortak işletilecek muayenehanedeki kullanıma tahsis ediledecek diğer tıbbı aletlerin gerekli firamalardan temin edildikten sonra ücretinin en kısa sürede davacının ortağı olduğu dava dışı ... Merkezi'ne ödenmek koşuluyla açık faturaya dayalı olarak davalıya satıldığını, davalı tarafından bu aletlerin ortaklığa sermaye olarak koyulduğunu, ve aletlerin ücretlerinin de hala ödenmediğini, TBK Md. 638/I'ya göre hem davacı hem de davalı tarafından ortaklık sermayesi olarak işletmeye tahsis edilen tüm mallar üzerinde kanunen elbirliğiyle mülkiyet hakkının söz konusu olduğunu, işletmenin faaliyet gösterdiği süreçte davacının rolünün, yer tahsili yapmak, gerekli olan tıbbi malzemelerin ve aletlerin sağlamak ve bu aletlerin periyodik bakımı ve ayrıca en önemli görevinin internet ortamında reklam ve tanıtımlarını yapmak olduğunu, davacı ve davalı arasında temel iş bölümüyle oluşturulan adi ortaklığa ait bütün kazanç ve zararları aralarında eşit olarak bölüşme konusunda anlaşma sağladıklarını, ortaklık karından davacının payına düşen %50'lik oranındaki hakedişlerin dönemsel olarak davacı tarafından belirlenen hesaba yatırıldığını, hesaplar arasında kira bedelinin mevcut bakiyeden karşılanamayacak olması nedeniyle ve medikal malzeme satın alınacak olması nedeniyle davalının hesabına para aktarımının gerçekleştiğini, davacının istemi üzerine dava dışı davacının oğlu ...'ın 09/12/2017 tarihinde İstanbul'dan İzmir'e seyahat ederek, işletmeye ilişkin pürüzlerin çözümlenmesi ve her ayın 10'unda görülmekte olan aylık ekonomik vaziyetin denetlenmesi için davalı ile toplantı gerçekleştirdiğini, ancak bu müzakerelerde davalının ...'ı sorunların çözüme kavuşturulması için yeterli düzeyde görmediğini, yüz yüze görüşmek için davacının İzmir'e gelmesi talebinde bulunduğunu, davacının İzmir'e gelmesiyle yapılan toplantılarda mutakabata varılmadığını, bu toplantı esnasında davalı tarafından davacının oğlu ...'a karşı bazı hakaret içerikli söylemlerde bulunulduğunu ve bunla ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının ortaklığın daha fazla devam edemeyeceğini ve ortaklık payının davacı tarafından devredilmesi için öneride bulunduğunu, bu öneri üzerine davacının 2017 Temmuz ayından itibaren yapılan harcadığı emekler ve maddi ve manevi katkıları göz önünde bulundurarak ortaklığın 1.500,00-TL civarıdna bir değerinin olduğunu belirttiği ve bu rakam üzerinden ortaklı payının devri konusunda icapta bulunduğunu, davalının teklif edilen fiyatı uygun görülmediğini, sonrasında yapılan toplantıda davalının bağırışlarla odayı terketmesi nedeniyle herhangi bir karar alınamadığını, bu toplantı sonrasında davalının suç duyurusunda bulunduğunu ve tarafların ifadelerine başvurulduğunu, ortaklar arasındaki söz konusu sorunların ortaklığın devam edebilmesine engel teşkil ettiğini, bu sebeple Mahkeme tarafından ortaklığın feshedilmesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun ortaklığının tasfiyesine ilişkin ilgili maddelerin uygulanması suretiyle ortakların tasfiye paylarının hesaplanması için iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle adi otaklığın feshine ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kar payı alacakları olan 1.000,00-TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Dosyada yapılan incelemeye göre, tarafların doktor olduğu ve aralarında kurdukları ortaklığın adi ortaklık olduğu, davacı tarafından adi ortaklığın feshi ve ortaklıktan doğan tasfiye payının tespiti ile kar payı alacağının tahsilinin istendiği, TBK Md. 620 ve devamı hükümlerinde adi ortaklığa ilişkin düzenlemeler yapıldığı, 6335 sayılı Yasanın Md. 2 ile değişik TTK Md. 4 hükmünde mutlak ticari davaların gösterildiği, tarafların tacir olmadığı dikkate alındığında davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi adi ortaklık tacir olmadığından nispi ticari dava olarak da değerlendirilemeyeceği, bu durumda görev yönünden Mahkememizin görevli olmadığı, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, HMK Md. 114/1-C ve Md. 115/2 hükümleri uyarınca görev hususunun davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece resen dikkate alınabileceği, açıklanan gerçeklerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usülden REDDİNE, Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına, HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda açıkça okundu. 25/01/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/97, K. 2018/80, T. 25.01.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-97-e-2018-80-k-225161ee8359