İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/130 E. 2025/721 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/130
Karar No
2025/721
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/130 Esas KARAR NO : 2025/721 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dileçesinde özetle; Dava değeri 25.818 DOLAR (İcra Takip tutarı x 36,02=929.964,36 TL) olan Menfi Tespit (Kambiyo senedinden kaynaklanan) davada kambiyo taahhüdünün geçerli olarak doğmadığı, bu sebeple hükümsüzlüğe ilişkin olduğundan ve hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık senedin arkasındaki temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklandığından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının ve icra takibinin açıldığı İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı tarafından, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas nolu icra dosyası ile davacı ve dava dışı... Turizm İnşaat Deri Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, (... Vergi Nolu) aleyhine, dayanağı "Beheri 10.000,00 USD bedelli 30/08/2019 ve 30/09/2019 vadeli iki adet senet" (EK-1) ile İLAMSIZ takip başlatıldığını, davacıya TK21/2'ye göre tebliğ olduğunu, davacının, söz konusu takipten Ocak 2025'de bankadan kredi kartı talebinde bulunduğunda haberdar olduğunu, bankada parası olmasa da gelen haciz müzekkeresi nedeniyle kredi kartı çıkaramadığını, bunun üzerine icra takibi ve dayanağı araştırıldığında davacı, "şirketi adına" verdiği bir bonodan kaynaklı takip olduğunu anladığını, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi ile görüşerek zor durumda olduğunu ve 3 adet banka üzerindeki haczinin İİK 106-110'a göre kaldırılmasını istediğini, bunun üzerine davalının 240 bin TL para verirse haczi kaldıracağını söylediğini, Dava dışı... Turizm Şirketi'ni esasen davacının eşinin kurmuş ve davacıyı yönlendirerek şirketi borçlandırdığını, davacının eşinin şu anda davacının kendi parasını alarak yurt dışına kaçtığını davacının borç içinde bıraktığını, davacının herhangi bir mal varlığının olmadığını, dava harç ve giderlerini ödemekten de yoksun olduğunu, . HMK m.334'e göre taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığından davanın adli yardım ile görülmesini talep ettiklerini, Takip dayanağı bonoların keşidecisinin, davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... Turizm İnşaat Deri Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunu, bonolar incelendiğinde ikisininde keşidecisi şirket olup, şirket kaşesi üzerine 2 adet imza mevcut olduğunu, davacının, bonolarda kendi isminin yer almadığı gibi kendi namına imzasının da olmadığını, iki imza da şirket kaşesinin üstünde yer alan ve senet üstüne açığa atılan veya harici başka bir yerde imza bulunmadığını, bonolarda düzenleme tarihi olmaması nedeniyle kambiyo vasfına haiz değilse de senet metninden anlaşılan def'ilere dayanıldığından dava, ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, TTK'nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi gerektiğini, anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edildiğini, birden fazla imzanın bulunmasının koşul olarak öngörülmediğini, TTK'nun 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın bizatihi kendisininin sorumlu kılacağını, fakat davacının şirket kaşesi dışında herhangi bir imzasının bulunmadığını, sonuç olarak Davanın kabulü ile davacının davalıya İzmir... İcra Daires...Esas sayılı dosyası dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, ve İİK m.72/5'e göre takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev ve yetkisinde olduğunu, dava konusunun takip 10 örnek olmadığını, 7 örnek olduğunu, takip dayanağı olarak dosyaya eklenen senetlerin bono niteliğinde olmadığını, davacı tarafın da tacir olmadığından ortada bir ticari dava bulunmadığını, davacının banka kredi kartı için başvuru yaptığında dosyadan haberdar olduğu iddiasının doğru olmadığını, takip dosyasından davacının maaşına haciz konulduğunu, kendisi ve aynı zamanda oğlu olan işverenin 24/10/2023 tarihinde hacizden haberdar olduğunu, ancak maaşından kesinti yapılarak gönderilmediğini, bu haciz nedeniyle sigortalı çalışmasının sonlandırıldığını, dolayısıyla davacının hacizden ve takip dosyasından haberdar olduğunu, davacının, dava dışı “...Turizm İnş. Deri Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.”nin kurucusu, tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, borcun kaynağının da bu olduğunu, davacıya ve eşine olan itimat üzerine şirketle iş yapıldığını, şirketin borçlandığını, acz içine düşüldüğünü, ödemelerini tatil ettiğini, bunun üzerine davacının adına eşi ile davalı şirket adına dava dışı ...arasında bir hesaplaşmaya gidildiğini, 06/03/2020 tarihli ekli belge düzenlendiğini, buna göre belgenin düzenlendiği tarih itibarı ile borcun 147.000,00 USD olduğu, nakit 9.600,00 USD’nin ödendiği, 20.000,00 USD tutarında iade yapıldığı, şirkete ait aracın satışı verildiğinde 11.000,00 USD’nin hesaptan düşüleceğinin yazıldığını, dükkânda kalan raf, klima vs. emtianın ise 37.000,00 USD sayılarak borçtan düşüldüğünü, bakiye borcun 70.000,00 USD olduğu hususunda tarafların anlaştığını, takipte dayanak olarak gösterilen 2 adet senet dışında davacının şahsı adına imzaladığı ve ödemediği 50.000 USD bedelli bir senet daha mevcut olduğunu, bu hususların tanık anlatımlarıyla da ispat edileceğini, buna karşılık, davacı tarafça eşinin yönlendirmesi ile şirketin kurulduğu, borçlandırıldığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, dava konusu takip dosyasında yapılan kıymet takdir raporunu 20/05/2024 tarihinde davacı ile aynı konutta yaşayan eşinin tebliğ aldığını, davacının, 2017 yılından beri şirketin tek yetkilisi ve ortağı olup, işleyişten haberdar olmadığı ve her işlemin eşinin yönlendirmesi ile yapıldığı iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu kadar kötü niyetli olduğunu, davacının kendi adına borçlu olduğu, borcu kabul ettiği; bilgileri verilen tanıkların beyanlarıyla da kanıtlanacağını, ancak öncelikle takibin ilâmsız takip olsa da Yargıtay içtihatlarının aksine takibin dayanağı belgenin bulunduğu, davacının itiraz hakkını kullanmadığı için takibin kesinleştiği, bu nedenle HMK m.190 uyarınca takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunun dikkate alınması gerektiğini, diğer yandan takibin ilâmsız takip olduğunu, senet olmaksızın da takip yapılabileceğinin dikkate alınmasını davacı-borçlu borçlu olmadığı iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise kanıtları toplanmak ve tanıkları dinlenmek sureti ile davanın reddine, %20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini sonuç olarak açıklanan nedenler ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. KANITLAR: İzmir... İcra Dairesinin... sayılı İcra dosyasında dava konusu senetlere ilişkin cevap verildiğini, ilamsız takip olduğu için takip dayanağı belge asıllarının dairelerince elden teslim alınmadığına ilişkin cevabi yazı dosyaya intikal etmiştir. İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası celp edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde alacaklının ... olduğu, borçluların ...,... Turizm İnşaat Deri Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, borcun 20.000,00 USD asıl alacak, 5.818,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.818,00 USD olduğu, borç nedeninin Alacağın Tahsili, alacağı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir. GEREKÇE : Dava; Dava, menfi tespit davasıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesi'nin ikinci fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanun'un 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. TTK'nın 776/1. maddesinde, 'düzenleme yeri ve tarihi' bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 777. maddesinin 1. fıkrasında; "ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776. maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu bonolar üzerinde düzenleme tarihi bulunmamaktadır. Dava konusu yapılan bonoların kambiyo senedi vasfı bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kuralların dolayısıyla Türk Ticaret Kanununa ilişkin hükümlerin tartışılması gerekmeyeceğinden davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu söylenemez. Uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması.... (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Dosya kapsamından, gerçek kişi olan davacı tarafın tacir sıfatına haiz olmadığı, Davacı gerçek kişinin ortak ya da şirket yetkilisi olması durumunun davacıya tacir sıfatını kazandırmayacağı ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2018/3032 Esas, 2019/1526 Karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/1252 Esas 2022/2019 Karar sayılı ilamları) takip dayanağı olarak dosyaya eklenen senetlerin bono niteliğinde olmadığı, davacı tarafın da tacir olmaması nedeniyle ortada bir ticari dava bulunmadığı, ayrıca davanın TTK.'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK.'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay... Hukuk Daires'nin... Karar sayılı, 03/11/2015 tarihli,... Karar sayılı, 25/01/2016 tarihli yargı yeri belirleme kararlarının, Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı, 21/03/2016 tarihli kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla Mahkememiz'in görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20. maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/130, K. 2025/721, T. 18.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-130-e-2025-721-k-652a733e8a9d