İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/620 E. 2025/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/620
Karar No
2025/663
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/620 Esas KARAR NO : 2025/663 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 Mahkememizin 2025/611 esas sayılı dosyasından tefrik edilerek belirtilen esasa kaydı yapılan dosyada açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İzmir'de 2021 yılında kurulmuş bir girişimci şirket olduğunu, şirket olarak içerik düzenleme yapay zeka ile seo yazılımlarını güncelleme ve müşterilerine sitelerinde yer alan içerikleri için genel anlamda destek sağlayan bir dijital pazarlama girişim şirketi olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu yıldan bu yana girişime fon toplama ve buna bağlı yatırımcılarını hedeflere yaklaştırma konusunda epey yol almış ve bu sayede ciddi yatırımlarla işlerini büyütme sektörde uluslararası aktörlerin ardından adını yazabilmeyi başardığını, müvekkili şirketin çalışma şekli yapmış olduğu ticaret ve verdiği hizmet başka kimsede olmayan çıktığı yıl itibari ile pazarda rekabeti fazla olmayan niş bir alan olup bu fikir üzerinden kendi pazarını yarattığını, müvekkili şirketin kuruluşu sonrasında yapmış olduğu başarılı değerlemeler ve buna bağlı almış olduğu yatırımların haberleri ve linklerin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkilinin yatırım portfyü kendi niş fikrine saygı göstermiş ve buna bağlı olarak kısa bir süre içerisinde şirketin yatırımları artması ile birlikte epey bir yatırım almış, buna bağlı olarak da doğal büyüme grafiği gösterdiğini, söz konusu yatırımlar ile kadrosunu genişleten müvekkili şirketin, kendisine yarattığı pazarda güçlü bişr noktaya ulaşmış diğer yatırımcı ve girişimcilerin dikkatini de bu pazara kaydırmayı başardığını, bu süreçte müvekkili şirkette 01/04/2022 ile istifa ederek ayrıldığı 01/12/2024 tarihleri arasında çalışan davalı ...' nın, müvekkili şirketten usul ve yasaya aykırı olarak önelsiz istifa ettiğini, sonrasında müvekkili şirketin öğrendiği kadarıyla... Dijital isimli bir şirketin kurucu ortağı olarak çalışmaya başladığını, sözü geçen... Dijital Teknoloji ve Danışmanlık Limited Şirketinin 10/02/2025 tarihinde kurulmuş ve İzmir Ticaret Siciline ...numarası ile kaydolduğunu, kuruluş gazetesi ve Mersis kayıtları incelendiğinde ise şirket yetkililerinin (müdürler kurulunun) müvekkili şirketin 2 eski çalışanı davalı ... ve ... olduğunun görülebildiğini, adı geçen şirketin diğer ortağı da her ne kadar müvekkili Şirketin önceki çalışanı olsa da, işten ayrılmasının üzerinden 2yıl geçtiğini, aynı alanda faaliyet gösteren şirket açmak açık bir şekilde rekabete aykırılık kabul edildiğini, Yargıtay... HD.... K 02/06/2015 tarihli ilamında da görüldüğü üzere davalının müdür olduğu şirketin tüm defter ve kayıtlarının dosya içerisine alınarak genel anlamda yapılan ticaretin incelenmesi gerektiğini, ilgili firmanın da müvekkili şirket gibi 360 derecee dijital pazarlama ajansı hizmeti vermekte ve müvekkilinin müşterileri ile çalışmakta olduğunu, bu durumun internet sitesindeki beyan ve görüntülerden de anlaşılabileceğini, davalının müvekkili şirkette 01/04/2022 Tarihi ile 01/12/2024 Tarihleri arasında çalıştığını, davalının iş sözleşmesini haklı bir neden göstermeksizin istifa ile sona erdirmiş ve buna göre de işten çıkışının sağlandığını, davalının işten ayrılma konusunda iş hukuku kapsamında herhangi bir haklı nedeni bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında imza edilen sözleşmelerde açık bir rekabet yasağı sözleşmesi de yer aldığını, ilgili sözleşmelerin geçerli olabilmesi için kanun ve içtihatta çeşitli asgari şartlar arandığını, müvekkili ile davalı arasında geçerli bir iş sözleşmesi bulunmakla birlikte davalının müvekkili şirkette dijital pazarlama müdürü olduğunu, dolayısıyla işçinin fiil ehliyetinin de bulunduğunu, ekte sunulu sözleşmelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket ile davalı arasında rekabet yasağı sözleşmesi yazılı olarak kurulduğunu ve kararlaştırılan tazminat işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek bir durumda olmadığını, müvekkili şirketin iş hacmi ve davalının ayrıldığı pozisyon olan Dijital Pazarlama Müdürlüğü pozisyonu bir arada değerlendirildiğinde, davalının müvekkili şirket içerisinde edindiği bilgi ve ticari sırların karşılığı olarak kararlaştırılan 30 asgari ücretlik rekabet klozu uygun ve müvekkili şirketin potansiyel zararlarının yanında epey az bulunduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan iş sözleşmesi ve eklerinden iş sözleşmesi içerisinde, özel şartlar altında belirlenen maddeler incelendiğinde taraflar arasında açık bir şekilde rekabet yasağı getirilmiş olup bir çok noktada davalının eylemlerinin karşılığı olabilecek tazminat tutarları açıklandığını, ek olarak rekabete aykırı davranmama yükümlülüğünün bir çok metin içerisinde adeta hatırlatırcasına tekraren yer aldığını, müvekkili şirketin başta açıklandığı gibi, 2021 yılından bu yana ciddi bir ticari bilgi tecrübe ve ticari başarı ile birlikte büyümüş kendi pazarını yarattığını, Türkiyede 360 derece ticari parzarlama hizmet veren firmalar arasında ilk 2 de yer almakla birlikte izmir ilinde bunu gerçekleştiren ve başarıya ulaşan tek firma olduğunu, davalının ise neredeyse kuruluşundan bu yana müvekkili şirkette yer alarak tüm alt yapıyı ve müşteri ilişkileri aşamalarını tanıklık etmiş ve buna bağlı şirketin tüm ticari sırlarını öğrendiğini, pozisyonu gereği öğrenmediğini kabul etmek mümkün olmadığını, paylaşılan haber linkleri ile de ... firmasının ilgili pazardaki başarısı hakkında detaylara yer verildiği ve konunun önemi üzerinde durulduğunun anlaşılabileceğini, TBK madde 444/2 maddesi kapsamında müvekkilinin dijital pazaarlama müdürü olan davalının işyerinden ayrıldığı gibi direkt olarak aynı işi yapacak kendi şirketini kurmasının açık bir şekilde bu madde ve sözleşmedeki yasaklara aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında haklı menfaat için iki ayrı durum ele alındığını, bunlardan birisinin üretim sırları müşteri çevresi veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme olanağına sahip olduğunu, davalının müvekkili şirkette dijital pazarlama müdürü olduğunu, dolayısıyla sayılan tüm bilgileri öğrenmiş ve rekabet piyasasında bu bilgileri müvekkili şirkete karşı kullanma ve zarara uğratma riskini haiz olduğunu, ikinci aranan koşulun ise işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimalinin varlığı olduğunu, müvekkili şirketin bir girişimci şirketi olup daha yeni pazar yaratmış ve yatırımları ile ayakta kalmaya başladığını, dolayısıyla müvekkili için iş yapış şeklinden müşteri bilgileri ve içerideki organizasyonel şema neredeyse tek başına ticari sır, know how niteliğinde olduğunu, rekabet yasağının ihlali ve zarar doğma ihtimali yeterli olduğunu, zararın somut ispatının aranmadığını,... HD.... K 22/12/2021 tarihli Kanun ve içtihatlar ile zarara uğrama ihtimalinin varlığını yeterli görmekteyken, davalının kurduğu şirket ile müvekkili şirketin müşterileri ile çalışmaya başlamış ve sosyal medya hesaplarından da bu müşterileri referans olarak paylaştığını, davalının ortağı olduğu... Dijital firmasının sosyal medya hesapları ekran görüntüleri ile internet sitesinde yayınladığı refaransları hakkında ekran görüntülerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkilinin önemli müşterilerinden olan... Otomotiv'i referans olarak gösteren... dijital sosyal medya gönderisi ektan görüntüsü de ekte paylaşıldığını, müvekkili şirket ile sürekli çalışması olan müşteri... Otomotiv ilgili şirketin kurulumundan sonra şubat 2025 sonrası müvkekili ile genel anlamda çalışmayı bırakmış, belirli kulvarlarda ise çok azalttığını, davalının pazarlama müdürü olması ve şirket sırlarına bizzat erişmesi nedeniyle bu ihtimal oldukça yüksek olmakla birlikte davalının birebir aynı sektörde başka bir şirket kurucusu olması da müvekkili şirket le rekabet edildiğinin açık kanıtı olduğunu, taraflarınca sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talep edildiğini, zira belirlenen cezai şartın talep edilebilmesi için rekabet sözleşmesine aykırılık ve müvekkili şirketin zarar görme ihtimalinnn varlığı yeterli görüldüğünü, dava açılmadan önce davalıya rekabete aykırı fiillerine son vermesi için ihtarname gönderilmişse de ilgili ihtarname sonrasında herhangi bir eylem gösterilmediği gibi cevap da verilmediğini, sözleşmede bulunmasa da dava açılmadan önce şekli olarak iptal talebinde bulunulmuş maalesef ki sonuç alınamadığını, rekabet tazminatı kapsamında işçinin son brüt aylık ücretinin 30 katı tutarında cezai şartın şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere taraflarına ödenmesini, davalının işten 01/12/2024 tarihinde vermiş olduğu istifa dilekçesi ile ayrılmış hiçbir şekilde ihbar sürelerine riayet etmediğini, personel 01/04/2022 ile 01/12/2024 tarihleri arasında 2 yıl 8 ay çalışma gösterdiğini, İş Kanunu ilgili hükümlerine göre personelin ihbar önelinin 6 hafta olduğu sabit olduğunu, buradan hareketle personelin son brüt ücreti olan 48.045,81 TL üzerinden İhbar tazminatının hesaplanarak taraflarına ödenmesi gerektiğini belirterek; davanın Kabulüne talepleri gibi davalının son brüt maaşı olan 48.045,81 TL üzerinden hesaplanacak 30 kat Rekabet Tazminatının ihtarname tarihi olan 03.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek Bankalarca Mevduata uygulanan en yüksek faiz ile hesaplanarak Şimdilik 10.000,00 TL'sinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, davalının süreli fesih önellerine uymadan istifa etmesi nedeniyle müvekkil şirketin hak kazandığı 6 haftalık İhbar Tazminatının davalının son brüt ücreti olan 48.045,81-TL üzerinden fesih tarihi olan 01.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile hesaplanarak şimdilik 5.000,00 TL'sinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taraflarına verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DOSYANIN SAFAHATİ: Davacı tarafça Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında iş akdinin sona erdiği bildirilen davalı aleyhinde, iş sözleşmesindeki rekabet yasağı kurallarının ihlali sebebiyle rekabet tazminatının ve işçi tarafından iş akdinin bildirim sürelerine uygun feshedilmemesi sebebiyle 6 haftalık ihbar tazminatının ödenmesi istemler ile davanın açıldığı görülmekle Mahkememiz... Esas sayılı dosyasında düzenlenen tensip zaptı kapsamında davacının ihbar tazminatının ödenmesine ilişkin talebinin dosyadan tefriki ile işbu esas numarasına kaydedilmesine karar verilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, iş akdinin işçi tarafından bildirim sürelerine uygun feshedilmemesi sebebiyle ihbar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkeme re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesinde; İş mahkemeleri; 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakar. Somut uyuşmazlıkta, davalının davacının işçisi olduğu, davacı tarafça davalı işçisi tarafından iş akdinin bildirim sürelerine riayet edilmeksizin feshedildiğinden bahisle 6 haftalık ihbar tazminatının ödenmesini talep edildiğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığa İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektireceğinden 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi yollaması ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerekmekte olup, Mahkememizce kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi gereken bu husus dikkate alınarak görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR İŞ MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine, 4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 09/07/2025 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/620, K. 2025/663, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-620-e-2025-663-k-e1c0cb627d9e