İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/582 E. 2024/973 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/582
Karar No
2024/973
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/582 Esas

KARAR NO : 2024/973

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/09/2024

KARAR TARİHİ : 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkilinin işlettiği Gebze- Orhangazi- İzmir Otoyolu'ndaki seyahati esnasında adına kayıtlı ... plakalı araç ile ihlalli geçiş yaptığını, ihlalli geçişi takip eden 15 gün boyunca pek çok kez HGS/ OGS ürününden provizyon sorgusu yapıldığını ancak HGS/OGS ürünündeki bakiyenin yetersiz olması sebebiyle tahsilatın gerçekleştirilemediğini, geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin 4 katı tutarında yaptırım uygulama ve bunu tahsil etme yetkisi özel hukuk hükümleri çerçevesinde işletici olan müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin özel hukuk hükümleri çerçevesinde yap- işlet- devret modeline tabii olduğunu, müvekkilinin uyguladığı para cezasının idari yaptırım olmadığını ve faiz talep etme hakkının kanuni olduğunu beyanla ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla İzmir ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının iddiasına dayalı ihlalli geçişin Osman Gazi Köprü çıkışı(Altınova/Yalova) ile Kemalpaşa çıkışında gerçekleştiğinden yetkili Mahkemelerin Altınova/Yalova Mahkemeleri olduğunu, müvekkil aracında o tarihte kullanılan HGS, mevcut olup 3 adet bariyerli çıkışı olan otoyolda, aynı gün 2. bariyerli çıkış Ovaakça'da geçiş ücretini tahakkuk ve tahsil ederken, 1. (Osman Gazi Köprüsü çıkışı) ve 3. (Kemalpaşa çıkışı) çıkışlarda tahakkuk ve tahsil etmemiş olmasının kabul edilemeyeceğini, araçta HGS. etiketi olmamış olsa, giriş ve çıkışta bariyerlerin açılamayacağını, otoyola girilemeyecek ve çıkılamayacağını, 12/06/2023 tarihinde girilen Gebze- İzmir otoyolundan, 1 giriş 3 çıkışının da bariyerli ve bu bariyerlerden müvekkile aracına takılı ... nolu HGS etiketini okuyarak açılması sonucu engelsiz geçilmiş olması bu konudaki savunmalarını kanıtlar mahiyette olduğunu, ayrıca ödeme emrinde belirtilmemişse de toplam geçiş ücreti aslı 527,-TL.nin 09/11/2023 tarihinde ... Mobilden davacı şirket hesabına ödendiğini beyanla müvekkilinin kusurlu olmadığının tespiti ile itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:

1-İzmir ....İcra Dairesinin... E.sayılı takip dosyası

UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı aleyhine borçlunun Gebze-İzmir Otoyolundan ihlalli geçişleri sebebiyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk eden geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza bedeline ilişkin 2.635,00 TL toplam alacağın tahsili için 03/11/2023 tarihinde ilamsız haciz yoluyla başlatılan takip olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/11/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları

Davalının, dava açıldığı tarihte tacir olup olmadığının tespiti için İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, gelen 19/09/2024 tarihli yazı cevabının incelenmesinde; davalının tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

3-Vergi Dairesi Kayıtları

Mahkememizce, Konak Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve dava açılmadan önceki dönemdeki yıllık gayri safi gelirinin bilrilmesi istenilmiş, gelen 06/09/2024 tarihli cevabi yazıda, davalının 01/01/1970-31/12/2018 tarihleri arasında serbest meslek kazancı yönünden mükellefiyetinin bulunduğu 01/01/2019 tarihinden itibaren de gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyetinin devam ettiği bildirilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, ihlalli geçiş nedeniyle tahakkuk ettirilen geçiş ücreti ve ceza bedeli alacağından bahisle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmakla birlikte Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmayıp TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmeyecektir.

Üçüncü grup ticari davalar ise, yherhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Somut olayda uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı bulunan ... plakalı kamyonetin 12/06/2023 tarihinde arasında işletme hakkı davacı şirkete ait olan İstanbul- İzmir Otoyolundan ücretini ödemeksizin geçiş yapması nedeniyle geçiş ücretleri ve para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Açılan dava ve alacağın temelini oluşturan ilişki, TTK'nın 4/1. maddesinde sınırlı sayıda gösterilen hususlara ilişkin olmayıp eldeki davanın mutlak ticari dava olarak kabul edilebilmesi olanağı bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından ihlali geçiş yapan aracın kamyonet olması sebebiyle uyuşmazlığın ticari dava olduğu iddia edilmişse de 6102 sayılı TTK' nun 4/1. maddesi kapsamında bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için uyuşmazlık kapsamında tarafların tacir olması ve işin de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekmektedir. İhlalli geçiş yapan aracın kamyonet olması sebebiyle ticari veya mesleki amaç dışında kullanılması olanağı bulunmamaktaysa da davalı gerçek kişinin tacir olmadığı dosyaya yansıyan yazı cevapları ile sabit olması karşısında eldeki davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi olanağı bulunmamaktadır. Bununla birlikte uyuşmazlık konusunun yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin de olmaması nedeniyle eldeki davanın ticari dava olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığına kanaat getirilmiştir. Genel görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olarak düzenlenmiş olmakla, mahkememizin görevli olmaması karşısında eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme de bulunmadığından davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,

4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 12/12/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/582, K. 2024/973, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-582-e-2024-973-k-bef7564d966a