İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/551 E. 2024/977 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/551
- Karar No
- 2024/977
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/551 Esas KARAR NO : 2024/977 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/08/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile Sigortalı ... plakalı araç ile davalının maliki bulunduğu ... plakalı aracın 21.01.2023 tarihinde trafik kazasına karışmış olduklarını, söz konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalı araçta oluşan hasarın bedelinin tespit edilerek 21.072,55-TL nin müvekkil şirketçe 06.03.2023 tarihinde ödenerek TTK 1472. maddesi gereğince davalılara halef olunduğunu, müvekkil şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu’nun halefiyete ilişkin hükümleri uygulama alanı bulduğunu, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilin yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu alacağın tahsili amacıyla İzmir .... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasıyla davalı/borçlu adına başlatılan icra takibi üzerine düzenlenen ödeme emrine davalı/borçlu tarafından itiraz edildiğinden İcra müdürlüğünce itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla, davalı tarafın icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptı usulüne uygun davetiye ile davalılara tebliğine rağmen davalıların dilekçeler aşamasında davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır. DELİLLER: 1-Trafik kazası tespit tutanağı 2-Davacı sigorta şirketi nezdindeki poliçe ve hasar dosyası 3-Trafik Tescil Kayıtları 4-İzmir ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigortacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereği davalılardan rücuen tahsiline ilişkin İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlığa geçilmeden önce dosya kapsamında bulunan belge ve yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Eldeki davada, davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ve dava dışı sigortalısı adına kayıtlı olduğu anlaşılan... plaka sayılı aracın davalılardan ...'ın işleteni, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile karıştığı kazada hasarlanması sebebiyle davacı sigortacı tarafından sigortalısına yapılan hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereği haksız fiilden sorumlu olduğundan bahisle davalılardan rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talep edilmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve ... E. - ... K. sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi, halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının yerine geçerek dava açmış olup, sigortalının haksız fiil sayılan trafik kazası gereği hasarlanan aracında meydana gelen hasar bedelinin tazminini normal şartlarda haksız fiilden sorumluluğu bulunanlara karşı genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerekeceği, bu anlamda halefiyet ilkesine dayanan davacının da eldeki davayı Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerekirken Mahkememizde açtığı, açıklanan bu hususlar kapsamında söz konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine, 4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 12/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı