İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/784 E. 2025/97 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/784
Karar No
2025/97
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : - Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiğini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketçe sigortalı olarak ... sanayive ticaret a.ş. 22.09.2019-22.09.2020 tarihleri arasında 19390294 sayılı yangın emtea abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 21.05.2020 tarihinde ... saati ile saat 09:00 da teiaş 'a ait tr-b 154 kv trafo kesicilerinde ortaya çıkan problem nedeni ile yaşanan elektrik kesintisinde , arızalı trafodan beslenen fider 2 hattı bağlantılı r6.2-r6.3 ve r6.6 elektrik dağıtım merkezleri devre dışı kaldığını, elektrik kesintisinin yaşandığı an itibari ile fider 2 hattı bağlantılı r6.2-r6.3 ve r6.6 elektrik dağıtım merkezlerinden beslenen tüm makineler devre dışı kalarak , işlenmekte olan mamul ve yarı mamüller ;makinelere müdahale edilememesi sebebiyle ,elektriğin verildiği saat 09:30 kadar makinelerde beklemek durumda kalarak hasarlandığının açıklandığını, karşı tarafın teiaş sorumluluğunda olan ... trafo merkezinde meydana gelen elektrik arızasına bağlı yaşanan elektrik kesintisinden dolayı ,fabrikanın fider-2 hattında beslenen tüm üretim bölgelerinde üretimin durmasına ve makinelerde üretilen mamul ve yarı mamullerin zayi olması sonucu hasar meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ödenen tutardan karşı taraf idarenin sorumlu olduğunu, izah olunan 32.709,96-tl hasar tazminatı ödemesinin rücuen tazmini amacıyla müvekkili ilk önce davalıya rücu mektubu gönderdiğini, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, müvekkili alacağına kavuşmak için davalı taraf aleyhine icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından istanbul anadolu 8.icra dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı-borçlu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun itirazında yetkili icra dairesini açık ve net olarak bildirmediği için yetki itirazının geçersiz olduğunu, ayrıca borçlunun itirazı taraflarına tebliğ edilmediğini, haricen kontrol esnasında fark edildiğini, borca itiraz tebliğ edilmediğinden 1 yıllık dava açma sürelerinin başlamadığını, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile istanbul anadolu 8.icra dairesinin ... esas sayılı dosyası icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının, ... San. Ve Tic. A.Ş.’ye ait fabrikada 21.05.2020 tarihinde elektrik kesintisi sonucu meydana gelen hasar masraflarının sigortalıya ödenmesi sebebiyle zararın tazminini rücuen talep etme hakkı kazandığını ileri sürerek İstanbul Anadolu 8.İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile aleyhlerine icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz ettiklerini, takibin durdurulduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği kesinti davacının haklarına halefiyet ettiği dava dışı ... Fabrikasının hatalı iş ve davranışlarından kaynaklandığını, bu sebeple kendi hatasından kaynaklanan zararı müvekkili kurumdan tahsil edemeyen ...'ın haklarına halefiyet eden sigorta şirketince de talep edilememesi gerektiğini, 21.05.2020 tarihinde herhangi bir olay yaşanmadığının ispatı için bilirkişlerce tespit edilmesini talep ettiklerini, müvekkili kurum tesislerinde kullanılan tüm ekipmanlar uluslararası standartlara uygun olduğunu, Enerji İletim hattındaki bir arıza 1 saniyenin altında milisaniyeler mertebesinde koruma cihazlarınca tespit edilip ilgili fider kesicisi açtırılarak arızalı hat servis harici edildiğini, enerji iletim hattında bir arıza meydana geldiğinde arızalı enerji iletim hattı koruma cihazlarınca servis harici edilinceye kadar milisaniyeler mertebesinde çok kısa bir süre kaçınılmaz olarak gerilimde dalgalanma meydana geldiğini, müvekkili kurum şalt tesislerinde yüksek gerilim teknolojisinde dünyadaki en üst standartları sağlayan cihazlar kullanıldığını, arızalı hattın daha kısa sürede servis harici edilmesinin mümkün olmadığını, 154 Kv ...-Avanos-2 hattndaki arızalarda enerji iletim hattı servis harici olmuş ancak ... Trafo Merkezinin 154 kV barası 154 kV ...-Kırşehir-2 hattı üzerinden beslenmeye devam etmiş enerji kesintisi yaşanmadığını, bu sebeple oluşan zarar ile müvekkili şirketin sorumluluğu arasında hiçbir illiyet bağı olmadığını açıklanan nedenlerle öncelikle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklı sigortalının zararının davacı sigortacı tarafından ödenmesi nedeniyle tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rucüen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 gün 2012/13-241 Esas, 2002/208 Karar sayılı ilâmı ile Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, icra takibinde yetkiye itiraz edilmiş ise mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmadığına bakılmaksızın öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (HGK.’nun 28/03/2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20/03/2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K.). Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102). (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 27.11.2013 gün 2013/1606 K. sayılı kararı) Diğer bir söyleyişle, itirazın iptali davası, başlatılan icra takibi ile doğrudan bağlantılı bir dava olup, yetkili icra dairesinde icra takibinin başlatılmış olması özel bir dava şartıdır. Borçlu hem icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, hem de borca itiraz etmiş ise, itirazın iptali davasında mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek bir karar verecektir. Konuya İlişkin Mevzuat: 6100 sayılı HMK Hükümleri Genel yetkili mahkeme MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Haksız fiilden doğan davalarda yetki MADDE 16 – (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının ve davalının (11. Bölge Müdürlüğü) yerleşim yerinin sırasıyla İstanbul ve Kayseri olduğu, davacının haklarına halef olduğu ... Sanavi ve Ticaret AŞ'nin yerleşim yerinin Kırşehir olduğu, haksız fiilin Kırşehir'de meydana geldiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davalı borçlu, borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Davacı takip alacaklısı, her ne kadar para borçlarında ifa yerinin, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğunu ileri sürerek ve kendisinin para alacaklısı olduğundan bahisle kendi yerleşim yeri olan İstanbul'da icra takibi başlatmış ise de; yukarıda anılan yasa maddeleri ve genel açıklamalar gözetildiğinde TTK m.1472 hükmü çerçevesinde haksız fiile dayalı rücuen tazminat isteklerinde davacı takip alacaklısının haklarına halef olduğu kimsenin yerleşim yerinde, takip borçlusunun yerleşim yerinde yahut da haksız fiilin meydana geldiği yerde icra takibi başlatması gerekmektedir. Buna göre davacının Kırşehir yahut Kayseri'de icra takibi başlatması gerektiği, İstanbul Anadolu icra dairelerinin yetkisiz olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak; mahkememiz yargı çevresinde başlatılmış ve durmuş bir icra takibi olmayıp, mahkememiz yargı çevresi içerisinde itiraz üzerine durmuş bir icra takibi bulunmadığından ve bu husus özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 32.709,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/784, K. 2025/97, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-784-e-2025-97-k-87be3df6ee69