İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/527 E. 2019/9 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/527
- Karar No
- 2019/9
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/527 KARAR NO : 2019/9 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2018 KARAR TARİHİ :10/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı aleyhine İzmir .... İcra Dairesinin ....E dosyası ile davalı tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkillinin işbu takipten 06.03.2018 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkiline ödeme emrinin Teb.Kan.21/2 maddesine göre tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştirildiğini beyanla öncelikle kesinleşen takip nedeni ile müvekkilin haciz tehditi altında olduğu gözönüne alınarak, dava sonuna kadar depo kararı verilerek veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesine ve takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin takip alacaklısına karşı mal veyahut hizmet satışından veyahut tesliminden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, takip nedeni ile takip alacaklısının takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin meyve sebze ticareti yapmakta olup, davacı ile alışverişlerinin bulunduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak, borçlu olduğu faturalara ilişkin ödemeleri yapmamak adına, aralarında cari hesap bulunmadığını ileri sürdüğünü, ancak davacı tarafın, müvekkiline yapmış olduğu gerek nakit, banka havalesi, kredi kartı ödemelerin bulunduğunu beyanla, davanın reddi ile davacının işbu dava sebebi ile %20 inkar tazminatına mahkum edilmesini. yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK nun 72/3. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Eldeki davaya konu icra takibinin dayanağının cari hesap sözleşmesi olduğu, ancak bu yönde davacı tarafça mahkememize yazılı bir cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediği, davacının tacir ve esnaf kaydının bulunmasına karşın, davalının, tacir ve esnaf kaydının bulunmadığı, ayrıca dava tarihi itibariyle davalının vergi kaydının da olmadığı gözetildiğinde, iş bu davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin GÖREVSİZLİK nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine, 5-Mahkememizce verilen 03/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/01/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı