İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/328 E. 2024/995 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/328
- Karar No
- 2024/995
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/328 Esas KARAR NO : 2024/995 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 11.01.2024 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemeniz nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelenesinde ile maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumunun netlik kazanacağını, 11/01/2024 tarihli kaza neticesinde davacı aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için ekspere dosyasının teslim edildiğini, raporda davacının aracında 40.000-TL değer kaybının tespit edildiğini, ekspertiz bedeli olarak 889,76 TL (KDV) dahil ödendiğini, zararlarımızın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine 07/03/2024 tarihinde başvurulduğunu başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararının karşılanmadığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nun 107. Maddesi uyarınca belirlenebilir olduğundan artırılmak üzere 100,00-TL değer kaybı tazminatından davalılardan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren ) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz bedeli olarak ödenen 889,76-TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişitr. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davada yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunı davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olup dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı talebi ile ilgili müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine açılan hasar dosyasından yapılan değerlendirme neticesinde 05.01.2024 tarihinde 17.500-TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirdiği, değer kaybı 04.12.2021 tarihinde yürülüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1'de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması, trafik sigortası genel şartları'nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için 07.02.2024 tarihinde davacı hesabına 36.840-TL hasar ödemesi yapıldığını, limit hesabında dikkate alınması, davacı tarafça yargılama gideri kapsamında talep edilen eksper ücreti de teminat dışı olduğunu, sorumluluğumuza gidilecekse bile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte müvekkili şirket tarafından yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince tüm işlemlerin gerektiği şekilde sonuçlandırılmış olduğunu, iş bu sebeple davacının yasa, usul ve Yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin reddine karar verilmesine, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 11/01/2024 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan tarihli dilekçeye (E-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 23.11.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 11/01/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 16/09/2024 tarihli raporu sonuç kısmına göre; "X1.KUSURU YÖNÜNDE Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır Bu talimatın,27 maddesinde açıkça belirtilen" Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirilme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır. Bu hali ile; * ... Plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/a maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu, *... Plaka sayılı davacı taraf araç Sürücüsü... meydana gelen kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı, 2.DEĞER KAYBI BEDELİ YÖNÜNDEN Aracın dava konusu kazada onarımı yapılan kısımlarda geçmiş hasar kaydına ve daha önceden onarım yapıldığına dair izlerinin görülmediği dikkate alındığında teknik olarak(hukuki değerlendirmesi Mahkemenizce yapılması kaydıyla) değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. ... plakalı aracın üzerinde meydana gelen değer kaybı bedelinin 14.500,00 TL olduğu, davacı tarafa ... Sigorta tarafından dava tarihinden önce 17.500,00 TL'lik ödeme yaptığı, yapılan ödeme dikkate alındığında davacıya ödenmesi gereken herhangi bir bakiyenin mevcut olmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır."şeklinde raporlarını sundukları görülmüştür. Davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, Bilirkişi tarafından trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığı ayrıca dava dilekçesinin ekinde sunulan eksperiz raporunda, davacının maliki olduğu aracın rayiç değerinin tespitinde tramer kaydının dikkate alınıp alınmadığı ayrıca hangi tarih itibari ile rayiç bedelin belirlendiği anlaşılamadığı gibi değer kaybına ilişkin yapılan hesaplama Yargıtay'ın istikrar bulmuş ilamlarına göre yapılmadığından mahkememize sunulan rapor ile ekspertiz raporu arasında çelişkiden bahsedilemeyeceğinden davacı vekilinin rapora karşı yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile;11/01/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 14.500,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 17.500,00 TL ödemenin yapıldığı görülmekle davacının değer kaybı tazminatı yönünden zararının dava tarihinden önce karşılandığı sabit olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A, Sıra No: 1 V. kısmında Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları başlıklı maddenin 2. Kısmında ki düzenlemede nazara alınarak (5.000,00 TL üzerinde ki iadeler için) tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden getireceği vergi borcu yoktur yazısının sunulması sonucu yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip... E imza Hakim ... eimza