İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/434 E. 2024/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/434
- Karar No
- 2024/413
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/434 Esas KARAR NO : 2024/413 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2023 KARAR TARİHİ : 29/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ağustos- Eylül 2022 dönemlerine ait 10.576,10 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket ... A.Ş. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumsal hat abonelik sözleşmesinin genel işlem koşulları niteliğinde olduğunu, abonelik sözlşemesinin yapılması esnasında müvekkilinin gereği şekilde aydınlatılmadığını, sözleşme hükümlerini öğrenmesine imkan tanınmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmenin genel işlem koşulu niteliği taşıyan hükümlerinin yazılmamış sayılması gerektiğini, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığını hangi tarafın ispat etmesi gerektiğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kaanunun 5/3 maddesinin kıyasen uygulanması önceden ve çok sayıda kullanmak amacıyla hazırlanmış belirli bölümleri boş olan ve sonradan doldurulan sözleşme hükümlerinin kural olarak müzakere edilmemiş olduğu açık ise aksinin sözleşmeyi hazırlayan tarafça ispat edilmesi gerektiğinin kabul edilmesini, izah edilen ve resen göz önüne alınacak nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten uzak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe; ... Arabuluculuk Bürosu ... sayılı Arabulucuk Son Tutanağı, Abonelik Sözleşmesi, Hat Kullanım Detayları, Defter Kayıtları ve ve bilirkişi raporu celp edilmiş, incelenmiştir. Dosya; Telekominikasyon konusunda uzman Elektronik Yüksek Mühendisi Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dava konusu Ağustos 2022, Eylül 2022 dönem faturalarının ... adına düzenlendiği, fatura içeriklerinde kullanım bedelleri, taahhüt bedeli, devlete iletilecek ücretler bedeli olduğu, dosya kapsamındaki bilgiler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede ...A.Ş.’nin toplam fatura tutarı 10.420,08 TL olan Ağustos 2022, Eylül 2022 dönem faturalarından sorumlu olduğu, hukuki değerlendirmelerin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu tespit ve kanaatlerine ulaşılmıştır ..." şeklinde rapor sunulmuştur. Dava, GSM abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraf şirketler arasında 09/12/2020 tarihli kurumsal hat abonelik sözleşmesi imzalanmıştır. Akdi ilişkinin varlığı noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı kurumsal hat abonelik sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, abonelik sözleşmesinin yapılması sırasında aydınlatılmadığını ve sözleşme hükümlerini öğrenmesine imkan verilmediğini, bu nedenle sözleşme ile bağlı olmadığını savunmuş ise de; davalı şirketin ticari şirket ve tüzel kişi tacir sıfatının bulunduğu, basiretli tacir ilkesine aykırı şekilde genel işlem koşulunu ileri süremeyeceği, öte yandan sözleşmenin ilk sayfasında sözleşmenin ön ve arka yüzünde yer alan yedi maddenin davalı tarafından okunduğu ve kabul edildiğinin yazılı olduğu, genel işlem koşulu kapsamında hangi hükümlerin yazılmamış sayılacağının cevap dilekçesinde açıklanmadığı, bu çerçevede davalının sorumluluktan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, aksine davalının ahde vefa ilkesi uyarınca varlığı ihtilafsız olan sözleşmeden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki, sözleşmenin akdedildiği 2020 yılından bu yana akdi ilişkiye karşı genel işlem koşulu iddiasında bulunmayan, hatta dava konusu fatura bedellerine kadar borcunu ödeyen davalının dava konusu edilen fatura alacakları bakımından genel işlem koşulu savunmasında bulunması esasen TMK 2. maddesi hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ilkesine de aykırı düşmektedir. Dava konusu alacak 2022 yılı Ağustos ve Eylül ayı fatura alacaklarından kaynaklanmaktadır. Belirtilen döneme ait fatura kayıtları, hat kullanım detayları ve ... GSM numaralı hatta ilişkin tüm kayıtlar celp edilmiştir. Akabinde, telekomünikasyon alanında uzman elektronik mühendisi bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07/05/2024 tarihli raporda, taraflar arasında 09/12/2020 tarihli kurumsal tip abonelik sözleşmesinin akdedildiği, davalının... GSM numaralı hattı ile davacının müşterisi olduğu, davalının 09/12/2020 tarihli ...Taahhütnamesinin mevcut olduğu, mevcut tarifesi uyarınca indirimlerin davalıya tanımlandığı, ancak davalının GSM hattı iptal talebinde bulunduğu, bu çerçevede taahhütname ve hat kullanım detayları uyarınca davacının 2022 yılı Ağustos ve Eylül aylarına dönem faturalarından toplan 10.420,08 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir Bilirkişi tarafından hesaplanan alacak tutarına taraflarca itirazda bulunulmamıştır. Davalının bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde tıpkı cevap dilekçesinde olduğu üzere genel işlem koşulları sebebiyle davalının borçtan sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de; az yukarıda belirtildiği üzere somut olayda taraflar arasında akdedilen kurumsal tip abonelik sözleşmesi bakımından 6098 s. TBK 20.vd.maddeleri uyarınca genel işlem koşullarının şartları bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalının itirazları yerinde görülmemiş, fatura borçlarından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Telekomünikasyon alanında uzman elektronik yüksek mühendisi bilirkişinin 07/05/2024 tarihli raporu gerekçeli ve denetime elverişli olup, içeriği denetlenerek hükme esas alınmıştır. Bu aşamada belirtmek gerekir ki, dava konusu fatura alacakları yönünden dava tarihinden önce davalı temerrüte düşürülmediği için davacı vekilinin talebinin aksine fatura tarihinden değil, temerrüt davanın açılmasıyla birlikte gerçekleştiğinden dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. Ayrıca, davacı aylık %4 ve yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz uygulanmasını istemiş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu yönde açıkça kararlaştırılmış ve taraflarca mutabık kalınan bir faiz oranı yoktur. Davacının tek taraflı olarak yansıtılan faturalara bu hususu yazması ise, belirtilen sözleşmesel faiz oranında tarafların iradelerinin uyuştuğu ve mutabık kalındığı şeklinde kabul edilemez. Yapılan açıklamalar karşısında, mahkememizce hükme esas alınan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, 10.420,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-10.420,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Kabul edilen dava değeri (10.420,08 TL) üzerinden alınması gereken 711,79 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 180,62 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 531,17 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 180,62 TL peşin harç, 143,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 3.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.123,62 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.062,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 10.420,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 156,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; a) 3.073,97 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) 46,03 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/05/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır