İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/29 E. 2024/1072 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/29
Karar No
2024/1072
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/29 Esas KARAR NO : 2024/1072 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/01/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 10.10.2023 tarihinde İzmir Gaziemir Emrez Mahallesinde sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç tali yoldan çıkarken ana yoldan giren müvekkilinin ... plakalı aracına çarptığını, mevcut durumda ... plakalı araç, müvekkilinin aracının solunda kalması ve aynı zamanda tali yoldan gelen araç olması sebebiyle geçiş hakkı kuralını aşarak kazaya sebebiyet verdiğini, 10.10.2023 kaza tarihinde tutulan kaza tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere bu kazanın oluşumunda sürücü ... asli kusurlu olup müvekkilinin bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, keza müvekkilinin ana yoldan normal hız ile gitmekte olup kazanın oluşmasına bir sebebiyet vermemiş olup davalı araç sürücüsü tarafından geçiş hakkı gözetilmemesi sonucu tüm kusurun davalı ...tarafında olduğunu, bu kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araçta maddi hasar ve değer kaybı zararı meydana geldiğini, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkili aracında hasar oluşmakla beraber değer kaybı zararı meydana geldiğini, 10.10.2023 tarihli kaza neticesinde müvekkili aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper ...a tanzim ettirilen raporda müvekkili aracında 60.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, değer kaybının tespiti için ekspere hizmet bedeli olarak 540,00 TL (KDV dahil) ödeme yapıldığını, değer kaybı tespiti için ekspere ödenen 540,00 TL hizmet bedeli karşılanmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve HMK 107. Madde uyarınca; 100,00-TL Değer Kaybı Zararı, 540,00-TL eksper hizmet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ...Sigorta bakımından poliçe limitiyle sınır olmak koşulu ile müştereken ve müteselsil sorumlu olan ...ve ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsiline, Yargılama Harç ve Giderleri İle Vekalet Ücretinin Davalıya Yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; başta HMK 107'ye göre 100,00 TL belirsiz alacak davası olarak ikame edilen değer kaybı zararını 40.000,00 TL artırarak faiz başlangıç tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan alınarak tarafımıza ödenmesini, 540,00-TL eksper hizmet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve Yargılama Harç ve Giderleri İle Vekalet Ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacı tarafa ait ... plakalı aracı onaran...Otomotiv Tamir Bakım Ve Park İşletmeciliği Müşavirlik Hizmetleri Anonim Şirketiye 20.12.2023 tarihinde 8.553,05 TL ve 2.765,10 TL, ...'ya 16.11.2023 tarihinde 53.346,42 TL ve... Otomotiv Sanayi Ve Ticar Et A.Ş.'ye 20.12.2023 tarihinde 636,61 TL olmak üzere toplam 65.301,18 TL ödendiğini, davanın reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Taşımacılık Ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi vekili, cevap dilekçesi ile; Davacı yan her ne kadar gerçekleşen kazada müvekkili şirkete ait aracı sevk ve idare eden diğer davalı ...'nın ve aracın müvekkili şirkete ait olması sebebiyle müvekkili şirketin %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de müvekkili şirkete ait olan aracın söz konusu kazada hiç bir kusuru bulunmadığını, Müvekkili şirket çalışanı ...uzun yıllardır araç kullanan, tecrübeli bir sürücü olup, söz konusu kazanın yaşanma sebebi davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın yüksek hızda giderken hiç bir yavaşlama emaresi göstermeden yoluna devam etmesi olduğunu, diğer davalı ...tali yoldan çıkarken etrafını kontrol etmek amacıyla durmuş olsa da hızını ayarlayamayan ... sebebiyle kaza meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi yöndeki kanaati halinde diğer davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının kusursuz olduğu kabul edilse dahi davacının talep etmiş olduğu taleplerden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından tüm personellerine gerekli uyarılar, denetimler ve güvenlik tedbirleri anlatılıp, uygulandığını, Müvekkili şirket üstüne düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı yanın taleplerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, Müvekkili şirkete ait araç ... Sigorta Şirketi'nde... poliçe numarası ile zorunlu trafik sigortası ve ... poliçe numaralı kasko poliçesi mevcut olduğunu, iş bu zorunlu trafik sigorta poliçesinin başlangıç tarihi 29.03.2023 bitiş tarihi ise 29.03.2024 olup söz konusu kaza 10.10.2023 tarihinde, yani müvekkiline ait olan araç sigortalı iken gerçekleştiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yana ait aracın davaya konu olan kazanın öncesi ve sonrasında her hangi bir kazaya karışıp karışmadığının, karışmış ise hangi bölgelerinin zarar gördüğünün tespitinin gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Trafik Kural İhlalleri Yönünden Varılan Kanaat; 1) Davalı şirket adına kayıt tescilli olan, davalı sigorta poliçeli aracı (...) kullanan, davalı sürücü ...yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 57/1-c (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmeklekazanın oluşumunda etken olduğu; 2.) Davacı ...’ ın maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda,kazanın oluşumunda etken olmadığı; görüş ve kanaatine varılmıştır. Değer kaybı bedeli yönünden: Somut olayda... plaka sayılı... 2021 model araçta 10.10.2023 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen değer kaybı bedeli piyasa rayiçlerine göre 40.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Somut olayda davalı ... Sigorta Şirketi kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir sigortalısının kusuru oranında, sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 40.000,00 TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı Vekili dava dilekçesinde sigorta şirketine başvurulduğu belirtilmiş olup, dosya kapsamında ihbar ve tebliği konulu bir bilgiye ulaşılamamış, bu nedenle -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüt tarihi konusunda nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ...laka sayılı araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve KZMMS sigortacısı oldukları ...plaka sayılı araçlar arasında gerçekleşen 10/10/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımı sonrası aracın değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve karşılanması noktalarında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Somut olayda, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ... plaka sayılı aracın 29/03/2023-29/03/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 10/10/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür. 5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü Sercan arının KTK'nın 57/1-c maddesine yönelik kural ihlali gerçekleştirdiği ve kavşaklarda geçiş önceliği kurallarına yönelik hükmü ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü ...'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalılar tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, taraflarca müştereken olarak düzenlenen ve aksi savunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün, geçiş önceliği davacıya ait araçta bulunan kontrolsüz kavşakta geçiş önceliği kurallarına riayet etmeksizin kavşağa giriş yapması nedeniyle gerçekleştiği, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı gözetilerek davalının asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 77.815,57-TL olduğu, aracın rayiç değerinin 930.000,00-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu, aracın 40.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı taraf vekilleri tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle mevcut rayiç değeri(930.000,00-TL), modeli(2021) Km'si(19.613km) ve meydana gelen hasar nedeniyle onarım gören parçaları(3 adet) itibariyle 40.000,00-TL değer kaybı zararının piyasa rayiçlerine göre makul ve dosya kapsamına uygun bulunmakla rapora karşı itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle 40.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir. 7-Davacı vekilinin 10/06/2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 40.000,00-TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporuyla davacıya ait aracın 40.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı tespit edilmiş olup, yine alınan bilirkişi raporu ve kusur değerlendirmesine göre davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesiyle tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, değer artırım dilekçesinde sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiştir. Davalı araç maliki ve sürücüsünün kaza tarihi itibariyle ayrıca bir ihtara gerek bulunmaksızın temerrüt halinde olacağı ve 10.10.2023 kaza tarihinden itibaren faiz sorumlulukları bulunduğundan tazminata kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz işletilmiştir. Sigorta şirketi yönünden ise dava öncesi 20/11/2023 tarihinde yazılı başvuru evrakının sigorta şirketine teslim edildiği ve 8 iş günü yasal sürenin sona ermesiyle 01/12/2023 tarihinde temerrüt gerçekleşeceği gözetilerek temerrüt tarihi olarak belirlenen 01/12/2023 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin dava öncesi davacıya ait aracın onarımı hususunda 65.301,18-TL ödeme yaptığı ve 120.000,00-TL poliçe limitinden bakiye kalan 54.698,82-TL bakiye poliçe limitinin mahkememizce hüküm altına alınan 40.000,00-TL değer kaybı zararını karşılamaya yeterli olduğu görüldüğünden poliçe limiti nedeniyle sorumluluğun azaltılması yoluna gidilmeksizin değer kaybı zararının her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. 8-Davacı tarafça ekspertiz raporu alınmasıyla ilgili sarf edilen 540,00-TL masrafla ilgili olarak talepte bulunulmuş ve bu husus harçlandırılmış ise de, yerleşik yargısal uygulamaya göre ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, dosya kapsamı ve kaza tarihine göre makul düzeyde olduğu anlaşılan ve 18/12/2023 tarihli faturası sunulan 540,00-TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. 9-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 40.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 54.698,82-TL'yi aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ...ve ...Taşımacılık ve Personel Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi yönünden kaza tarihi 10/10/2023, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi 01/12/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,4‬0-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 682,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.622,80-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,000-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 682,00-TL toplamı 1.109,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 700,5‬0-TL posta ve tebligat ücreti, 5.400,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 540,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 7.068,1‬0-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/29, K. 2024/1072, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-29-e-2024-1072-k-058e8733a2bb