İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/783 E. 2024/1015 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/783
- Karar No
- 2024/1015
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/783 Esas KARAR NO : 2024/1015 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalılar aleyhine Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.... sayılı dosyası ile açılan Manevi tazminat davasının müvekkiller lehine sonuçlandığını, ayrıca bu davanın... SİGORTA AŞ.'ye ihbar olunduğunu, İşbu dosyada Adli Tıp Kurumunun 10/08/2021 tarihli raporu esas alınarak davanın kısmen kabul olunduğunu, Davalı Sigorta şirketi ... A.Ş tarafından... poliçe numarası ile... plakalı araca, tescil sahibi davalı ... adına zorunlu trafik sigortası yapıldığını, Sözkonusu aracın 02.11.2019 tarihinde davalı...yönetimindeyken müvekkillerin mirasbırakanı ... adına kayıtlı...lakalı araç ile maddi hasarlı ve ölümlü kazaya karıştığını, ... yönetimindeki...plakalı araç... plakalı elektrik motorlu araca çarparak motorun devrilmesine ve motorun üzerindeki müvekkillerin miras bırakanı olan ...’in ağır yaralanarak 13.12.2019 tarihinde hayatını kaybetmesine neden olduğunu, Sigortalanan aracın sürücüsü, meydana gelen kazada yüzde yüz kusurlu olmasına rağmen hatalı olarak tali kusurlu olarak nitelendirildiğini, ancak bu nitelendirmenin son derece hatalı olduğunu, bu olay sonucunda 70 yaşında olan ve vefat eden ...’in ölümüyle eşi ... ile çocukları...,..., ......,..., ..., ...'in maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, diğer yandan bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nun 107. maddesi davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davasının açılabileceğini, bu nedenlerle talebi artırma hakları saklı kalmak üzere yargılama giderleri ve teminat bakımından adli yardım taleplerinin kabulü ile teminata hükmedilmeksizin , ihtiyati haciz istemlerinin kabulü ile : davalıların taşınır taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki alacak ve haklarına ihtiyat-i haciz konulmasına, 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince Sayın Mahkemenizin yargı çevresi içerisinde bulunan Seferihisar İcra Dairesi tarafından yerine getirilmesine, aksi halde tedbirde ölçülülük ilkesine uygun olarak kazaya karışan ve ölüme sebep olan aracın sürücüsü olan davalılardan...adına ve kazaya karışan ve ölüme sebep olan aracın maliki ... adına kayıtlı taşınmazların araştırılarak tedbirde ölçülülük ilkesine uygun olarak teminatsız işbu dava değerine yetecek miktardaki taşınmaz malvarlığına ihtiyati haciz konulmasına, Müteveffa ...’in, Eşi ... lehine 65.000,00-TL, oğlu... lehine 30.000,00-TL, kızı... lehine 30.000,00-TL, Oğlu ... lehine 30.000,00-TL, kızı... lehine 30.000,00-TL, oğlu... lehine 30.000,00-TL, kızı ... lehine 30.000,00-TL, olmak üzere toplam 7.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 02.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkillere ödenmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin müşterek ve müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; 298.427,09-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 02.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı eş olan ...'e ödenmesine, Müteveffa ... oğlu MÜTEVEFFA Oğlu... mirasçıları olan ..., ..., ...,..., ..., ve ... lehine toplam 30.000,00-TL, Kızı... lehine 30.000,00-TL, Oğlu ... lehine 30.000,00-TL, Kızı... lehine 30.000,00-TL, Oğlu... lehine 30.000,00-TL, Kızı ... lehine 30.000,00-TL, olmak üzere toplam 180.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 02.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı, ... adına kayıtlı aracın... poliçe numarası ile 15.11.2018-15.11.2019 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, Müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası ile sınırlı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 390.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, Müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödeme yapılmış olup, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, Davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını. İşbu hasar dosyası kapsamında 28.01.2020 tarihinde eş ... için 19.395,79-TL ödeme yapıldığını, Müvekkili şirket doğru şekilde ödeme yapmış olup, davacının müvekkili şirketten talep edebileceği fark tazminat tutarı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve...vekili, cevap dilekçesi ile; hiçbir şekilde aleyhe kabul olmamak üzere, yargılama konusu kazaya ilişkin olarak dava dilekçesinde yer verilen ceza dosyası açıldığını, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada öncelikle 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporu alındığını, işbu raporda ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, devamında Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur durumuna ilişkin rapor aldırılmış olup 15/04/2021 tarihli ATK raporunda müteveffa sürücü ...'in asli kusurlu olduğu görüşünün bildirildiğini, davalı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığını, Davacı yan dava dilekçesi ile vefat eden ...'in varisleri lehine maddi tazminat talebinde bulunmuş olup işbu talebinin hangi kalemleri içerdiğini somutlaştırmadığını, bu nedenle taleplerin reddi gerekmekle, bu yönden itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de vefat eden muris ile davacılar arasındaki fiili irtibatın ve beşeri ilişkilerin, ortaya çıkabilecek maddi zararın şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, Davayı ve davacının istemlerini kabul olmamak kaydıyla, öncelikle kazanın meydana geldiği 02/11/2019 tarihi ile ...'in vefat ettiği 13/12/2019 tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında olayda illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, zira, ölü muayene tutanağında kesin ölüm sebebi tespit edilememiş olup vefat eden ...’in 70 yaşında olması da gözetilerek başkaca hastalıklarının olup olmadığı hususunda kimlik bilgileriyle araştırma yapılması gerektiğini, davanın zaman aşımına uğrayan kısımlarının zaman aşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine, haksız ve mesnetsiz nitelikteki davanın usulden ve esastan reddine, davacıların hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER: ZMMS poliçesi, kaza tutanağı, Seferihisar Asliye Ceza Mah.nin... Esas sayılı dosyası, Seferihisar... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 27/05/2024 tarihli raporuna göre; "......laka sayılı motorlu bisiklet sürücüsü Müteveffa ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 53/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu. 2-... plaka sayılı davalı araç sürücüsü...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu. 3-Seferihisar Trafik Denetleme Büro Amirliği Ekibi tarafından tanzim edilen... nolu ölümlü yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi ...E sayılı dosyasında alınan bilirkişi ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemes... E sayılı dosyasında alınan bilirkişi ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporlarındaki kusur oranları uygun görülmüş olup iştirak edildiği. 4-Kazaya karışan, davalı...adına kayıtlı...mobilin davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde kaza tarihi itibari ile ölüm teminatının 390.000,00.-TL tutarında olduğu, 5-02.11.2019 tarihli kazanın poliçe süresi içinde meydana geldiği, 6-Davacı eşin destekten yoksun kalma tazminatının 298.427,09.-TL. tutarında hesaplandığı, 7-Hesaplanan tazminatın, davalılar...ve...yönünden kaza tarihinde, davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı...Sigorta A.Ş. Yönünden 28.01.2020 ödeme tarihinde muaccel olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, desteğin trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle oluşan destek zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu 02/11/2019 tarihli trafik kazasının gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, davacıların destek zararı oluşup oluşmadığı ve davalılardan tahsili talebi noktalarında toplanmaktadır. 3-Mahkememizce dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza yargılaması dosyası, kaza tutanakları, nüfus kaydı ve delil olarak dayanılan diğer bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır. 4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. 5-Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6-Sigortacının sorumluluğu ise, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Yine TBK'nın 53. Maddesinde ölüme bağlı zararlar sayılmış olup "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." zararlar arasında gösterilmiştir. 8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 9-Tarafların sorumluluklarının tespiti için öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce adli trafik bilirkişiden kusur tespitine yönelik rapor alınmış, dosyaya sunulan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacıların desteği ...'in KTK'nın 53/b maddesine yönelik kural ihlali bulunduğu, davalı araç sürücüsü ...'in ise KTK'nın 52/a ve b maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasına sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/08/2021 tarihli raporunda gösterilen kusur oranlarına iştirak edildiği yönünde görüş sunulmuştur. Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyasına sunulan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasına sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/08/2021 tarihli raporunda ve Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı ceza dava dosyasına sunulan 15/04/2021 tarihli raporunda ittifakla davacıların desteğinin asli kusurlu ve davalı ...'in tali düzeyde kusurlu bulundukları, tarafların kural ihlallerine göre kazanın gerçekleşmesinde davacıların desteğinin %60 oranında kusurlu ve davalı ...'in %40 oranında kusurlu bulunmasına dair ATK Trafik İhtisas Dairesi'ni 10/08/2021 tarihli raporunda gösterilen oranların dosya kapsamı ve kaza oluş şekline uygun olduğu değerlendirildiğinden mahkememizce de bu oranlar benimsenmiş ve davalıların, davalı araç sürücüsü ...'in %40 oranında belirlenen kusuru oranında zarardan sorumlu tutulabilecekleri kabul edilmiştir. 10-Davacının maddi tazminat talebinin belirlenmesi teknik hesaplama ve uzmanlık gerektirdiğinden aktüerya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacılardan yalnızca ...'in destek zararının hesaplandığı ve davacının 298.427,09-TL destek zararının oluştuğu yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Rapora karşı davalılar vekili tarafından davacının yaşının yanlış değerlendirilmesi nedeniyle fazla hesaplama yapıldığı, müteveffanın anne ve babasına destek payı ayrılmadığı, sigorta ödemesi sonrası davacının alacağının kalmadığı, davacının evlenme ihtimalinin dikkate alınmadığı, zarardan aracın sigorta şirketinin sorumlu olduğu hususlarında itirazlar ileri sürülmüştür. Her ne kadar düzenlenen yaşam tablosunda bilirkişi tarafından davacının nüfus kaydına göre 29/05/1950 olan doğum tarihinin raporda 01/02/1964 olarak hatalı geçirilmiş ise de, destek ...'in bakiye ömrünün kaza tarihinden itibaren 10 yıl 10 ay 13 gün olarak hesaplanması ve desteğin bakiye ömür süresinin destekten önce sona ereceği dikkate alınarak fazla miktarda hesaplamaya yol açmayan ve sonuç tazminatın belirlenmesine etkisi bulunmayan hatanın sonuca etkili olmadığı, davacının yaşı ve çocuk sayısı dikkate alındığında evlenme ihtimali nedeniyle indirim uygulanmasının gerekmeyeceği, UYAP üzerinden yapılan incelemede desteğin babası ...'in 24/12/2013 tarihinde vefat ettiği, desteğin annesi ...in 27/11/1997 tarihinde vefat etmiş oldukları, dosya kapsamına göre destek zararı talep edebilecek tek kişinin davacı eş olduğu ve bu nedenle başkasına pay ayrılmamasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde 28/01/2020 tarihli 19.395,79-TL tutarlı ödemenin, ödeme tarihinde davacının talep edebileceği 54.866,60-TL'nin yarısından daha az bir miktarda olması nedeniyle yapılan tazminat borcunun sona ermediği, kısmi ödemenin usule uygun olarak yasal faiz üzerinden değerlemesinin yapıldığında hesaplama tarihinde 26.956,96-TL'ye değerlendiği ve davacının kusur sorumluluğuna isabet eden 325.384,05-TL zararından bu ödemenin güncel halinin mahsubu ile davalıların bakiye 298.427,09-TL destek zararının devam ettiği anlaşıldığından davalı tarafın itirazları yerinde görülmemiş, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre hazırlanan bilirkişi raporunda gösterilen tutarın davacının zararını usul ve yasaya uygun olarak tespit ettiği anlaşıldığından yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş ve davacının 298.427,09-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edilmiştir. Davacılar vekilinin 23/10/2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri ...'in maddi tazminat davası yönünden 298.427,09-TL'ye yükseltilmiş ve kaza tarihinden itibaren faiz işletilerek tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede davalı araç sürücüsü ve araç malikinin, %40 kusur oranına göre hesaplanan zarardan davacıya karşı sorumlu oldukları, davalı ... Anonim Şirketi'nin zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak kaza tarihi itibariyle 400.000,00-TL poliçe limiti sorumluluğu olduğu, 28/01/2020 tarihli 19.395,79-TL tutarlı kısmi ödemenin poliçe limitinden mahsubu sonrasında 370.604,21-TL bakiye poliçe limiti sorumluluğu bulunduğu ve bu miktarın davacı ...'in talebini karşılamaya yeterli olduğu anlaşıldığından poliçe limitinden kaynaklanan azaltıcı bir kısıtlama öngörülmeksizin davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı araç sürücüsü ve araç malikinin sorumluluğu haksız fiile dayandığından haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt halinde olduğu kabul edildiğinden kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlulukları yoluna gidilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden ise kısmi ödeme yapılan 28/01/2020 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 28/01/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. 11-Müteveffa ...'in çocukları olan...,..., ...,...,... ve ...'in de destek zararları bulunduğu iddiasıyla ayrı ayrı maddi tazminat davası açtıkları görülmüştür. Yargıtay uygulamalarına göre çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, öğrenimlerine devam edip etmedikleri, okul başarı durumu, anne ve babanın yüksek öğrenim mezunu olup olmaması, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar, çocukların yüksek öğrenim görme ihtimali bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek, yüksek öğrenim yapacaklarının muhtemel olması halinde 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmayacaklarının muhtemel görülmesi halinde ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı çocukların doğum tarihleri 04/04/1968 ila 20/01/1981 aralığında olup tüm davacıların vefat tarihinde destek durumlarının sona erdiği, davacı çocukların yaş ve medeni durumlarından bağımsız olarak akıl hastalığı, engellik ve benzeri bir nedene bağlı olarak kaza tarihinde müteveffadan destek görmeye devam ettiklerine dair bir davacı iddiasının da bulunmadığı, bu haliyle davacı çocukların vefat nedeniyle destek zararlarının oluşmadığı gözetilerek davacı çocukların maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22/1 maddesi uyarınca her bir davacının maddi tazminat davası yönünden davalılar lehine ayrı bir vekalet ücreti takdir edilmiştir. 12-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVACI ...'in maddi tazminat davasının KABULÜNE, 298.427,09-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin tazminattan poliçe limiti 370.604,21-TL sorumluluk limiti aşılmamak kaydıyla sorumlu tutulmasına, tazminat miktarına davalılar...ve ... yönünden kaza tarihi 02/11/2019 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 28/01/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Diğer davacıların davalarının ayrı ayrı REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.385,55-TL harçtan peşin olarak alınan 836,79-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 797,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.751,46-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 47.748,33-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'e verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yönünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı... yönünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...önünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yönünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yönünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı... MİRASÇILARI yönünden; davalılar yararına reddedilen maddi tazminat uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin müteveffa davacı... mirasçıları davacılar ..., ..., ..., ... , ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davalılara verilmesine, 11-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 836,79-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 797,30-TL toplamı 1.634,09-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 12-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 1.971,00-TL posta ücreti, tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi raporu olmak üzere yapılan toplam 7.240,85-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 4.516,60-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına, 13-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 14-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacılar vekilinin, davalı...ve ... vekilinin ve davalı ...'in yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır