İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/101 E. 2024/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/101
- Karar No
- 2024/443
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/101 Esas KARAR NO : 2024/443 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2024 KARAR TARİHİ : 16/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Rıza Doğan aleyhine, davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Anılı icra dosyaları, müvekkilin kayıt dışı elektrik tüketiminde bulunduğundan bahisle doğduğu iddia edilen kaçak enerji tüketim bedelinin tahsili istemine dayanmaktadır. Ancak, iddia olunanın aksine müvekkilin ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne hesaplanan fahiş tutarda bir borcu bulunmamakta olup, başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetlidir. Bu sebeple, müvekkilin davalı kuruma hesaplanan fahiş tutarda bir borcu olmadığının tespitini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Müvekkil, ... Çankaya Konak/İZMİR adresinde kain işyerinde "..." isimli ticarethane vasfına haiz fırını işletmektedir. Nitekim müvekkil, alacaklı olduğunu öne süren tarafın iddialarının aksine hiçbir suretle işyerinde kayıt dışı elektrik kullanımı gerçekleştirmemiş olup, bu kapsamda davalı kuruma hesaplanan fahiş tutarda bir borcu bulunmamaktadır. Bilakis, müvekkil tarafından iş yerinde kullanılan elektrik faturası düzenli olarak ödenmiştir. Ancak, davalı kurum tarafından...Mahallesi... Çankaya Konak/İZMİR adresinde kain işyerine gelinerek ölçüm yapılmış ve akabinde "kaçak kullanım" iddiasına binaen kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları tanzim edilmiştir. Bahsi geçen olaylara dair fırın çalışanları ve komşu iş yerinden tanıklar mevcuttur. İzah olunan nedenler doğrultusunda, takibe konu... Mahallesi ... Çankaya Konak/İZMİR adresinde kain elektrik sayacı ve sayacın bağlı bulunduğu taşınmaz üzerinde müvekkilin davalı kuruma borçlu bulunduğu kesin ve belirlenebilr miktarın tespiti mahkemenizce yapılan yargılama neticesinde vuzuha kavuşacağından; İzmir... İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası kapsamında şimdilik 25.000,00-TL ve İzmir ... İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası kapsamında şimdilik 50.000,00-TL borcunun bulunmadığının tespitine, İzmir ... İcra Dairesinin... E. Sayılı ve İzmir... İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takip dosyalarının tedbiren durdurulmasına, İzmir ... İcra Dairesinin... E. Sayılı ve İzmir... İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takiplerinin iptaline ve aleyhine yapılan icra takipleri nedeniyle toplam alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini sayın mahkemenizden bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı huzurdaki davayı, İzmir... İcra Dairesi... esas sayılı dosya için 25.000,00-TL, İzmir... İcra Dairesi... esas sayılı dosya için 50.000,00-TL olmak üzere kısmi menfi tespit olarak ikame etmiş olup bu türde bir başvurunun hukuka uygun olmadığı salt gerekli harç işlemlerinden kaçınmak üzere gerçekleştirildiği açıktır. Şöyle ki; menfi tespit davasında dava konusu tespiti istenen hususlar yukarıda bahsedilen icra dosyalarında borçlu bulunmadığına ilişkin olup davacının dava dilekçesindeki beyanları ile de bu durum sabittir. Davacı hem borçlu olmadığını iddia ederek bunun tespitini talep etmekte hem de borçlu olduğu duruma ilişkin olarak kısmi bir dava ikame ederek gerekli yargılama giderlerini ödemekten kaçınmaya çalışmaktadır. Davacı yan, kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirmediğini iddia ederek, gerekli araştırmalar yapılmadan ve kanıtlar nitelikte belge sunmadan icra takibi başlatıldığını beyan etmiştir. Bu iddiaların kabulü mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda kaçak elektrik tüketim kullanım yerinde müvekkil şirket ekiplerince yapılan tespit ile davacının "sayaç harici kablo çekilerek harici hat olarak kullanmak" suretiyle dağıtım sistemine müdahale edip sayaçtan geçirilmeksizin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42/1-b uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı belirlenmiştir. Bu belirlemeye istinaden müvekkil şirket ekiplerince dava dilekçesi ekinde dosya muhteviyatına sunulu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Müvekkil şirketin kaçak tespitine ilişkin ihtar ve uyarma yükümlülüğü bulunmadığı gibi mantıken kaçak elektrik kullanımı tespitinde böyle bir halin varlığı mümkün olamayacağı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olacaktır. Nitekim davacı yanın soyut iddiaları haricinde sayın mahkemenize bahse konu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığını ispata yarar bir delil/bilgi/belge sunamadığı ve iddiaların hukuki temelinin bulunmadığı izahtan varestedir. Müvekkil şirket tarafından EPDK yönetmeliklerine uygun kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olup, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 47. maddesi gereği davacı tarafından söz konusu fatura bedelinin müvekkil şirkete ödenmesi gerekmektedir. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep etmiştir. Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalara göre; somut olayda uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı, yargılamanın bahsedilen temel hukuki ilişki kapsamında genel mahkemenin görevi kapsamında kaldığı uyuşmazlığın TTK' da düzenlenen dava türlerinden olan mutlak ticari dava veya davacı taraf gelen vergi kayıtlarına göre tacir olmadığından nispi ticari davadan kaynaklanmadığı anlaşıldığından; uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi halinde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilememesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden de bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır