İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/895 E. 2024/884 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/895
- Karar No
- 2024/884
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/895 Esas KARAR NO : 2024/884 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 31/10/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin...Meşrubat Ltd. Şti. çalışanlarından olan ve İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının borçlusu ... ile ilgili ilk olarak icra dosyasından maaş haczi müzekkeresi tebliğ edildiği, usulüne uygun olarak icra dosyasına maaş haczi cevabı verildiği, sonrasında ise süresinde kesinti yapılmadığı gerekçesiyle müvekkili şirketin borçlu olarak eklendiği ve haciz işlemleri uygulandığı, İzmir... İcra Müdürlüğü’ nün ...Esas sayılı dosyası içerisinde müvekkili şirket...Meşrubat Ltd. Şti. nin vekili olarak Av. ... – AV. ... vekaleti gönderildiği, müvekkil şirket vekil olarak temsil edildiği halde, muhatap şikayet edilen avukat ofisinden ... 42 nolu telefon numaralarından Funda isimli bir kişinin müvekkili...Meşrubat Ltd. Şti.’ni aradığı ve telefonda “ adliyede beklediğini, tüm banka hesaplarına haciz konulacağını, acilen İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası için Av. ...’ na ait banka hesabına acil 66.000,00 TL gönderilmesi gerektiğini ifade ettiği, ve müvekkil şirket tarafından da Av. ...’nun TR... numaralı hesabına 06.08.2024 tarihinde “... Meşrubat ... İcra ... dosya nolu icraya istinaden “ açıklaması ile 66.000,00 TL ödeme yapıldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya dosya kapak hesabı talep edildiği ve ilgili icra müdürlüğü tarafından 06.08.2024 tarihi itibariyle 19.446,96 TL dosya kapak hesabı çıkarıldığı, bunun üzerine İzmir Baro Levhasında yer alan davalı avukata ait ... numaralı telefon numarasından arandığı ve Av. ... ile görüşmek istenmişse de telefonlara Av....isminde başka bir avukat cevap verdiği, belirtilen avukat tarafından fazla para tahsil etmişiz, hatalı olarak yüzde 80 faiz alacağımıza yüzde 7 faiz almışız, en geç Cumaya (16.08.2024 e kadar) fazladan aldıkları 46.553,04 TL'nin müvekkil şirket hesaplarına iade edileceğinin denildiği ve bu konuda whatshapp üzerinden de bilgi vermesine rağmen, 16.08.2024 tarihinde bir anda ödemeyi iade etmeyeceklerini ifade ettikleri, bunun üzerine davalı/borçlu Av.... na İzmir...Noterliğinim 20.08.2024 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek haksız, hukuka aykırı ve fazladan tahsil etmiş oldukları 46.553,04 TL nın faiziyle birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde iade etmeleri, aksi halde hukuki ve cezai yasal yollara başvuru yapılacağının bildirildiği, ihtarnamenin tebliğine rağmen herhangi bir gelişme olmaması nedeniyle davalı borçlu aleyhine İzmir... İcra müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği ve takip durdurduğunu belirterek davalının haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. DAVA: Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerince yapılan fazla ödemenin iadesi amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ticari işletmeyi ilgilendirmesi ve iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, işveren olarak maaş haczine ilişkin işlemleri yapmadığı gerekçesi ile İzmir .. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına taraf olarak eklendiği ve kendisine ait malvarlığı hakkında haciz işlemleri uygulandığı, bu sebeple anılan icra dosyasında alacaklı vekili olarak görev alan ve iş bu davanın davalısı olan Av. ...'nun hesabına 06/08/2024 tarihinde 66.000,00 TL ödeme yapıldığı, daha sonra yapılan araştırmada söz konusu icra dosyasındaki mevcut borcun 19.446,96 TL olduğu ve adı geçen davalıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, davalı aleyhinde takip yapıldığı halde davalının borcu ödemediği, takibe yapılan itirazın hazsız olduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, davacının tacir olduğu, ancak davalının dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere serbest olarak avukatlık mesleğini icra ettiği, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlığın amacının hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olduğu, yine 6102 sayılı TTK'nın 11. maddesi anlamında avukatların ticari işletme sahibi olmadığı, meslek erbaplarından sayılan ve faaliyeti bu şekilde vergiye tâbi olan kişilerden olduğu, her iki tarafı tacir olmayan somut uyuşmazlıkta davalıya karşı ileri sürülen talep ve talebin dayanağı olan maddi olgular itibariyle davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına, (İHTARAT YAPILAMADI) Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.01/11/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA