İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/145 E. 2024/284 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/145
- Karar No
- 2024/284
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/145 KARAR NO : 2024/284 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/12/2020 KARAR TARİHİ : 22/03/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile ... Otomotiv Gıda Mad. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında akdedilen 24.05.2019 tarihli temlikname gereği bahis konusu şirketin, davalıdan alacaklı olduğu 320.000,- TL yi tahsil etme hakkını müvekkiline temlik ettiğini, Ayrıca alacağın güvencesini oluşturan teminatlar ve bu teminatların bahşettiği tüm hakların da, temlikname uyarınca müvekkile geçmiş olduğunu, davacının temellük ettiği alacağın davalı ... Belediyesi Çevre Koruma ve Orman Müdürlüğünce ödenmediğinden davalıya karşı İzmir ... İcra Müdürlüğünün...kip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalının 20.09.2019 tarihinde yaptığı haksız itiraz neticesinde 21.09.2019 tarihinde takibin durduğunu, taraflar arasında 01.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen ... no.lu arabuluculuk görüşmelerinin ise sonuçsuz kaldığını, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın temlikinin alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun muvafakatine gerek olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesi olduğunu, alacağın devrinde, alacakla birlikte alacak hakkının sağladığı talep ve diğer yetkilerinde, devredenin şahsına bağlı olanlar hariç, öncelikle hakları ile bağlı haklar da alacağı devralana intikal edeceğini, Mevcut olayda da alacağın temlikiyle birlikte de borçludan talep yetkisinin davacıya geçtiğini, ancak buna rağmen davalı belediyeye böyle bir talepte bulunulmadığını, davacının dayandığı kanun metninde" .... Faturan/n veya eş değer ödeme talebinin borç/u tarafından alınmasını.... " ifadesinden anlaşılabileceği üzere, burada da müvekkili davalıya davacı tarafından fatura veya eş değer bir ödeme talebi gönderilmediğini, Sadece temlik sözleşmesi gönderildiğini, bunun da bu borca ilişkin gelecekte yapılacak ödemelerin davacıya yapılmasını bildiren, temlik eden ile temlik alan arasında imzalanan bir sözleşmeden ibaret olduğunu, ayrıca davacının temlik sözleşmesinin tebliğinden sonra iki kere ödeme yapılmasını da davalı Belediyenin temerrüde düştüğünün kanıtı niteliğinde olduğunun iddia edildiğini, fakat bu iddianın da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Herhangi bir borç ilişkisinde ifa da bulunmak için borcun muaccelliyetinin şart olmadığını, Borç müeccelken de tarafların borcu tamamen veya kısmen ifa edebileceklerini, Davaya konu olayda davacı tarafından davalı Belediyeye ödemeye ilişkin herhangi ihtar gönderilmemiş olsa da davalı Belediyenin iyi niyet çerçevesinde herhangi bir zorunluluğu olmadığı halde borcunu kısmi olarak ifa ettiğini, Sırf bu sebeple, kısmi ödeme yapmış olduğundan bahisle davalı müvekkilinin temerrüde düştüğü iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DAVA Dava, İzmir ...İcra müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına faiz yönünden yapılan itirazın iptali davasıdır. DELİLLER VE GEREKÇE : 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 16/02/2024 tarih,... Karar sayılı İlamında; "Somut olayda, temlik alacağının borçlusu olan davalı ... Belediyesi kamu kurumu olup tacir sıfatı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı tacir olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Öyleyse, Mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olup; sair istinaf başvuru gerekçeleri bu aşamada değerlendirilmeksizin HMK'nin 353/1-a.3 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına yönelik davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabul edilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile karar verilerek mahkememiz 01/02/2022 Tarih, ...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının davaya konu ettiği alacağı dava dışı üçüncü kişiden temlik aldığı, aldığı temlikname gereğince alacaklı olduğu iddiası ile davalı ... aleyhinde icra takibine girişilmiş olup davalı belediyenin yapmış olduğu itiraz neticesinde takip durmuştur. Akabinde davacı tarafça huzurdaki davanın ikame edilmiş, Mahkememizce 01/02/2022 tarih, ... karar sayılı ilamda davanın reddine karar verilerek, davacı ve davalı taraflarca işbu karar istinaf edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 16/02/2024 tarih,...memiz anılan kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı ... Belediyesi kamu kurumu olup tacir sıfatı bulunmadığı, davalı tacir olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediği, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, bu durumda uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı Yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu: Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNA, 4-6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesin olarak verildiğinden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, aksi takdirde ek bir karar ile davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 5-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır