İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/424 E. 2025/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/424
- Karar No
- 2025/337
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/424 KARAR NO : 2025/337 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 30/09/2022 tarihli dava dilekçesinde; davalı tarafın İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine geçtiğini, dayanak senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını nitekim İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptıkları şikayet üzerine başlatılan... Sor. sayılı soruşturma kapsamında yapılan imza incelemesinde de bu durumun belirlendiğini belirtmiş, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takibinin davacı yönünden iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ' nce davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizin 07/02/2023 tarih,... Karar sayılı kararı ile; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/g ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine dair verilen kararın İstinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin, 11/05/2023 Tarih, ... Karar sayılı ilamı ile; "...6100 sayılı HMK'nin dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin (1)-g fıkrası: "Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" hükmünü, yine 115. maddenin 2. fıkrası: “ Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” ve yine 120. madde ise: “ (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükümlerini ihtiva etmektedir. Öncelikle, davacı tarafa gider avansı yatırılması için Hakim tarafından imzalanmış bir ara kararı mevcut değildir. Kaldı ki, mahkemece eksik gider avansının yatırılması için davacı tarafa ihtar tebliğ edilmiş ise de, ihtar içeriğinde hangi işlem için, ne miktar talep edildiği yazılı olmadığından, söz konusu ihtar usulüne uygun olmayıp, buna dayalı olarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Zira, ihtarda hangi işlem için ne miktar gider avansı istenildiği açıkça belirtilmelidir. (Aynı yönde bkz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10/12/2021 tarihli ve 2021/4587 esas - 2021/2927 karar sayılı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22/11/2021 tarihli ve 2021/3985 esas - 2021/11805 karar sayılı ilamları). Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-4 uyarınca esası incelenmeksizin tamamen usulden kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur. Davalı vekili Mahkememize verdiği 13/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin, alacağını tahsil amacıyla davacı ve davacının oğlu olan dava dışı borçlu...hakkında İzmir.... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, icra takibine konu Kambiyo Senedinde davacının aval veren, dava dışı borçlu...'ın borçlu sıfatı olduğunu, davacının dava dilekçesinin Sonuç ve İstem kısmında "BİLAHARE YARGILAMA YAPILARAK İZMİR..CRA MÜD.NÜN... E.SAYILI TAKİP DOSYASI İLE İLGİLİ OLARAK MÜVEKKİL YÖNÜNDEN İPTALİNE" şeklinde talepte bulunduğunu, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin savcılık dosyasından bahsetmekle imzanın davacıya ait olmadığını beyan ettiğini, bu durumda müvekkili hakkında mahkemede açılmış olan bu davanın kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı takibin iptali davası olduğu görüldüğünü, dava dilekçelerinin hiçbir yerinde ve dahi sonuç istem kısmında davacının borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmadığını, İİK 72 maddesi gereğince açılacak Menfi Tespit davasında davacının davasında açıkça borçlu olmadığının tespitini talep etmesi gerektiğini, bu nedenle davacının davasının, İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin iptali istemi olup Menfi Tespit davası olmadığını, 6100 sayılı HMK 26. Madde Taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde sadece takibin iptalini isteyen lakin borçlu olmadığının tespitini istemeyen davacının davasının Menfi Tespit davası olduğunu kabul etmenin açıkça yasaya aykırı olduğunu, davacının davasının İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin imza inkarına dayalı takibin iptali davası olması nedeniyle davanın İcra Mahkemesinde açılması gerektiğinin açık olup davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin, imzanın inkarına dayalı takibin iptali istemine ilişkin bu davanın 2004 sayılı İİK 168/3 ve 170. Maddeleri gereğince ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, ödeme emrinin davacının kendisine bizzat 02.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu durumda davanın 07.03.2022 tarihine kadar İcra Hukuk Mahkemelerinde açılması gerekmekte olup davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle reddi gerektiğini, usulü itirazlarının reddi ile davanın menfi tespit davası olarak devamı şeklinde karar verilerek davaya devam edilmesi halinde, davacının imza inkarına dayalı olarak açmış olduğu davasının dayanağı olarak, müvekkili hakkında yaptığı şikayetine konu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ' nın... sayılı hazırlık dosyasında yapılmış olan imza incelemesine dayandırdığının görüldüğünü, bu şikayet neticesinde müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kararda "Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturmada toplanan deliller neticesinde; her ne kadar müşteki ... senetten ve senedin kaynağı olan borçtan haberdar olmadığını, senedi ilk defa gördüğünü imzasının kendisine ait olmadığını, oğlu...'ın bu senetle bir ilgisinin olmadığını, şüphelinin senedi doldurduğunu iddia etse de; oğlu...'ın alınan ifadesinde senedi kendisinin düzenlediğini imzaların kendisine ait olduğunu, şüpheliye borcu olduğunu beyan ettiği, senedi düzenledikten sonra senedi annesiyle beraber giderek bilgi sahibi ...'a beraber teslim ettiklerini beyan ettiği, senedi...ın düzenlediğinin bilirkişi ile tespit edildiği, ...'ın adına atılan imzalar ile senedi doldurulan diğer bölümlerdeki kalemlerin aynı olduğunun tespit edildiği, bilgi sahibi ...'ın ifadesine göre de senedin hem borçlu hem de kefil kısmının imzalı ve diğer bölgelerin de doldurularak geldiğini beyan ettiği, tüm bu olaylar kül halinde düşünüldüğünde, müşteki..., müşteki ...'ın bilgisi dahilinde senedi kendisinin doldurarak annesinin yerine imza attığı, annesiyle beraber senedi beraber götürerek teslim ettikleri, borcu ödememek için imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak oğlunun kendisi adına imza attığını bildiği, her ne kadar...sahte imza atmış gibi düşünülse de; yaptıklarının faydasız sahtecilik olduğu annesinin bilgisi dahlinde imzasını attığı, şüpheli ...'un sahte imza atarak sahte çek düzenlediğine dair onun aleyhine dosyada tarafsız ve bağımsız başkaca bir tanığın bulunmadığı, şüpheli aleyhine herhangi bir kamera kaydı, ses kaydı, SMS veya uygulama üzerinden yapılan konuşmanın ekran çıktılarının sunulmadığı, dosyada şüphelinin cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin bir delilin bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla .,.." denildiğini, davacı ile dava dışı borçlu...' ın müvekkiline borcu oldukları sabit olup şahısların birlikte hareket ettiklerini, Savcılık dosyası ile toplanan deliller davacı ile dava dışı borçlunun borcu ödememek için sahtecilik yoluna başvurduklarını ortaya koyduğunu, savcılığın bu hususu "..müşteki..., müşteki ...'ın bilgisi dahilinde senedi kendisinin doldurarak annesinin yerine imza attığı, annesiyle beraber senedi beraber götürerek teslim ettikleri, borcu ödememek için imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak oğlunun kendisi adına imza attığını bildiği,.." şeklindeki deliller ile ortaya koyduğunun görüldüğünü, bu nedenle sahtecilik iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı avalistin imzasının sahte olması durumunda menfi tespit davaları yönünden tek başına borçlu olmadığını ortaya koymadığını, İİK 72 ye dayalı olarak açılacak menfi tespit davaları davacının borçlu olmadığının tespiti davası olup savcılık dosyasında toplanan deliller ve mahkemece toplanacak olan delillerin göstereceği üzere davacı borçlunun müvekkiline borçlu olup müvekkilinin alacağına kavuşmaması için sahtecilik yaptığını, davacı dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespitini istememiş olmakla borçlu olduğunu (savcılık dosyası ile sabit) kabul ettiğini belirtmiş, öncelikle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçluların ...,..., borç miktarının 1.000.000,00 TL bono, 1.294,52 TL faiz, 3.000,00 TL komisyon olmak üzere toplam 1.004.294,52 TL, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, takip dayanağının 11/02/2022 tanzim , 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bono olduğu, ödeme emrinin borçlu ...'a 02/03/2022 tarihinde, borçlu...'a 23/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, takibin derdest olduğu belirlenmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı evrakının incelemesinde; müştekilerin ... ile..., şüpheli'nin ..., suçun Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık olduğu, 24/07/2022 tarihinde Şüphelinin Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçları hakkında delil yetersizliğinden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine İzmir... Sulh Ceza Hakimliği'nin 02/09/2022 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile; şüpheli ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 24/07/2022 tarih... soruşturma ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz eden müşteki ... vekili tarafından yapılan itirazın 5271 Sayılı CMK'nın 173/3. maddesi uyarınca kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir. Dava konusu edilen 15/02/2022 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL lik senetteki yazı ve imzaların davacı ...'ın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak ATK ' dan rapor istenilmiş , alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 03/02/2025 tarihli raporunda; inceleme konusu senette yer alan yazılar ve ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazı ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip konusu edilen 11/02/2022 tanzim, 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonodaki yazı ve imzaların davacıya ait olmadığından bahisle İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takibinin davacı yönünden iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının hüküm altına karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 03/02/2025 tarihli raporunda da belirtildiği üzere inceleme konusu senette yer alan yazılar ve ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazı ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığının belirlendiği , sahtecilik definin kambiyo senedinin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak defi mahiyetinde olduğu bu nedenle iyiniyetli dahi olsa kambiyo senedini elinde bulunduran da dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu edilen bonodaki yazı ve imzaların davacıya ait olmaması ve söz konusu bononun davacı yönünden sahte olması sebebiyle davacının bono dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve talebi doğrultusunda takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden iptaline karar verilmesinin gerektiği, davalı ... tarafından yapılan takibin haksız olduğu ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ' nın 24/07/2022 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararındaki dava konusu edilen senedin davacının oğlu olan dava dışı...tarafından düzenlendiği ve senetteki tüm yazı ve imzaların dava dışı...' a ait olduğuna ilişkin belirleme ile senedin tam olarak doldurularak davalı alacaklıya teslim edildiğine ilişkin belirleme göz önüne alındığında davalı alacaklının kötü niyetli olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafça iddia ve ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu edilen bono dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ...E. sayılı icra takibinin davacı yönünden durdurulmasına, takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden iptaline, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün...E. sayılı dosyasında takip konusu edilen 11/02/2022 düzenleme 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... E. sayılı icra takibinin davacı yönünden DURDURULMASINA, Takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden İPTALİNE, Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 68.310,00 TL harçtan peşin alınan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.232,50 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına , 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 152.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 17 davetiye gideri 460,00-TL, posta ücreti 388,50 TL Adli Tıp inceleme ücreti 10.900,00 TL olmak üzere toplam 11.748,50-TL yargılama gideri ile davacı tarafça yapılan 17.257,40-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır