İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/393 E. 2020/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/393
Karar No
2020/704
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/393 Esas KARAR NO : 2020/704 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/08/2020 KARAR TARİHİ : 04/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin...5 esas, 2009/78 karar sayılı ilamı için İzmir... İcra Müdürlüğünü... esas sayılı takip dosyasında müvekkili aleyhinde takip başlattığını, ilama konu alacağın davalıların mirasçısı olduğu...e müvekkili tarafından ödendiğini ve bu ödeme karşılığında müvekkilinin adı geçen şahıstan ibraname aldığını, davalıların bu ibranameyi ve borcun ödendiğini bildikleri halde müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, ibranamedeki imzanın incelenmesi halinde takibe konu paranın ödendiğinin anlaşılacağını belirterek takibin durdurulmasını, müvekkilinin takip nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalılara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. DAVA: Dava, ortaklığın giderilmesine ilişkin ilama dayalı alacaktan kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir. DELİLLER: - Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı -İzmir... İcra Müdürlüğünün...osyası, -İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... ve ..., borçlusunun ..., takip konusunun 16.983,00 TL asıl alacak, 15.238,64 TL işlemiş faiz, takip tarihinin 03/10/2019 olduğu, takip türünün ilamların yerine getirilmesine ilişkin haciz yoluyla takip olduğu, takip dayanağının Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı olduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. HMK'nun 4/b maddesi hükmüne göre, "Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalara" bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. HMK'da yapılan bu yasal düzenleme ile ortaklığın giderilmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar, tarafların sıfatlarına ve miktara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalıların Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin... karar sayılı ilamından kaynaklanan ortaklığın giderilmesine ilişkin alacaklarının bulunduğundan bahisle davacı aleyhinde takip yaptığı, davacının iş bu dava ile davalılara borçlu olmadığının tespiti isteğinde bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklığın giderilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından sunulan ibraname başlıklı belgenin kambiyo senedi mahiyetinde olmadığı, somut uyuşmazlığın TTK hükümleri kapsamında kalmadığı ve HMK'nun 4/b maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI), Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/393, K. 2020/704, T. 04.12.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-393-e-2020-704-k-437fb4b622f6