İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1280 E. 2025/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1280
- Karar No
- 2025/519
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1280 Esas - 2025/519 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/1280 KARAR NO : 2025/519 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VASİ : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/11/2024 KARAR TARİHİ: 14/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve görevli mahkemede açıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı ...'nın kısıtlı olması nedeni ile vasisi tarafından işbu davanın açılması amacı ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinden yetki ve izin talebinde bulunulduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin yetki ve izin kararının dosyaya sunulacağını, işbu usuli eksikliğin sonradan giderilebilir eksiklik olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında ... tarafından davalıya 60.000-TL ödeme yapıldığını, davalının idareci ortak olarak görevlendirildiğini ancak işlerin ilerleyişi ile ilgili herhangi bir bir verilmediğini, bu sebeple davacının adi ortaklık ilişkisini sürdürmek istemediğini ve ödediği 60.000-TL'yi davalının geri istediğini ancak geri ödenmemesi üzerine işbu kez Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe itiraz ederek durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile itirazın iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddiasının Adi Ortaklık Sözleşmesine dayalı olarak verildiği iddia olunan paranın iadesi istemine ilişkin olduğunu, Adi Ortaklıklara ilişkin düzenlemelerin TBK'nun 620 vd maddelerinde düzenlenmiş olup Adi Ortaklıktan kaynaklanan davalarda görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bunun yanı sıra dosyaya kazandırılan Ticaret Sicil Kayıtlarında davalı müvekkilinin tacir olmadığının açıkça e-imza e-imza e-imza e-imza belirtildiğini, işbu sebeplerle davacının davasının usulden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti amacıyla mahkememizce yapılan araştırma sonucu; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15/11/2024 tarihli ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15/11/2024 tarihli cevabi yazılarında, tarafların tacir kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. Somut olayda; davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında 22/10/2022 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, adi ortaklık sözleşmesi ile ortaklık şartlarının belirlendiğini, davalı yanın protokol gereklerini yerine getirmediğinden, sözleşmenin kuruluş aşamasında davacı tarafından katılım payı olarak ödenen paranın tahsili amacıyla yapmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda tarafların ikisi de tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Ankara BAM 13.HD.nin 2024/912 Esas, 2024/977 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi ) Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, e-imza e-imza e-imza e-imza 2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacının yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi.14/05/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza