İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/370 E. 2021/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/370
- Karar No
- 2021/190
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/370 Esas KARAR NO : 2021/190 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/08/2020 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : Davalı ile müvekkili arasında 16.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, müvekkilinin... plakalı kamyon aracını 16.04.2019-01.11.2019 tarihleri arasında davalıya şoförlük hizmeti ile birlikte kiraladığı, sözleşme ile aylık kira bedelinin 7.500,00 TL + KDV olarak belirlendiği, ancak davalının 2019 yılı Ağustos ve 2019 yılı Eylül ayına ait 2 adet fatura alacağına karşılık yalnızca 2.930,00 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı, geriye kalan 13.000,00 TL'lik kısmın ödenmediği, alacağa dayanak sözleşmenin araç kiralama sözleşmesi olduğu, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği, bu nedenle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Öncelikle davaya konu uyuşmazlığın sebebi kira sözleşmesi olduğundan görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesinin gerektiği, esasa ilişkin ise davacı tarafça kiralanan aracın bozuk çıktığı ve çalışmadığı, araçtan yeterli performansın elde edilemediği, bu durum müvekkilinin işlerinin de aksamasına yol açtığı, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davanın ; Taraflar arasındaki makina kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlendiği iddia olunan faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı ve davalının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, İzmir Ticaret Sicil'den gelen 04.12.2020 havale tarihli cevabi yazıda davacı ve davalının şahsi ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı bildirilmiştir. Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacı ve davalının tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılmış olup, davalı ile ilgili olarak Bornova Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya verilen 30.11.2020 tarihli cevabi yazıda davalı ...'in 2019 ve 2020 yıllarında bilanço usulüne göre defter tuttuğu belirtilerek yazı ekinde 2019 ve 2020 yılına ilişkin vergi beyannameleri gönderilmiştir. Yine davacı ile ilgili olarak ise Kemalpaşa Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkeremize verilen 07.12.2020 tarihli ve 17.02.2021 tarihli cevabi yazıların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı ...'in işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2019 yılı gelir vergi beyannamesinde 51.897,46 TL, 2020/10/12 dönemi gelir vergi beyannamesinde ise 100.551,00 TL hasılat beyan ettiğinin bildirildiği anlaşılmakla, davacı tarafın gayri safi hasılatının 2019 yılı için 120.000,00 TL'nin, 2020 yılı için de 140.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda davalı bilanço usulüne göre defter tuttuğundan tacir ise de, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulduğu takdirde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 18/02/2021 Katip ... E imza Hakim ... E imza