İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/6 E. 2019/175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/6
- Karar No
- 2019/175
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/6 KARAR NO : 2019/175 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/05/2014 KARAR TARİHİ : 05/03/2019 Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan Tazminat ( Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 23/05/2014 tarihli dilekçesinde: 19/06/2013 günü saat 15:15 sularında müteveffa... nın davalı ...' un kullandığı ve diğer davalı ...'un maliki bulunduğu davalı ...Ş. tarafından sigortalı bulunan... plakalı araçtan inerek şakalaşmak amacıyla aracın kaputunun üzerine oturduğunu ancak davalının tüm tehlikesine karşın aracı hareket ettirerek direksiyonu sağa kırmasının ardından ...' nın düşerek kafasını yere çarpması sonucu beyinsel travma nedeniyle hayatını kaybettiğini bunun üzerine davalı ... hakkında " bilinçli taksirle ölüme neden olma " suçundan Kula Asliye Ceza Mahkemesi' nin ...Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve davada karar aşamasına gelindiğini ,müvekkillerinin özveriyle büyütüp yetiştirdikleri kısıtlı olanaklarla okutup sosyal bilgiler öğretmeni yaptıkları çocuklarını daha 23 yaşındayken kaybetmelerinin kendilerini manevi yönden perişan ettiğinden bunun manevi tazminat yönünden dayanak oluşturduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı Kanun' un 107. maddesi uyarınca ölümlü trafik kazası nedeniyle belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının sürücü ve araç maliki yönünden olay tarihinden, davalı ... yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca her bir davacı için 75.000,00' er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 26/05/2014 tarih... K. Sayılı kararı ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya kesinleştirilerek mahkememize tevzi edilmiş yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Davalılar... vekili, mahkememize verdiği 08/07/2014 tarihli cevap dilekçesinde: Dava konusu edilen kaza sebebiyle Kula Ascm' nin ...E. sayılı dosyasında yargılama yapılmaya başlanıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş, adeta cezalandırma niteliğinde ve zenginleşme maksatlı olduğunu, davacıların miras bırakanı ve müvekkili ...' un meydana gelen olay sebebiyle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müteveffa ...a geç müdahale eden 112 acil servis personeli hakkında yapılan soruşturmanın akibetinin araştırılması gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, mahkememize verdiği 08/07/2014 tarihli cevap dilekçesinde: Davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik sebebi ile reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeyi kabul etmeyerek haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacı tarafça sigortalının kusurunun ispatının gerektiğini, ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporu uyarınca sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettikleri gelir ve tazminatların da mahsubunun gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK' nın 96. Maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkilinin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu ve talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirtmiş, öncelikle dosyanın yetki yönünden reddine esasa girilmesi halinde davanın esasdan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından yetki ilk itirazı yapılmış ise de davada birden fazla davalı olup diğer davalılar yetki itirazında bulunmadığından ve diğer davalılar yönünden HMK' nun 16. Maddesi gereğince zarar gören davacının yerleşim yeri mahkemesi olan mahkememiz yetkili olduğundan HMK' nun 7. Maddesi gereğince davalı ... şirketinin yetki itirazının reddine karar verilmiş yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın... Karar sayılı ilamıyla " Dava, meydana gelen trafik kazasısında davacıların desteğinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince destekten yoksun kalma tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf eden davacılar vekili, manevi tazminatın düşük belirlendiğini ve davalı ... yönünden hüküm altına alınan destek tazminatı için temerrüt tarihinin 28.01.2014 olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmektedir. İstinafa konu uyuşmazlık, manevi tazminat miktarı ile davalı ... yönünden destek tazminatının temerrüt başlangıç tarihidir.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması öngörülmüş ve çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Diğer taraftan 6100 sayılı HMK m. 294-297.maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK.nın 297/2 maddesinde ise; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli kararda, davalı ... şirketi yönünden, temerrüde düştüğü 28/01/2014 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği belirtildiği halde, hükümde dava tarihinin temerrüt tarihi olduğunun kabul edildiği görülmektedir. Bu durum HMK'nın 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçe arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın resen kaldırılması gerekmekle, davacı vekilinin istinaf itirazları incelenmemiştir. Yukarıda yapılan açıklama ışığında, kısa karar ile gerekçe arasındaki çelişki tek başına kararın kaldırılma sebebi olmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere resen kaldırılması gerekmiştir. " gerekçesiyle kaldırılmış dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya devam olunmuştur. Kula Ascm' nin... K. sayılı dosyasının Uyap suretinin incelemesinde: Müteveffanın..., katılanların ... ve ..., sanığın ..., suçun taksirle ölümü neden olma, suç tarihinin 19/06/2013 olduğu, sanığın üzerine atılı bir kişinin ölümüne neden olma suretiyle taksirle öldürmek suçunu işlediği anlaşıldığından suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar dikkate alınarak TCK' nın 85/1 - 62 - 50/4 - 52/2 - 52/4 - 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, olayda bilinçli taksir şartları oluşmadığından TCK' nın 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, dosya içerisinde bulunan 25/11/2013 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...' un tali kusurlu, müteveffa ...nın da tali kusurlu olduğunun belirtildiği, yine dosya içinde mevcut 03/04/2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; olayda sürücü ...' un asli kusurlu, ...' nın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği belirlenmiştir. İstinaf ilamı öncesinde kusur oranının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda: Kazanın oluşumunda davalı sürücü ...' un % 70 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ... nın % 30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Kusur oranına itiraz edildiğinden kusur oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor istenilmiş, alınan Adli Tıp Kurumu raporunda: Olayda davalı sürücü ...' un % 70 oranında kusurlu olduğu, müteveffa... nın % 30 oranında kusurlu olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. İstinaf ilamı öncesinde talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda:... nın vefatı nedeniyle kusur indirimi yapıldıktan sonra ... için 76.060,71-TL, ... için 51.747,45-TL olmak üzere toplam 127.808,11-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, hesaplanan tazminatların ZMMS poliçe teminat limitleri içerisinde kaldığı ve davalı sigortacının dosya kapsamına göre 28/01/2014 tarihinden itibaren, davalı araç sahibi ve sürücüsün ise olay tarihinden itibaren sigortalı araç ticari nitelikte olmadığı için yasal faizi ile birlikte davacılara karşı sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatine ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Raporun alınmasından sonra davacı tarafça ıslah dilekçesi verildiği, dilekçede talebin davacı ... için 76.060,71-TL, davacı ... için 51.747,45-TL olmak üzere toplam 127.808,11-TL' na yükseltildiği belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, 19/06/2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacıların miras bırakanları ... nın vefat ettiği, onun ölümü dolayısıyla davacıların maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı, 19/06/2013 tarihinde davalı ...' a ait davalı ...' un sevk ve idaresindeki ve davalı ...Ş' ye 26/11/2012 - 26/11/2013 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı...laka sayılı araçta yolcu olarak seyahat etmekte olan davacıların miras bırakanı ... nın evinin önünde araçtan indiği, ...ı' nın araçtan inmesinden sonra aracın durduğu esnada aracın ön kaput kısmına oturduğu, davalı sürücü ...' un... un aracın ön kaputunda oturur pozisyonda olduğunu görmesine rağmen aracı hareket ettirdiği ve bu esnada müteveffanın dengesini kaybederek araçtan düştüğü ve hayatını kaybettiği, trafik kazasının oluşumunda ...laka sayılı araç sürücüsü davalı ...' un % 70 oranında, müteveffa ... nın da % 30 oranında kusurlu olduğu, davacıların miras bırakan oğullarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıkları, müteveffanın kusur oranı gözetilerek davacılar tarafından talep edilebilecek tazminat miktarlarının davacı ... için 76.060,71-TL, davacı ... için 51.747,45-TL olmak üzere toplam 127.808,11-TL olduğu, oluşan maddi zarardan davalı araç sürücü ile araç malikinin haksız fiil hükümleri, davalı ... şirketinin de ZMMS poliçesi hükümleri doğrultusunda sorumlu oldukları, davalı araç sürücüsü ve maliki yönünden olay tarihinden, davalı ... şirketi yönünden de sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 28/01/2014 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, davacıların miras bırakan oğullarının ölümü nedeniyle manevi olarak da zarar gördükleri, bu zararında haksız fiil hükümleri doğrultusunda davalı araç sürücü ile araç maliki tarafından giderilmesinin gerektiği, olayın niteliği, kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak davacılar lehine uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile, davacı ... için 76.060,71-TL, davacı ... için 51.747,45-TL olmak üzere toplam 127.808,11-TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden 28/10/2014 diğer davalılar yönünden 19/06/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalı ... şirketinin sorumluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlandırılmasına, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen KABULÜ ile, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatının 19/06/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 12.829,17-TL harçtan peşin alınan 520,90-TL ile ıslah sırasında alınan 427,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.880,28-TL harç yönünden harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden harç yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına , 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 12.975,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 6.957,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... ve... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 6.950,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar...verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 40 davetiye gideri 415,00-TL, bilirkişi ücreti 750.00-TL, Adli Tıp ücreti 212,00-TL, posta masrafı 32,00-TL olmak üzere toplam 1.409,00-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 949,00-TL' lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 981,69-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekili Av. ... ile davalılar ... Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2019 Katip ... E imza Hakim ... eimza